İnsan ile hakikat arasındaki cehalet, nefsaniyet, inat, hırs ve kötülük gibi perdeler kalktığında hakikat açık seçik görülür. Bu “görülme” nazar, müşahede, şehadet etme, idrak ve zevk gibi kognitif ve varoluşsal tecrübelerin temelini oluşturur.
Görmez misin ki göklerde ve yerdekiler ve havada kanat çırparak uçan (sıra sıra) kuşlar, bizzat Allah’ı tesbih ederler! Her biri duasını da, tesbihini de kesin şekilde bilir. Allah onların yaptıklarını hakkıyla bilendir. (24/Nûr, 41)
İnsan ile hakikat arasındaki cehalet, nefsaniyet, inat, hırs ve kötülük gibi perdeler kalktığında hakikat açık seçik görülür. Bu “görülme” nazar, müşahede, şehadet etme, idrak ve zevk gibi kognitif ve varoluşsal tecrübelerin temelini oluşturur.