Deniz

Deniz
@denizissues

Deniz

, bir kitap okudu
9/10
·184 syf.·
Beğendi
·
2022 11. kitabı
José Mauro de Vasconcelos
8.9/10 · 275,3bin okunma
Reklam
Kaymakam sordu: "Sen kimsin oğlum?" "Ben Yusuf'um!" "Kim Yusuf?" "Etem Ağa'nın oğlu Yusuf!..." Kaymakam şaşırmış gibi suallerini kesti. Çocuk ölenlerin oğlu idi. "Burada ne bekliyorsun?" Eliyle ölüleri gösterdi: "Nah, bunları bekliyorum!" "Ne zamandan beri buradasın?" "Akşamdan beri... Vukuattan sonra candarmaya koştum, haber saldım, sonra yine geldim. Fıkaraları nasıl yalnız bırakayım..." "Korkmuyor musun?" "Anamla babam, nesinden korkayım..."
Sayfa 9 - Yapı Kredi yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Büyükler gibi konuşuyorsun!" Kendimden biraz utanmıştım. Ama acımasızca devam etti. "Her şeyi karıştırıyorsun... Karmakarışık ediyorsun." Gerçekten kızmıştı. Altın sarısı buklelerini sağa sola salladı: "Kıpkırmızı suratlı bir adamın yaşadığı bir gezegen biliyorum. Adam hiç çiçek koklamadı. Hiçbir yıldıza bakmadı. Hiç kimseyi sevmedi. Bütün zamanını sayıları toplayarak geçirdi. Ve bütün gün senin gibi, 'önemli işlerim var. Ben ciddi bir adamım.' deyip durdu. Bunun gururuyla şişti. Ama o bir insan değil, bir mantar!" "Bir ne?" "Mantar!" Küçük Prens'in yüzü şimdi öfkeyle solmuştu. "Milyonlarca yıldır çiçeklerin dikenleri var. Milyonlarca yıldır koyunlar yine de çiçekleri yiyor. Çiçeklerin hiçbir işine yaramayan dikenleri o kadar uğraşarak neden büyüttüklerini anlamaya çalışmak önemsiz mi? Çiçekler ve koyunlar arasındaki savaş önemsiz mi? Kıpkırmızı suratlı şişman beyefendinin toplamalarından daha ciddi, daha önemli değil mi bunlar? Ve benim gezegenim dışında, evrenin başka hiçbir yerinde yetişmediğini bildiğim bir çiçeğim varsa ve küçük bir koyun onu bir sabah, ne yaptığını fark etmeden, tek bir ısırıkta yok ederse, bu önemsiz bir şey mi?" Yüzü kıpkırmızı olmuştu. Konuşmasını sürdürdü: "Eğer bir insan, milyonlarca yıldızın arasındaki tek bir gezegende yetişen bir çiçeği severse, bu onu mutlu etmeye yetecektir. Çünkü yıldızlara baktığında, 'benim çiçeğim oralarda bir yerde,' diyebilir. Ama bu koyun çiçeğini yerse, o zaman bütün yıldızlar aniden sönmüş gibi gelir ona. Ve sen, bunun önemli olmadığını düşünüyorsun!" Daha fazla konuşamadı, hıçkırıklarla ağlamaya başladı. Gece bastırmıştı. Takımları bir kenara bırakmıştım. Çekicim, cıvatam, susuzluk ve ölüm şu an umurumda değildi. Bir yıldızın üzerinde, bir gezegende, benim gezegenimde, teselli edilmesi gereken
Yakamoz Çocuk yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
"Bir gün güneşin batışını tam kırk dört kez izledim!" Kısa bir süre sonra da ekledin: "Bilirsin... İnsan çok üzgün olduğu zamanlarda güneşin batışını izlemeyi sever." "Kırk dört kez izlediğinde... O kadar çok mu üzgündün?" Ama Küçük Prens yanıt vermedi.
Sayfa 39 - Yakamoz Çocuk yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Bazı önemli ayrıntıları da yanlış çizebilirim ama beni bağışlamalısınız. Küçük dostum bana hiçbir şeyi açıklamadı. Herhalde benim de kendisi gibi olduğumu sanıyordu. Ama ne yazık ki ben kutulara baktığımda içindeki koyunları göremiyorum. Kim bilir, belki de yetişkinlere benzemeye başladım. Yaşlanmış olmalıyım.
Sayfa 28 - Yakamoz Çocuk yayınları·Kitabı okudu
Alıntı