"Gözünde alay beğliği, şehzadelik.yoktu. Hatta Melek Hatun'la kızları, küçük İsa'yı bile düşünmüyordu. Gözünde ancak Gökçen vardı. Çılgın bir sevgiyle tutulmuş olduğunu anlıyordu. Gökçen... Büyücü, dünya güzeli Gökçen... İnsanüstü, peri kızı Gökçen... Sonra onun kavalı... Hele billur sesi... Hele gözleri... Yeşil ışıklar saçan gözleri..."