Montag karada uzun süre, nehirde de kısa bir süre salındıktan sonra, neden hayatı boyunca bir daha asla hiçbir şey yakmaması gerektiğini biliyordu. Güneş hergün yakıyordu. Zaman'ı yakıyordu.
Serinin ilk kitabının iki kısmını okuyup beğenenler, ilk kitabın sadece bir başlangıç olduğunu ve bu kitapla çok büyük bir ivme kazanacağını henüz bilmediği için dahada heycanlanmalı. Nefes kesici bir hikaye sizi bekliyor. OkunmalI!
Birinci kısımın sonlarında başlayan hikayenin dallanıp budaklanması, bu kısımda çok baş döndürücü bir hal alıyor. Olay örgüsünü takip etmekte güçlük çekebiliyor insan. Dört günde okudum ancak gerçekten bir günde bitirseydim keşke dedim. Çünkü insan meraktan, heycandan ve yazarın adeta yaşamanızı telkin ettiği duygulardan ayrılmak istemiyor. Son elli sayfaya geldiğinde, artık hikayeyi nasıl bitirecek, bir sonraki kitabamı kalacak diye düşünmeden de edemedim. Çünkü oraya kadar kitabı okumadım da yaşadım sanki. Sadece sonu çok hızlı bağlandı hissine kapıldım. Ancak bukadarını normal karşılıyorum çünkü zaman olgusu içerisinde mantıklı olanda buydu sanki. Kesinlikle okunması gerek.