Yıllar hızla gelip geçiyor. İnsanlar gibi uluslar da birbirinden ilginç pek çok öyküyü yaşayıp geçiriyor. Eşekli Kütüphaneci öyküsü de yaşandı, peribacalarının tepesinden yukarılara doğru uçtu gitti . Elde bir bu mavi beyaz kapaklı kitap kaldı . Mustafa Güzelgöz, "Adam olana bu kadarı da yeter!" diyerek bıyık altından utangaç utangaç gülüyor.
Biz bu örümcekli kafadan ne zaman kurtulacağız. Kadını erkeğin arkasına atan, onunla bir mecliste oturamayan, bir çatı altında kadın erkek birlikte bulunmak gerekince araya perde geren toplum hiç bu çağın toplumu olabilir mi ?