derdiderun

Denilmiştir ki: "Kardeş odur ki ölümünden sonra mirasçıların senin malınla meşgul olurken o senin için dua eder ve kalbini Cenâb-ı Hakk'ın sana nasıl muamale edeceği düşüncesine bağlar."
Sayfa 190·Kitabı okuyor
Reklam
●Hıristiyanların selamlaşmaları, ellerini ağızlarının üzerine koyma şeklindedir. ●Yahudiler elleriyle işaretleşerek selamlaşır. Mecusiler eğilerek, cahiliye Arapları ise, "Hayyâkellah" şeklinde selamlaşırlardı. ●Müslümanların selamı ise, "es-Selâmu aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtühü" şeklindedir. Bu ise selamlaşmanın en şereflisi ve en güzelidir.
Sayfa 208·Kitabı okuyor
Din
❝Meşgûl ol ki müşkülün hallolsun. İnsan için meşgûliyetten daha iyi bir tedâvi yoktur.❞ Fahreddin er-Râzî (rah.a)
Din
Manevi Vücudumuzu Tanıyalım
İslâmiyet'in inanç binası "kelime-i şahadet" temeli üzerine kurulur. Büyük âlimlerimiz inanç ile ilgili bir kitap yazmaya başladığı zaman ilk satır olarak kelime-i şahadeti yazmayı uygun görmüşlerdir. Kelime-i şahadet günlük hayatımızda da sık sık söylenir. Camide imam efendi vaazdan sonra cemaate topluca onu söyletir. Her namazımızda, tahiyyat duasının sonunda yine onu okuruz. Günlük hayatımıza bu kadar girmiş olan kelime-i şahadeti bir insana benzetebiliriz. Ancak insana benzettiğimiz kelime-i şahadetin vücudu et ve kemikten değildir. Vatanı da toprak ve sudan değildir. Kelime-i şahadetin ismi Manevi bir sahsiyeti olan kelime-i şahadetin ismi "iman"dır, iman, Hz. Peygamber'e sallallahu aleyhi vesellern ve onun bildirdiği her şeye kalp ile inanmak, bu inancı dil ile ifade etmek ve gerekliliklerini yerine getirmektir. Kelime-i şahadetin vücudu Kelime-i şahadetin vücudu günde beş vakit namazdır. İnsanda iki el, iki ayak, bir gövde ve bir baş olduğu gibi, iman adındaki manevi vücudun uzuvları da farz olan beş vakit namazın kılınması ile tamam olur. Beş vakit namazı eksik kılmak, iman vücudundan bir uzvu koparıp atmaktır. İnsan, dinin direği olan namazın önemini farketmez ise, kelime-i şahadet ile elde edilen iman vücudunun uzuvları eksilerek zamanla yok olur. Kelime-i şahadetin yüzü Kelime-i şahadetin yüzü, doğru konuşmaktır. Kelime-i şahadet getirerek iman eden bir kimse Allah Teâlâ'nın rahmetini ümit ettiği gibi gazabından da korkar. Çünkü Allah Teâlâ'nın merhametine mazhar olabilme -ulaşabilme- ümidi insanın merhametli olmasını, gazabına uğrama korkusu ise haksızlık etmeyip dosdoğru olmasını sağlar. Allah Teâlâ, "Şüphesiz Allah, haddi aşan, yalancı kimseyi doğru yola eriştirmez" buyurmaktadır. Bu sebeple kelime-i şahadet ile elde edilen imanın yüzü
Sayfa 13
Din
BEŞ VAKİT NAMAZ
Her gün beş vakit namaz kılmanın pek çok hikmetleri vardır. Biz burada yalnız şu kadarını arzedelim: İnsan sabahleyin sanki yeni bir hayata kavuşmuş, karanlıktan aydınlığa çıkmış olur. Yeni bir çalışma gayreti içine girmiş olur. İnsana bu hayat ve çalışma gücünü veren ve insana başarı sağlayacak olan ancak Yüce Allah'dır. Bundan dolayı insan, bu hayat nimetine şükretmek ve bunu bir hayırla sona erdirmek için mübarek sabah namazını kılmakla yükümlü tutulmuştur. İnsan sabahtan aksama kadar hayatın nimetlerinden yararlanıyor. Bu zaman içinde devamlı olarak maddi bir çalışma gayreti gösteriyor. Bu bir başarı eseridir. İşte bu başarıya şükretmek ve bu başarının ruhları duygusuzluk ve katılık içinde bırakmasına engel olmak için de öğle ile ikindi namazları farz kıIınmışlardır. Akşamın yaklaşması ile, sona ermeye yüz tutan bir günlük yaşayışın ve çalışmanın, ruha zevk veren bir ibadetle sona ermesi, bir mutluluk ve şükür nişanı ve bir kulluk görevi olacağından akşam namazı kılınmaktadır. İnsan daha sonra uyku âlemine can atacaktır. Ölümün bir çesidi olan bir bakımdan da huzur ve istirahat devresi sayılan bu âleme varmadan önce, bir günlük hayata kutsal bir ibadetle son vermek, bir de, o ölüme benzer âleme ilâhî bir zevk ve uyanıklıkla geçmek, yaratıcımızın mağfiretine sığınmak iyi bir sonuç olacağından da yatsı namazı kılınmaktadır. Sonuç: Gerek insanın ve gerek çevresindeki bütün varlıkların hayatlarında, doğmak, büyümek, duraklamak, yaşlanmak ve sonra da ölüp gitmek gibi değişik beş safha meydana gelmektedir. Artık büyük bir nimet olan bu safhalara bir karşılık olmak ve insanın maddi çalışmaları ile manevi çalışmaları arasında bir denge kurabilmek için, beş vakitte kılınan namazlardan daha yüksek ve daha faziletli bir çare bulunamaz. Bizleri bu kutsal ibadetle yükümlü
Sayfa 145
Din
Reklam