10/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2026 12:32
Etrüks adını ilk duyduğumda Türk kelimesiyle olan benzerliği dikkatimi çekmişti. Daha sonra Etrüks alfabesini gördüğümde de Göktürk alfabesi ile olan benzerliği beni şaşırtmıştı. Türklerle bir akrabalıkları olabileceğini düşünmüş ancak çok da üzerine durmamıştım. Etrüksler bugünkü İtalya topraklarına tarih öncesi zamanlarda yerleşen, oranın yerleşik ilkel insanlarına tarım, kültür, sanat, ticaret ve benzeri medeniyet unsurlarını öğreten, İtalyanların ataları sayılan uygar bir halk. Yazarımız, Turanlılar ile Sakaların (İskit) Orta Asya’dan bugün İtalya denilen topraklara farklı zamanlarda giderek orada karışıp kaynaştıklarını ve Tursakalar’ı (Etrüksler’i) meydana getirdiklerini, Etrükslerin Türklerin ön ataları olduğunu, Etrüksler ile eski Orta Asya Türklerinin dil, gelenek görenek, din, yaşam tarzı ve benzeri birçok konuda benzerlik taşıdığını çeşitli kanıtlarla desteklemektedir. Beni en çok şaşırtan şey ise Etrüksçe ve Göktürkçe’de B, D, G gibi harflerin olmaması oldu. Türkiye Türkçesinde biz “dil” derken Orta Asya Türkleri “til” demekte, biz “gök” derken Orta Asya Türkleri “kök” demekte, biz “pak” değil “bak” diyoruz. Türkiye Türkçesinde bu harfler yumuşamış ancak birçok öz Türkçe kelime Anadolu’da bugün hâlâ Orta Asya Türklerinin söyleyiş tarzında söylenmeye/konuşulmaya devam etmektedir. Tüm binlerce yıllık göçebeliğimize, çeşitli kültürlerle karışmamıza, son binyılda maruz kaldığımız Arap emperyalizmine rağmen dilimizi ve kültürümüzü bu denli korumayı başarabilmemiz bana çok büyüleyici geliyor. Bugüne kadar okuduğum kitaplar arasında beni çok etkileyenlerden biri oldu.
Etrüskler (Tursakalar) Türk idilerAdile Ayda · Boyut Yayıncılık · 20208 okunma
6/10
·512 syf.··
2026 62. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 20:41
Merhabalar İlk kitabı çok sevememiş, hatta anlatımındaki kopukluklar ve karakter gelişimindeki eksiklikler yüzünden seriye karşı oldukça mesafeli kalmıştım. Buna rağmen finalin bıraktığı merak hissiyle ikinci kitaba da bir şans vermek istedim. Ne yazık ki benim için çok büyük şeyler değişmedi. İlk kitaba göre Alexis’in karakterinde ufak da olsa bir gelişim vardı. En azından artık sürekli sindirilen, korkak ve pısırık hâli biraz geride kalmaya başlamıştı. Ancak bunun dışında yine aynı dağınık anlatım tarzıyla karşılaştım. Bölümler arasında geçişler çok kopuktu; bir olay yaşanıyor derken bir anda bambaşka bir sahnenin içinde buluyorsunuz kendinizi. Kitabın içine tam girecekken sürekli o akış bozuluyor. Yazarın alaycı ve mizahi bir anlatım dili oluşturmak istediği çok belli ama bende maalesef karşılığını bulmadı. Hatta bir noktadan sonra bunun çeviriden mi yoksa tamamen yazarın kaleminden mi kaynaklandığını sorgulamaya başladım. Çünkü bazı ifadeler çok garip hissettiriyordu; yer yer atasözü kullanımları bile gözüme battı. Eğer orijinal metindeki deyimler çevrilirken sorun yaşandıysa bunu anlayabilirim ama sorun yazardaysa da gerçekten bu kadar güçlü bir konunun çok daha iyi işlenebilirdi. Serinin en güçlü tarafı hâlâ evreni bence. Yunan mitolojisi, tanrılar, yeraltı halkı, Sparta düzeni, Medusa ve Titanlarla ilgili gizemler gerçekten ilgimi çekmeye devam ediyor. Özellikle Medusa tarafında verilen bilgiler ve olayların gidişatı ikinci kitapta merakımı canlı tutan en önemli detaylardan biriydi. Romantizm tarafına gelirsek… Hâlâ karakterler arasındaki bağ bana tam olarak geçmedi...erkeklerin sürekli konuşması ifadeleri var ama eylem desen sıfır yani Aksiyon tarafı da beklediğim kadar güçlü değildi. Sürekli bir hareket varmış hissi verilse de okurken bana oldukça durağan
1000Kitap
Herakles'in BağlarıJasmine Mas · Juno Kitap · 202624 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·254 syf.··
2026 91. kitabı
PETRİKOR . Haritalarda bulunmayan, adı konulmamış, sınırları çizilmemiş ama herkesin orayı bildiği bir ülkeye gidiyoruz birlikte: Yokluk Ülkesi! Konuk olduğumuz gezegenler ve bir adam ile bir kadın; Lapis ve Oasis onlar. İlk sayfalardan itibaren içine alan #petrikor ,adam ile kadının yaşadıklarının gerçekliğini hissettirip gelgitleri ile düşündürüyor sakince. Taze toprak ve yağmur kokusu,yalnızlık, koca bir fincan kahve ve sahil. Sanırım bunlar artık bana adamı hatırlatacak. Derinden seven adam ve korkak olduğunu düşünsede, kenarda dursun misali bir yaklaşıp bir uzaklaşan bir kadın o. En umulmadık anlarda mesaj atan, şimdi zamanı derken kaçan biri. Belki de an'ı yaşasa herşey çok daha rayında olacak. Aynı tılsımı alan, adamın frekansını hissedip orada olan ama hep bir soru işareti ile uzaklaşan kalp ağrısı adeta! Lapis ve Oasis gibi onlar da. Bir yaklaşıp bir uzaklaşıyor, bazen yörüngeleri birleşirken bazen de yörüngeden sapıyorlar. Çoğumuzun yaşadığı kalp ağrısının nevrotik, kozmik ve edebi harmanlamasıyla yokluğunun izahı bir kitap. Ama öyleki, her anlatımda bir yaşanmışlık, bir duygu geçişi ve yaşanılan yalnızlığın dibini Iliklierimizde hissediş var. Kah adama kah kadına yer yer söylenerek dış ses olup hikayeye katılıyoruz. Ve vücudumuzdaki organların çift, kalbin ise tek olmasını unutturmadan kıskançlıktan empatiye, korkudan sevince,... duygularımızı anlamlandırıp her ne olursa olsun 'kal' diyen bir kalbin sesine eşlik ediyoruz. Hepimizin bir şekilde mutlaka yaşadığını bildiğim yokluğun ince sızısını böylesi okumak farklı, düşündürücü ve iyi geldi doğrusu. Keyifle. .
PetrikorJonah Axon · Limera Yayınları · 202678 okunma
7/10
·144 syf.··
2026 6. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 21 Mayıs 2026 00:00
Kitabı okuyalı hayli zaman oldu ama staj sınav derken anca yazabildim incelemeyi. Kitap her şeyden sıkılmışken kafa dağıtmak için okunacak tarzda. Hikayesi içine çekiyor, ankatımı güzel yormayan tarzda. Fantastik tarzda ama çok uçar kaçar değil. Fantastik sevmeyen ben bile okurken eğlendim, diyalogları anlatımları gerçekten eğlenceli.
GulyabaniHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518bin okunma
10/10
·200 syf.·
Beğendi
·
2026 76. kitabı
Tanrıların Tahtında Bugüne kadar bir kez dağcılık ile ilgili kitap okumuştum yıllar evvel Nasuh Mahruki 'nin Kendi Everest'inize Tırmanın isimli , o kitap kişisel gelişim türündeydi ama yazan kişi dağcıydı. Şimdi ise yıllar sonra Everst'te geçen bir roman okuyorum Gülsel Ceren Güneş imzalı. Dağcılığın Deniz ile bir tutku olduğunu düşündürüp aynı zamanda Tomris ile birlikte de ne kadar boş bir hobi olduğunu düşündürüyor yazar. Kadın kalbi ile erkek aklı bir işlemiyor her zaman. Tomris Everest'in zirvesine yakın bir buzluk alanda kalan kocasının cesedini alıp indirmek için kaybından 5 yıl sonra bölgeye gidiyor. Okurken tanrıların varlığını hissedip , dev kar tarlalarına , sonra insanı içine çeken masmavi buzullara dalıyor insan. Sayfalar ilerlerken hem Deniz'in defterine aldığı notlar hem de Tomris 'in geçmişe dönük travmaları , sürekli iç hesaplaşmalar yaşamaları romana katmanlı bir anlatım ekliyor. Bir de bölgenin acı ve gerçek yüzü olan Şerpa'lar var. Hayatları ölüme çıkan yolları sırtında başka insanların yükü ile tırmananlar. Ülkelerin bu rotaya daha özenli davranması gerekiyor. Gerçekten bir gün küresel ısınma ile insanların tepesine boş oksijen tüplerinin, kırık çadır parçalarının çığ gibi aktığını görmek imkansız hissettirmiyor. Bu kitapla birlikte K2 neymiş , duraklara verilen isimler nelermiş derken kitapta da ismi geçen artık yön belirleten dağcılar Uyuyan Güzel ve Yeşil Botları tanıdım. Hatta geçen bir haberde 30 yıl sonra Yeşil Botları indirmek için bir ekip hazırlandığını okudum. Kim bilir o da belki bir Tomi'nin Deni'sidir. Bu sıcak günlerde buzulların arasında , eksi derecelerde tırmanışa hazırsanız mutlaka okuyun. Kitapları Kurtaran Kedi Tanrıların Tahtında Gülsel Ceren Güneş
Tanrıların TahtındaGülsel Ceren Güneş · Toros Yayınları · 20265 okunma
Aile Hikayesi - Boş Tabak
Puan vermedi·240 syf.··
2026 1. kitabı
Aile hikayelerini her zaman sevdim. Güzel başladı aile içi hesaplaşmalar, yılların suskunlukları dile getirilemeyenler derken monolog verildiği kısımlar biraz okumayı yavaşlattı. . Son bölümde ki son bölümün adı kitabın adını taşıyordu Boş Tabak orda düğümler çözüldü. Sakin,akıcı anlatımını yanısıra iç seslerin fazlalığı evin büyük kızı Zehranın her şeyi içine atması ve yine kendine konuşması beni üzdü. Hiç kimse bu kadar yalnız olmamalı.
Roman
Boş TabakTuğçe Çakır · Timaş Yayınları · 20266 okunma