Etrüks adını ilk duyduğumda Türk kelimesiyle olan benzerliği dikkatimi çekmişti. Daha sonra Etrüks alfabesini gördüğümde de Göktürk alfabesi ile olan benzerliği beni şaşırtmıştı. Türklerle bir akrabalıkları olabileceğini düşünmüş ancak çok da üzerine durmamıştım.
Etrüksler bugünkü İtalya topraklarına tarih öncesi zamanlarda yerleşen, oranın yerleşik ilkel insanlarına tarım, kültür, sanat, ticaret ve benzeri medeniyet unsurlarını öğreten, İtalyanların ataları sayılan uygar bir halk.
Yazarımız, Turanlılar ile Sakaların (İskit) Orta Asya’dan bugün İtalya denilen topraklara farklı zamanlarda giderek orada karışıp kaynaştıklarını ve Tursakalar’ı (Etrüksler’i) meydana getirdiklerini, Etrükslerin Türklerin ön ataları olduğunu, Etrüksler ile eski Orta Asya Türklerinin dil, gelenek görenek, din, yaşam tarzı ve benzeri birçok konuda benzerlik taşıdığını çeşitli kanıtlarla desteklemektedir.
Beni en çok şaşırtan şey ise Etrüksçe ve Göktürkçe’de B, D, G gibi harflerin olmaması oldu.
Türkiye Türkçesinde biz “dil” derken Orta Asya Türkleri “til” demekte, biz “gök” derken Orta Asya Türkleri “kök” demekte, biz “pak” değil “bak” diyoruz. Türkiye Türkçesinde bu harfler yumuşamış ancak birçok öz Türkçe kelime Anadolu’da bugün hâlâ Orta Asya Türklerinin söyleyiş tarzında söylenmeye/konuşulmaya devam etmektedir.
Tüm binlerce yıllık göçebeliğimize, çeşitli kültürlerle karışmamıza, son binyılda maruz kaldığımız Arap emperyalizmine rağmen dilimizi ve kültürümüzü bu denli korumayı başarabilmemiz bana çok büyüleyici geliyor.
Bugüne kadar okuduğum kitaplar arasında beni çok etkileyenlerden biri oldu.