Nihayet
Sonunda derinlerde aranana karşı bir antitez vardır. Bir gün bütün benliğini saran şey en nefret ettiğin şey olabilir. Nihayet felsefe sonunda antifelsefeye dönüşür. Zihinsel oyalanmalar,zihin oyunları bütün bunlar aktüel karşısında güdük şeyler olarak kalacak..Belki 50 yıl sonra bu felsefi keşişlerin birer çarmıh gösterisi bile olabilir. Büyük bir metafor olarak İsa ve onun çarmıhta duran bedeni oyununun anlamsız oluşuna varılacak.Kahkası şen bilim olan o pos bıyık bile son darbeyi aldığında felsefe bir hastalık olarak addelicektir.
Hayat okşar ruhumu derinlerde...🫀🍃
Müzik
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Gelmiş Bulundum
Şiirler yazdım, kitaplar okudum Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum Derinlerde kaldım böyle bir zaman Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları Söyleşin benimle biraz, bir kere gelmiş bulundum. Edip Cansever
Şiir
“Fakat seni gerçekten seven biri, ne kadar saklamaya çalışsan da içindeki fırtınayı hisseder. Belli etmemeye çalışsan da, tüm kalbiyle seni seven biri seni anlar. Anlamalı...” Derinlerde Bir Yerde / Mehmet Can Varlık
1000Kitap
"Avam (halk) tabakasının gönlü dünyalık için kırılır, istediği bir dünyalığa kavuşamayınca mahzun olur." Bu sözü duyunca mahzun olan ben :'). Her şeye üzülmek için fırsat arayan biriymiş gibi hissettim. Neden küçücük şeylere bile çok büyük anlamlar veriyorum, bilmiyorum. Anlam arayışını abarttım mı diye düşünüyorum bazen. Bir şeyleri çözümlemeye, derinlerde manalandırmaya çalışırken, bu durum beni andan uzaklaştırıyor, değil mi? Yaşamaya neden bu kadar mana veriyorum. Beni yaşayan bir varlık yapan ne? Bedenim, kalbim, ruhum ya da zihnim mi? Ruhum diye düşünüyorum ama ruhum bu dünyada zindanda gibi. Dar geliyor bedenim. Ruhum ne istiyor, yok olmak mı yoksa var olmak mı? Anın tadını çıkarmak neden bu kadar zor? Anın tadını çıkarmak dünyalık peşinde koşmamak gibi geliyor bana. Dünyalık isteklerin sonu gelmiyor çünkü. Zaten ne zaman bir şeyi çok istesem, onu kaybediyorum ya da ulaşamıyorum. Bu sefer de umutsuzluğa yaklaşıyorum. Vasatı, orta yolu bulmak, ifrat ve tefrit arasında gidip gelmek bir sınav.