Ne zaman etnik bir grupla dini bir topluluk çatışsa her ikisi de karşıdakini insan olarak görmeyi bırakıyordu. "Ötekileri" adeta alt insan olarak görüp bir nevi yaratık olarak nitelemek, zalimlik yolundaki ilk adımdı.
Ali Fuat Cebesoy ilerleyen yaşlarında Genç Mustafa Kemal'i Harp Okulu'nda tanımakla başlayan seruvenini kaleme alır. Harp Okulu, Harp Akademisi ve sonrasında çeşitli komuta kademelerinde kimi zaman yollari kesişen kimi zaman uzaklaşan arkadaşların anıları; istibdat dönemi askeri okullarına, dağılmakta olan imparatorluğun balkanlar, payitaht ve muhtelif sehirlerindeki genel durumuna, meşruti yönetime ve ittihat terakkiye uzanan ancak 1919 öncesinde sona eren bir kapsamda hatıratlar sunuyor bize. Bu değerli tanıklık edebi bir eser olmaktan çok bir saygıyla anma hatıratı olarak ele alınabilir ve Mustafa Kemal Atatürk ü daha yakından tanımak adına giriş okumaları olarak okunabilir. Tavsiye olunur.