Derman SEVİM

Derman SEVİM
@dermansevim
Puan vermedi·252 syf.·
2021 20. kitabı
Taa ki kitabın son sözüne kadar, kitabı çok iyi anladığımı düşünüyordum. Tam da beklediğim gibi harika bir etki bıraktı üstümde. Ancak son sözü okuyunca kitabı hiç anlamamış olduğumu farkettim. Yeniden okusam da yine son sözdeki gibi yorumlayamam kitabı. Yani yazar başka bir amaçla, başka şeyleri düşünerek, başka anlamlar yükleyerek, başka bir felsefe ile yazmış. Ama ben o açıdan anlamlandıramadım. Demek ki bu aralar kendi baktığım açıdan bakmaya ihtiyacım varmış. ... Kitabın adı ilgimi çektiği için okumaya başladım. Narcisssusun zencisi. Hem narsiszm hem de zenci bir arada. İlginç geldi. Ki gerçekten de narsizm penceresinden bakarsanız çok güzel örnekler, kişilik analizleri çıkıyor. Nacizane kendi keşfettiklerimi buraya yazmak istiyorum. ... Zencimiz gemiye tayfa olarak alınır. Ve hasta numarası yapmaya başlar. Herkes ona acır ve ona hizmet etmeye başlarlar. O uyusun diye sessiz olurlar. O hasta diye kendileri gülmezler, şakalaşmazlar. Bunca fedakarlığa rağmen zenci james, daima onları eleştirir, yaptıkları iyilikleri beğenmez. Tayfalar bu sefer daha çok çaba harcarlar. Sırf o mutlu olsun diye mutfaktan meyveli pastayı çalar birisi. Yakalanınca da zenci, çalan kişiyi azarlar, "ben sana git o pastayı çal mı dedim." der. Yani bir türlü mutlu edilemeyen bir tip. Psikolog değilim ama kitabın adından da güç alarak zencinin narsist olduğunu söyleyebiliriz. ... Onun odasından çıkan herkes kendi canlılığının gücünün ve yaşama isteğinin, o yok edilmez şeyin bir parçasını geride bırakmış gibi olurdu. (Narsist insanlar başkalarının ruhlarına gözünü dikerler. O ruhu emip bitirmek isterler.) ... Jimmy kamarasında bir başına kalmaktan hoşlanmazdı. Yalnızken sanki hiç orda bulunmamış gibi bir duyguyla dolardı içi. (Narsist insanlar tek başlarına kendilerini hiç gibi hissederler.
Narcissus'un ZencisiJoseph Conrad · İletişim Yayınları · 2020269 okunma
Reklam
bu hissi hepimiz yaşarız bazen
Odadan çıktıktan sonra dışarıdaki dünyayı tıpatıp bıraktığı gibi bulmaktan dolayı şaşkın, donup kaldı. İşte deniz, işte gemi, işte uyuyan adamlar, sanki herkesi ölmüş, alıştığı şeyleri tümden değişmiş bulmayı ummuş gibi salak salak bakındı çevresine. Sanki nice yıllardan sonra geri dönen bir gezginmiş de şaşıp kalacağı değişiklikler görmeyi ummuş gibi.
“Ruh yalnız ve kimsesiz olduğunda, başına bu gelir işte. Kolaylıkla kırılabilir.”
Hayatın ritmine ayak uydurmak: Bunu ip atlamaya benzetebiliriz: Ritim zaten vardır; ritmi tutturana kadar öne ve arkaya doğru salınırsınız. Sonra ipe doğru atlarsınız. Bu iş böyle yapılır.
Bir bahçenin ilkbahara hazır olması için, sonbaharda tersyüz edilmesi gerekir.