derdiderun

Temiz Dil Temiz Hayat
Şimdi sosyal medyalarımız da var. İstediğimizi söylemekte, paylaşmakta, göstermekte özgürüz. Fakat mutlaka farkındasınızdır, topluca hastalanıyoruz. Manevi ziyandan söz etmiyoruz, gerçekten psikolojimiz tarumar. Birimizin virüsü binimizi hasta ediyor. Nevrozların, psikozların bu denli yaygın olmasında her lafa kulak vermenin, her meseleye dâhil olmanın ciddi etkileri var. "Sosyal medya kullanmak konuşmak ya da dinlemek midir?" Evet, öyle. Fıkhımız öyle diyor. Etkileri bakımından psikologlar da aynı şeyi söylüyor. Sonuçta lafa giriyoruz; okuduklarımızdan, gördüklerimizden etkileniyoruz. İslâm insanın gözünü kulağını, elini ayağını temiz tutmak istiyor. Mesela necasete bakılmaz, çirkin ses ve söz dinlenmez. Her iş yapılmaz, her yere gidilmez. Cenâb-ı Mevlâmız nezih yaşamamızı istiyor. Çünkü kalplerimiz gördüklerimizden, duyduklarımızdan, konuştuklarımızdan, yapıp ettiklerimizden etkileniyor. Bin bir emekle inşa ettiğimiz maneviyatımız toza dumana karışıyor. Şubat 2024 Sayısı - Semerkand Dergisi
Din
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İrade
Sözlüklerde istemek, arzu etmek, dilemek ve meyletmek gibi anlamlara gelen "irade", tasavvufî bir kavram olarak kulun Allah Teâlâ'nın rızasına ermek için nefsinin istek ve yönlendirmelerini (hevâsını) terk etme kararlılığıdır. İradenin özünde bilinçli bir kasıt ve yönelme vardır. Günahtan sevaba, kötülükten iyiliğe, maddeden manaya doğru olan bu yönelmenin (seyrin) gayesi ise Hakk'in sevgisine ulaşmaktır. Bu sevgiye ulaşmayı irade eden kişiye "mürid" denir. Abdullah Ensârî Herevî hazretleri iradeyi üçe ayırır: Sırf dünya için irade: Bu iradenin üç alameti vardır. Dünyevi varlığın artması için dinin azalmasına razı olmak, dervişlerden yüz çevirip onlarla muhatap olmaktan kaçınmak, sadece dünyevi gayeler için Allah'a sığınmak. Sırf âhiret için irade: "Bu iradenin üç alameti vardır. Dinin selameti için dünyevi varlığının azalmasına razı olmak, dervişlere yakın olup onlarla dostluk kurmak, sadece âhiret mükâfatı için Allah'a sığınmak. Sırf Allah için irade: Bu iradenin de üç alameti vardır. Her iki âlemi de bir kenara koymak, yaratılmışlardan azat olmak, kendi nefsinden kurtuluşa ermek. Şubat 2024 Sayısı - Semerkand Dergisi
Din
"Cildini, tırnağın gibi kaşıyan çıkmaz. Her işini kendin görmeye alış! İhtiyacın varsa eğer gerçekten, değerini bilene gitmeye çalış!" İmam Şafii (rah.a)
Din
Ve dahi bu zamanda tarikat ehlinden biri leziz yiyecekler, soğuk içecekler, güzel elbiseler giydiğini görseler bunların hepsi şer'an mübah, zarar ve ziyandan berî olup o tarikat ehlinin tasarruf ve tesiri göğün tam ortasındaki güneş gibi zâhir ve aşikâr iken onu inkâr ve haline itiraz ederler. (Ancak) bunun gibi tarikat ehlinde tasarruf ve tesir bulunmazsa haline itiraz ve inkâr vacip olur. Bu inkâr ve itiraz, kendi görüşüne olan itimadından ve "böyle veli olur mu?" diye aklıyla veliyi riyazetkeş kabul etmesinden kaynaklanır. Bununla beraber evliyaullahın avam ve âdete muhalif halleri olup (veliliğine) zarar vermez. Hatta (sadece) haram olan şeyleri terk edip farzlarla yetinse, bu bile onun veliliğine zit bir şey değildir. Zira İmam-ı Müslim rivayetiyle Numan b. Kavkal hadisi buna delalet eder ki: "Yasaklardan kaçınıp farzlarla yetinsem cennete girer miyim?" diye Rasûlullah (s.a.v.)'den sorduğunda: "evet" buyurmuşlardır. (Müslim, Iman 15, No:16; Hakim, "el-Müstedrek", Ma'rifetü's Sahabe, No:6496, 3/680; Ebu Ya'lâ, "el-Müsned", No:2295, 4/194) Ve dahi Peygamberimiz (s.a.v.): "Ben ancak sizin gibi bir beşerim ve beşerin kızdığı gibi kızarım" (Ahmed b. Hanbel, No:7309, 2/243; Bezzar, "el-Bahru'z- Zehhâr", No:2532, 6/496) buyurmuştur. Ve Kur'ân-ı Kerim'de: "Ey habibim söyle, ben ancak sizin gibi bir beşerim" (Kehf Sûresi 110) buyuruldu. Ve bazı evliya demişlerdir ki; "Velilerim benim kubbelerimin altındadır. Onları benden başkası bilemez' hadis-i kutsî'sinde olan "kubâb” lafzı ile murad ancak beşer sıfatıdır. Netice olarak bir velide te'sir ve tasarruf görüldükten sonra sünnetlerden bir sünneti terk eylediğinden dolayı veyahut şeriatın mübahlarını yaptı diye haline itiraz etmek, zircahillikten kaynaklanır.. Zira bir kimse veliden te'sir gördüğünde sanki her anında
Din

derdiderun

, bir kitabı okumaya başladı
Hâlid-i Bağdâdî
10/10 · 8 okunma