Ölüm ise hep sessiz, hiçbir şey söylemiyor, kendine ait bir dili yok. Bu kadın göğüslerini andıran iki tepenin ortasında, kötü döşenmiş bir apartman dairesinde, otuz yaşındaki bir kadın, hiç doğurmadığı bebeğin yerine bir ölüm büyütüyor ve tamamlanmamış bir hayatın yerine onu bıralayor
Sıkı sıkı yapışabileceğim, bağlanabileceğim bir şeyler aramıştım sürekli. Yaşamı yaşamaya değer kılacak bir inanç, bir düşünce, bir insan olmalıydı bir yerlerde.Bir sokaktan diğerine, bir kitaptan ötekine, bir bakıştan bir başka bakışa hep bu acınası, saf, tehlikeli inançla koştum durdum.