"+ İşte sana son dersim. Şu anda yok yere cezasını çektiğin şey için gerçekten suç işleme. Tanrı 'intikam benimdir' diyor. - Ben Tanrı'ya inanmıyorum. + Önemli değil, O sana inanıyor." | Monte Kristo Kontu
1990'lardaki Genel Durum: OHAL Valiliği’nin Kasım 1997 tarihli raporuna dayandırılan verilere göre, sadece 1994 yılında Tunceli(Dersim)'de 183 köy, 823 mezra ve 8 bin 439 hane boşaltılmış; 41 bin 939 kişi yerinden edilmiştir. Ekonomik Kayıplar: Zorunlu göç esnasında köylülerin hayvanlarını ve varlıklarını yok pahasına (fırsatçılar nedeniyle değerinin çok altında) satmak zorunda kaldığı belirtilmektedir. Geri Dönüşlerin Başlaması: 2004 yılından itibaren köye geri dönüşler başlamıştır. 1. Hukuki ve İdari Kurumsallaşma: Sistemleştirilen Pratikler Asimilasyon politikaları, yalnızca kültürel bir etki-tepki meselesi olarak kalmamış; bizzat yasal mevzuatlar ve devlet raporlarıyla kurumsal bir çerçeveye oturtulmuştur. Şark Islahat Planı (1925): Bölgenin idari, hukuki ve kültürel yapısını yeniden şekillendiren, Kürtçenin kamusal alanda kullanımını yasaklayan ve nüfus hareketlerini düzenleyen ilk en kapsamlı kurumsal belgedir. Umumi Müfettişlikler: Bölgeyi merkeze bağlayan ve olağanüstü yetkilerle donatılmış bu idari yapı, hukukun genel ilkelerinin askıya alındığı bir istisna rejimi yaratmıştır. Dil ve Kimlik Yasakları: İsim değiştirmelerden (coğrafi yer adları ve şahıs isimleri) anadilde eğitimin ve yayıncılığın uzun yıllar bütünüyle suç sayılmasına kadar uzanan süreç, kimliğin kamusal alandan tamamen tasfiyesini hedeflemiştir. 2. Gayrimeşru Yöntemler ve İstisna Hukuku Meselenin "meşru ve gayrimeşru yolların tümü" boyutunu, özellikle 1980 darbesi sonrası ve 1990'lı yılların pratikleri açıkça ortaya koymaktadır. Devlet, kendi koyduğu yasal sınırların da dışına çıkarak yapısal şiddeti bir yönetim biçimi haline getirmiştir. Gözaltında Kayıplar ve Faili Meçhuller: JİTEM gibi yasal statüsü bulunmayan kurumsal yapıların bölgedeki faaliyetleri, binlerce insanın akıbetinin
1000Kitap
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
ali erdem altun ve arsen nişanyan'a ulaşsam da çözüm odaklı terapi dersim için kullansam onları
TKP ve Erken Dönem Solun "İlerici Kemalizme" Biçtiği Rol Erken dönem Türkiye solunun (özellikle illegal TKP hattının ve Şefik Hüsnü ekolünün) en büyük zihinsel bariyeri, Kemalizm'i "feodalizme ve emperyalizme karşı burjuva demokratik devrimi" olarak görmesiydi. Bu kuramsal körlük, şu sonuçları doğurdu: Kürt İsyanları (1925 Şeyh Said, Ağrı, Dersim): Sol, bu isyanları feodalizmin, aşiretçiliğin ve İngiliz emperyalizminin gerici birer provokasyonu olarak kodladı. TKP’nin o dönemki yayın organlarında (örneğin Aydınlık dergisinde), isyanların bastırılması "feodalizmin tasfiyesi ve cumhuriyet ilericiliğinin zaferi" olarak alkışlandı. Ezilen halkın ulusal ve kültürel hakları, "mürtecilik" (gericilik) parantezine alınarak feda edildi. Mübadele ve Homojen Ulus İnşası 1923 mübadelesi döneminde meclisteki ve basındaki genel hava, ülkenin iktisadi ve toplumsal olarak homojenleştirilmesi üzerine kuruluydu. Dönemin ilerici/sol eğilimli aydınları dahi, gayrimüslimlerin gidişini "yerli ve milli bir burjuvazi ile işçi sınıfı yaratmanın ön koşulu" olarak gördü. Sınıf siyaseti yapması beklenen aktörler, ulus-devletin nüfus mühendisliğini "ilerici bir modernleşme hamlesi" olarak rasyonalize ettiler. 1942 Varlık Vergisi: "Sınıf Siyaseti" Maskeli Şovenizm Varlık Vergisi faciası yaşanırken, mecliste hiçbir "sol veya demokrat" mebus buna karşı çıkmadı. Aksine, dönemin kendisini solda, halkçılıkta konumlandıran figürleri (örneğin dönemin Başbakanı Şükrü Saracoğlu) bu vergiyi "piyasayı gayrimüslim spekülatörlerden temizlemek ve Türk esnafını/işçisini korumak" gibi sahte bir "halkçı" argümanla savundu. İktisadi milliyetçilik, solun "sermaye düşmanlığı" jargonuna tahvil edilerek gayrimüslimlerin mülksüzleştirilmesi meşrulaştırıldı. 6-7 Eylül 1955: "Milli Galeyan" Bahanesi 6-7 Eylül
1000Kitap
youtu.be/Et89I2N6WfQ?si=... Piştî pirtûka "Dersim'in Kayıp Kızları" ev belegefîlm jî pêşniyar e.
Kurdî
Bi sürü dersim var ama ben acm'nin "ırkçı mısın? türk deyip duruyorsun" videosunu izlemek istiyorum.