Ah ki ne ah... İçindeki öykülerin hepsi birbirinden kaliteli hayata, insana, yüreğe dokunan öyküler.
Eğer bu kitabı bu güne kadar okumadıysanız bundan sonrası için geç kalmayın derim.
Parasız YatılıFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 20195,2bin okunma
Ne zaman Aytmatov okusam ruhumun hafiflediğini yüreğimin genişlediğini hissediyorum.
Yazarın her eserinin benim kalbimde ayrı bir yeri var. Bu kitapla da bu yer biraz daha genişledi.
Aytmatov'un kelimelerle büyülü dansını ruhunda hissetmek isteyen herkese onun kitaplarını okumayı şiddetle tavsiye ediyorum.
Her kitabında olduğu gibi bu hikâyesinde de beni, ruhumu ve aklımı alıp götürdü bilinmez diyarlara.
İyi ki geçtin bu dünyadan ve iyi ki bize bu eserleri bıraktın Sevgili Aytmatov. Ruhun şad olsun.
İlk ÖğretmenimCengiz Aytmatov · Ketebe Yayınları · 202110,7bin okunma
Bir Yusuf masalı. Hem şiir hem masal. Yusuf ve Şivekâr'ın masalsı şiiri.
Bir de işin içinde olağanüstü yaratıkların varlığı olunca insana dair neler anlatır bu masal?
Okuyup görmeniz dileğiyle.
Kitap Veronika'nın başarısız bir intihar girişimi sonrası Villete adlı akıl ve ruh sağlığı hastanesinde gözlerini açmasıyla başlıyor.Burada Veronika'ya konan teşhis ise aldığı ilaçlar dolayısıyla kalbini çok büyük zarara uğrattığı ve yaşamak için sadece bir kaç günü kaldığıdır.
İnsan intihar etmeye karar verdiğinde bunun hemen olmasını ister çünkü acı çekmek kimsenin isteyeceği bir şey değildir ölürken bile.Ama Veronika'nın başına gelen şey çok talihsizdir. Ölecek ama hemen değil. Öleceğini bilerek yaşamak.. Sayılı günlerin kaldığını bilmek.. bunlar tarifi zor duygular.
Ama her şey aslında yeni başlıyordur. Veronika ilk şoku atlatıp kendine geldiğinde bütün bu olankarı yavaş yavaş kabullenmeye başlar ancak kendisinde bir şeylerin değiştiğini farkeder. Ölümü düşünürken sanki içinde yaşama isteği beliriyor. Kendini yeni teni tanımaya anlamaya kendi içindeki yeni duyguları farketmeye başlıyor.
Ya diğer hastalar onlar da bu genç kızın syılı günleri kaldığını bildikleri için hem ona üzülüyor hem de bazıları hayatını tekrar sorgulamaya başlıyor. Çünkü ne de olsa herkes bir gün ölecek.
Veronika'daki yaşama isteği, kendini yeniden tanımaya çalışması kendine yaşarken koyduğu sınırları farkedip bu karın onu mutlu etmediğini ve bu sınırların aslında açılabileceğini anlamasını sağlıyor ama bir yandan da ölrceksem buna ne gerek var diye düşünmeden edemiyor. Onun bu gelgitli halleri hastanedeki bazı hastaların da hayatına dokunuyor ama nasıl ?
Mutlaka okuyup görmenizi tavsiye ederim.Sizin de belki hayatta sorgulamanın gereken noktalar vardır kim bilir.
Benden bu kadar. Herkese şimdiden iyi okumalar.
Okurken en çok zorlandığım kitaptı. Dili yormuyor akıcı ama konusu beni çok çekmesi sanırım hikayenin içine giremedim. Yanlış zamanda okudum belki de.
Konusuna gelecek olursak Orta yaşlarda ve yanlız bir adamın günlüğünden geriye dönük yaşadıklarına ve şimdiye tanık oluyoruz.
Kahraman kendine neden bozkırkurdu diyor buna da değiniyor.
Kahramanın sonradan tanıştığı kişiler, girdiği ortam onun hayatını nasıl değiştirip ne kadar dönüştürebilir?
Bunları irdelerken beni rahatsız eden kısım ensest ilişkilere de yer vermesi oldu .
Sevemedim ben açıkçası.