10/10
·360 syf.··
2026 8. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 22:58
Hakan Günday’ın Az romanı, kadına yönelik şiddet, çocuk istismarı, pedofili, çocuk işçilik ve madde bağımlılığı gibi oldukça ağır toplumsal meseleleri merkeze alarak ilerleyen, okuru sürekli rahatsız eden ama aynı zamanda düşünmeye zorlayan bir eser. Günday’ın sert, karanlık ve sınırları zorlayan anlatımına aşinaydım. Ama “Az” bende farklı bir yer açtı. Aynı yazarın kaleminden çıkmasına rağmen daha derin, daha sakin ama çok daha içe işleyen bir etki bıraktığını söyleyebilirim. Bu yüzden kitabı ayrıca beğendiğimi de belirtmem gerekiyor. İlk bölümde Derdâ ile tanışıyoruz. Hikâye daha en başından bir çocuğun hayatının kendi elinden nasıl alındığını göstererek başlıyor. Henüz 11 yaşında olan Derdâ, bir olayın ardından ailesi tarafından yatılı okuldan alınıyor ve ardından bir tarikata veriliyor. Burada en çarpıcı nokta, bunun bir kurtuluş ya da koruma gibi sunulması ama aslında tamamen bir teslimiyet olması. Ailenin ekonomik ve psikolojik çıkmazlarıyla birlikte çocuk, kendi hayatına dair hiçbir söz hakkı olmadan evlilik ve tarikat düzeni içine sürükleniyor. Sonrasında Londra’ya uzanan bu yolculuk, onun için bir özgürlük değil; sadece farklı bir tür kapanış oluyor. İkinci bölümde ise Derda karakteriyle karşılaşıyoruz. Mezarlıkta büyüyen bir çocuk. Daha ilk anda bile normal bir çocukluk ihtimalinin ortadan kalktığı bir hayat. Babasının cezaevinde olması, annesinin ölümüyle birlikte tamamen yalnız kalması ve mezarlığı hem ev hem de yaşam alanı olarak benimsemesi, onun dünyasını tamamen farklı bir noktaya taşıyor. Derda’nın hayatı aslında yaşayanlarla değil, ölülerle kurulan bir düzen gibi ilerliyor. Bu da onun ruh halini giderek daha içe kapanık ve kopuk bir hale getiriyor. Derda’nın hayatındaki önemli kırılmalardan biri Tutunamayanlar ile karşılaşması. Bu karşılaşma
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Yeraltının Kuyusundaki Bir İnci
Puan vermedi·360 syf.··
2025 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2025 17:23
AZ, kapağını kapattıktan sonra bile günlerce zihninizin içinde o uğultulu kalabalığı yaşatan, insanı kendi konforlu alanından söküp alan bir roman. Bir okur olarak bu kitabı masaya yatırdığımda söyleyeceğim ilk şey şu olurdu: Bu roman, tezatlıkların muazzam felsefesidir. Hakan Günday, alfabenin ilk harfi A ile son harfi Z’yi alır ve aralarındaki o upuzun mesafeyi insan hayatının uçurumlarıyla doldurur. ​Eğer bu kitabın ruhunu ve özellikle o derin sızısı olan "Derda"ları anlatmam gerekirse, nereden başlayacağımı bilemesemde... ​ İki Hayat, Tek İsim: Derda ve Derda isimleri aynı, kaderleri ise birbirinden tamamen farklı iki Derda'nın hikayesidir. Günday bize daha ilk sayfada şu soruyu sorar; Bir isim, iki farklı bedende ne kadar ağırlaşabilir? ​Oğlan Derda: Şiddetin ve Arayışın Çırağı ​Mezarlıkta doğan, hayatı ölümün ve şiddetin gölgesinde öğrenen oğlan Derda... Onun hikayesi, insan ruhunun en karanlık dehlizlerinde hayatta kalma mücadelesidir. Suçun, acının ve yeraltının tam ortasında büyürken, aslında hep bir "anlam" ve "aidiyet" arar. Günday onun karakterinde, toplumun görmezden geldiği, dışladığı ve kirlettiği bir çocuğun nasıl bir canavara ya da nasıl bir dervişe dönüşebileceğinin sınırlarını zorlar. Oğlan Derda, adaletsiz bir dünyada kendi adaletini arayanların sessiz çığlığıdır. ​Kız Derda: ​Henüz on bir yaşındayken tarikat şeyhlerine satılan, çocukluğu ve geleceği elinden alınan kız Derda... Onun yaşadıkları, okurken insanın boğazında düğüm olan, sayfaları çevirirken parmakları sızlatan cinstendir. Ama Günday, kız Derda’yı sadece bir "kurban" olarak bırakmaz. O, uğradığı her türlü istismara, kapatıldığı o karanlık odalara rağmen içindeki o vahşi direniş ruhunu kaybetmeyen, küllerinden doğmaya çalışan bir ANKA'nın simgesidir. Kız Derda, acının insanı nasıl
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Selamünaleyküm Rahmatullahi ve Bereketühü
10/10
·765 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
103 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 19:59
Peygamberimiz sallallahu aleyhi ve sellem'den başlayıp Ubeyde Bin umeyr'e kadar devam eden 61 bölüm vardır hem hadis-i şerifler hem de rivayetli sözler bulunmaktadır. Aşağıya kimlerin sözlerinin olduğu kimlerin geçtiğini de yazacağım inşâAllah. Kitap boyunca gözüm hep Zeyd Bin harise'yi aradı çünkü Zeyd Bin Harise Peygamber efendimizin peygamberlikten önce de yanında bulunduğu çocuklardan biridir. Ve Zeyd Bin Harise'nin çocukluğu Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellemin yanında geçmiştir. Ama kitapta Zeyd Bin hariseye ait ne bir söz ne de başka bir şeye denk gelmedim. Onun haricinde diğer peygamberlerimizin sözüne ve sahabelerin sözüne yer verilmiş çok hoşuma gitti daha önce hiç duymadığım şeyler okudum ve insanı düşündüren şeylerdi bunlar. Okumanızı öneriyorum isterseniz okuyun tabii. Kitabın isimlere ayrılmış bölümleri bu şekilde: 1. RASULULLAH (S.A.V) 2. YUNUS (AS) 3. SÜLEYMAN (A.S) 4. EYYUB (A.S) 5. ADEM (A.S) 6. LOKMAN (AS) 7. NUH (A.S) 8. İSA (A.S) 9. MUSA (A.S) 10. DAVUD (A.S) 11.MUSA (A.S) 12.ÍSA (A.S) 13. İBRAHİM (A.S) 14. YUSUF (A.S) 15. EYYUB (A.S) 16. SÜLEYMAN (A.S) 17.İSA (A.S) 18. DAVUD (A.S) 19. EBU BEKR ES-SIDDIK 20. ÖMER B. HATTAB 21.OSMAN B. AFFAN 22.ALI B. EBİ TALİB 23. EBÛ'D-DERDA
Kitabu'z ZühdAhmed Bin Hanbel · Neda Yayınları · 2020125 okunma
Puan vermedi·471 syf.··
2026 3. kitabı
Yani başlamadan önce kitaba hepsini nasıl uygularım sünnetlerin diye düşünerek başladım. Sonrasında Peygamber Efendimiz Hz Muhammed Mustafa nın her sünneti uygulayışında bir mana bir anlam olması beni derinden etkiledi. Önceleri kadınlara olan hakların bu denli ince korumacı oldugunu bilmezdim kitapta olaylarla beraber anlatmış. Sahabeler hata yapmaz diye düşünürdüm lakin onlarda bizler gibi hatada yapmış, kavga da etmiş bir tane etkilendiğim hadis HZ.EBUBEKİR VE HZ. ÖMERİN TARTIŞMASI Ebu’d-Derdâ (r.a.) anlatıyor: Bir gün Hz. Peygamber’in (s.a.v.) yanında oturuyordum. Birden Ebu Bekir çıkageldi. Peygamberimiz onun geldiğini görünce “arkadaşınızda bir hal var” dedi. Hz. Ebu Bekir selam verdi ve şöyle dedi: “Ey Allah’ın elçisi, Hattab’ın oğlu [Ömer] ile aramızda bir tartışma oldu. Ben kendimi tutamayıp ona kötü laflar söyledim. Sonra söylediklerimden pişman olup kendisinden beni bağışlamasını istedim ama bağışlamadı. Ben de hemen senin yanına geldim.” Allah Resûlü (s.a.v.)üç defa: “Allah seni bağışlasın ey Ebu Bekir” dedi. O esnada Hz. Ömer de pişman olup Ebu Bekir’in evine gitmişti. Evdekilere Ebu Bekir’in orada olup olmadığını sordu. Evdekiler Ebu Bekir’in bulunmadığını söyleyince Hz. Ömer derhal Peygamberimizin yanına geldi. Peygamberimize selam verdi. Peygamberimizin yüzünde öfke alametleri belirdi. Bunun üzerine Hz. Ebu Bekir, [Resûlullah (s.a.v.)’ın Hz. Ömer’e kızacağını tahmin ederek] derhal dizleri üzerine çöküp şöyle dedi:“Ey Allah’ın Resûlü, ben ona daha büyük haksızlık yaptım [eğer azarlanacak birisi varsa o Ömer değil, benim.] Hz. Peygamber, Ömer’e hitaben şöyle buyurdu: “Allah beni size peygamber olarak gönderdiğinde sizler benim için “yalan söyledi” dediniz, Ebu Bekir benim hakkımda “doğru söylüyor” dedi. Canıyla ve malıyla bana destek oldu. Artık benim
1000Kitap
Sünen-i Tirmizi Tercemesi Cilt 1İmam Tirmizi · Yunus Emre Yayınları · 021 okunma
Karanlıktan Merhamete
8/10
·360 syf.··
2026 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 16 Şubat 2026 20:31
Hakan Günday, her ne kadar kendisi bu kategori yazarı olduğunu kabul etmese de yeraltı edebiyatının ülkemizdeki en önemli figürlerinden biridir. Hakan Günday edebiyatı denildiğinde genellikle aklımıza sert, şiddetli ve karanlık bir anlatım gelir. Ancak bu kitapta, okuru şaşırtacak ölçüde bir yumuşaklık ve romantik tınılar vardır. Kitap, yazarın henüz 24 yaşındayken kaleme aldığı, kültleşmiş eseri Kinyas ve Kayra ile genel şablon itibarıyla benzerlik gösterir: Yine iki ana karakter, iki ayrı hayat… Derda ve Derdâ. Bu karakterlere ilişkin bir değerlendirme yapıldığında, genellikle yaşanan olayların ilerleyen süreçte travmatik bir altyapı oluşturmasına alışkınız. Oysa bu romandaki karakterlerin kurucu belleklerinde dahi olumsuz duygular zaten mevcuttur; • Derdâ’nın cinsel şiddet sonrası bedenini metalaştırması, travmanın dışsallaştırılmasıdır. • Derda’nın annesinin cesedini parçalaması ise travmanın içselleştirilmiş ve somutlaştırılmış hâlidir. Her iki karakter de “ölümle” büyür: Biri beden üzerinden, diğeri mezarlık üzerinden. Bu nedenle roman, Freudcu bir okumayla yaşam ve ölüm dürtüsünün sürekli çatıştığı bir zemin yaratır. Roman, yukarıda adını andığımız bu iki karakterin paralel ilerleyen hikâyelerini konu alır. Derdâ, bir tarikata gelin olarak verilmiş ve Londra’ya götürülmüş genç bir kızdır. Hakan Günday romanlarında aşina olduğumuz biçimde, bulunduğu ortamdan kurtulmak için ağır bedeller ödeyerek mücadele eder. Bu mücadelede yeraltı edebiyatının unutulmaz unsurları olan uyuşturucu, suç ve pornografi karşımıza çıkar. Derda ise mezarlıkta büyüyen, okuma yazma bilmeyen bir çocuktur. Yalnızlığı o kadar derindir ki annesi öldükten sonra onun cesedini parçalara ayırıp mezarlara saklayacak kadar uç bir noktaya savrulur. Yıllarca bir mezar taşıyla sohbet eden
Edebiyat
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
A-Z
Puan vermedi·360 syf.··
2026 5. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2026 19:44
Bu aralar okuduğum ve üst üste denk gelen çocukların acılarını konu alan kitaplardan bir kitap. Çok akıcı, çok acıklı :( Nedir bu masumların çektiği diye diye yoruldu kalbim! İki farklı hayat hem de bambaşka acılarla dolu aynı isimli iki hayat; Derda- Derdâ... Paranın herşeyin önüne bu kadar geçmesini kabul edemiyorum. Aile eksikliğinin açtığı yaralarsa hayatta ki en derin imtihan. Bu yazılanlar belki de bir kurgu fakat şuan dünya da öyle şeyler duyuyoruz ki kesinlikle yaşanmıştır diyor insan. Merhametsiz ve hayvandan daha aşağı duygularla dolu insanlardan o an temizlensin dünya, diyor insan okurken. Sanırım uzun bir süre bu tür konuları içeren kitaplardan uzak duracağım.. A- Z detayı çok güzeldi. Az gördüğümüz çoğu şey belki de fazladan da fazladır. Görmek, hissetmek isteyene.. :) Güzel kitap.
Bidünyakitapgrubu
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma