her kitabı elime aldığımda farklı anlamlar bulduğum bu eserde , "basiretsiz" dediğimiz insanların içinde aslında nasıl fırtınalar koptuğunu ,
Okuduğu yabancı romanların etkisi ile Raif efendi, kendi deyimiyli yaşamaya değer bulmadığı boş hayatını doldurmak için babasının onu Berlin'e sabunculuk işini öğrenmek için gönderme teklifi ona adete altın tepsi'de sunulmuş bir mükaffattı . Gittiği resim sergisindeki gördüğü tablo aslında yıllarca içinde bulunduğu boşluğa dokunmustu tablodaki şaheser aslında ruhuna dokunan hayallerindeki kadındı .
Maria puder ile yaşadığı aşkı babasının ölümü ile ayrı iki ülkede atan tek kalp haline getirir onları.
marianin ölümünden habersiz olan Raif efendinin yıllarca ihanete uğradığı düşüncesi adeta insanlar ile arasına bi set kurar. tekrar aldatılmak korkusu ona ilk psikolojik intiharını tattırır. Marianin yıllar önce öldüğünü öğrenmesi ile kendini ona karşı olan haksız ithamı yüzünden ruhunada son vermesi. yaşayacağı vicdan azabının bir kurtuluşu olmuştur .
türk edebiyatının belki de en derin karakterini yaratan eser.
dıştan kabullenmenin, içten isyan etmenin öyküsüdür raif efendininki. kendine kurduğu küçük dünyada hapsolmayı özgürlük olarak görüşündeki paradoks insanı çıldırtır. yalnızca bir not defteriyle yaşayabilen, nefes alabilen bir adamdır karşımızdaki. bir kez gerçekten yaşamıştır, ve bunun tekrarının kabil olmadığını anlamıştır. bundan sonrası bir hatıraya sarılmaktan ibarettir. insanın bir maddi hayatı bir de iç dünyası olamsı şarttır ama bunların birbirine uygun olacağını, birbirine benzeyeceğini iddia etmek yanlış olur der kitap. raif efendinin maddi hayatı ne kadar fakir ve sıradansa, iç dünyası o kadar zengin ve sıradışıdır. dünya her birimiz için yalnız onu algıladığımız şekliyle, yalnız zihnimizde mevcuttur
Gelin olduğun gün birlikte yürürken siyah saçlarını süslediğin Narin çiçeklerden tekini solabilir miyim? asla, asla! göklerin her zaman açık olsun... Gerçek bir sevgi, saf, karşılıksız Belki o gün gökyüzü kararmıştı. Nastenka o adamla gittikten sonra hiç güneş doğmayacaktı. Belki de ama sevgi karanlıkta kaldığına bile sevdiği için Aydınlığını istemektir. En masum sevginin anlatıldığı Roman sonunda okuyucu hüzünlendiriyor. ve insana yalnızlığın ne demek olduğunu gösteriyor.
kendi yalnızlığında boğulmuş hayalperest bir adamın petersburgun beyaz gecelerinde dolaşırken Nastenka adında bir genç kız ile tanışır . Nastenka'da bi o kadar yalnızdır. İkinci buluşmalarında bir dostluk doğar nastenka ona yaşam öyküsünü anlatır. Aşık olduğu genç adam bir yıl sonra geri dönmesini söyleyerek Moskova'ya Gitmiş ama aradan bir yıl geçmesine tek bir mektup bile yazmamıştır. Kahramanımız nastenkayı dinlerken ondan etkilenir ama duygularını gizler. 4 gece süren bir aşkın hayali hemde bir kişilik parçalanmasının öyküsüdür..
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Dokuz Yayınları · 2024102,1bin okunma