İlk incelememi hayata, sanata, tiyatroya ve en önemlisi aşka olan bakış açımı değiştiren benim için eşi benzeri çok zor bulunacak Romeo ve Juliet adına yapmak istedim. Dünya Edebiyatı'nda iki düşman ailenin veyahut başka sebeplerden ötürü birbirlerine kavuşamayan aşıkların hikayelerine mutlaka rastlarsınız ancak Romeo ve Juliet İngiliz Edebiyat'ının parlayan bir yıldızıdır adeta, günümüzde de bu yıldız ışıklarını dünya üzerinde tutmaya devam etmektedir.
"Ah sevgi, gözleri bağlıyken bile
Nasıl da görür, yolunu seçer dileiğince" aşkından kor ateşe dönmüş, yanıp tutuşan Romeo' ya aittir bu sözler, bu naif satırlar. O bilir ki "Her şeyi gören güneş
Onun benzerini görmedi dünya yaratılalı beri" Satırlar ne Romeo'ya ne Juliet'e yeter aşklarını anlatmaya ne de bize yeter bu aşkı anlatmaya ancak Shakespeare kalbimizin derinliklerine kazımıştır bu talihsiz öyküyü ve her birimiz Romeo' muzu, Juliet'imizi ararken buluruz kendimizi hayatın bir bölümünde. Bu 5 perdelik tiyatro eserini okuma şansı henüz elinize geçmediyse emin olun çok şey kaybetmişsinizdir. Su gibi akıp giden ve ardından defalarca açıp okuyacağınız bir başyapıttır.