Kitap boyunca geçen felsefi tartışmalar, diyaloglar Altıncı Koğuş’u okuması zevkli bir kitap haline getiriyor. En büyük eleştiri belki de sürekli çalan, umursamaz, kendinden başkasını düşünmeyen, iş bilmez yöneticilerdir. Değişime ve yeniliğe ilgi duymayan, sadece makam peşinde koşan yöneticiler, kendilerine tehdit olarak gördükleri her şeye karşıdırlar. Bozulmuş bir düzen, bilime ve felsefeye, daha basit ve huzurlu yaşamaya önem vermeyen bir ülke insanı ile karşılarız. Düzene uymayan herkes delidir ve yeri akıl hastanesidir. Altıncı Koğuş, dürüstlüğü, aklı, bilimi, sakinliği kendine rehber edinenlerin tıkıldığı bir deliktir.
“Hayatı yada gerçek mutluluğu derinlemesine gayret et..”