Yaşıyorum, ve bir şey yerken kamp ateşinden başka bir şey düşünmem. Yürüdüğüm zaman da yürüyeceğim. Hepsi bu. Savaşmak zorunda kalırsam, ölüm şu gün ya da bugün gelmiş. Vız gelir tırıs gider. Çünkü ben ne geçmişte, ne de gelecekte yaşıyorum. Benim yalnızca şimdim var, ve beni sadece o ilgilendirir. Her zaman şimdi de yaşamayı başarabilirsen mutlu bir insan olursun.
Çinde bir kral, kadınların adımları küçük ve zarif olsun diye, bütün soylu kadınların ayaklarını hilal şeklinde bağlamasını emretmiş. Kadınlar kurala mecburen uymuşlar. Bir süre sonra değneksiz yürüyememeye başlamışlar. Kadınlar sadece tahterevanla gezebilir olmuşlar. Yürüyemeyen bu kadınlar, kocalarının zenginliğinin sembolü haline gelmiş. Kadınların yürüyemediğini görmek, erkeklerin üstünlük duygularını tatmin ediyor ve kadınları daha korumacı davranıyorlarmış.