"İnsanlar üç şeyi neredeyse kaybetmek üzeredirler: Helal para, doğru konuşan dil ve teselli bulmak için sığınabilecekleri bir kardeş."
Hz. Ali (radıyellahu anh)
"Seri es- Sakati'ye (k.s), 'Akıl nedir?' diye soruldu."
"Akıl o şeydir ki emredilen, yasaklanan şeye delil onunla tamam olur."
Demek ki aklın asıl vazifesi; Allah neyi emretmişse onu bulmak, neyi yasaklamışsa onu bilmek, emrini tutmak, yasaktan kaçınmak. İnsan, aklı olduğu halde emirleri tutmaz, yasaklardan kaçmazsa o zaman ahirette belasını bulur, cezasını çeker. Eğer aklı varsa Allah neyi emretmiş onu arasın, Allah neyi yasaklamış, neden men etmişse onu yapmamaya dikkat ve ihtimam göstersin.
-Kuran-ı Kerim mucize bir kitaptır. Kuran-ı Kerim kendisine ben öğrendim bitirdim dedirtmez. Aslında bu da bir rahmettir. Bizi kendine bağlıyor.
-Biz Kuran'dan ayrılıversek savrulup gideceğiz. O yüzden savrulmayalım, dağılmayalım diye bizi etrafında topluyor. O yüzden bolca tekrar etmek gerekiyor. Düzenli tekrar etmek gerekiyor. Zaten bizim düzenli bir Kur'an verdiğimizin olması lazım. Birlik okumamız gerekiyor.
-Kütahya İl Müftüsü Hüseyin Hazırlar Hoca-
Hanefi mezhebinin büyük imamı İmam-ı Azam Ebu Hanife rahmetullahi aleyhin öğrencilerinden İmam-ı Muhammed rahmetullahi aleyhe, "Bu kadar değerli kitaplar yazdınız. Neden diğer alimler gibi zühd ve takva ile ilgili eser yazmadınız?" dediler. O da Alışveriş hukukunu yazdım ya!" diye cevap vermiştir.
-
Bu cevapla aslında şu hakikate işaret etmek istemiştir: "İnsanların zühd ve takvası yalnızca ibadetlerinde değil; alışverişte, ticarette ve para ile olan ilişkilerinde de ortaya çıkar. Bir kimsenin gerçekten takva sahibi olup olmadığı, çoğu zaman kazanç elde ettiği alanlarda gösterdiği hassasiyetle anlaşılır.