Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Hayat, Evren ve Her Şey' in Nihai Sorusu' nun Cevabı aslında 42 değil, fakat tüm hayat formlarının çoğalabilen hücrelerindedir ve bu cevap 42 aracılığıyla bulunur. Daha iyi açıklamak için: hücrelerin hepsi ya da hemen hepsi, hücre bölünmesiyle çoğalır, yani bir hücreden iki hücre meydana gelir.
Bu yolla, bir hücre iki, iki hücre dört tane olur... Ve böyle gider. Bu nedenle Cevap, ikinin katları olmalıdır. Derin Düşünce 42 sayısını ortaya atar ve gerçekten de cevabı bulmak için 2 üssü 42'nin alınması gerekir...
Mahkum çaresizlik içinde idam gününe doğru giderken yazar okuyanı da yavaş yavaş buna hazırlıyor. Mahkumun iç dünyasını, psikolojisini çok iyi yansıtmış, sanki onunla birlikte hissedip duygularını yaşıyoruz. Böyle bir durumda nelerle karşılaşılır, neler düşünülür, bir gün nasıl geçer bunları aktarırken empati yapmamak çok zor. İdam cezasının trajik yanlarını gösterirken mahkumun duygularını da derinlemesine hissettiriyor.
Ölümüne yaklaşan birinin bile son ana kadar yaşamaya dair umudunu koruması, karardan vazgeçileceğini düşünmesi hayatın, özgürlüğün ne kadar tatlı ve kıymetli olduğunu gösteriyor. Diğer yandan "insanların hepsi belirsiz bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar" diyerek kaçınılmaz sona da dikkat çekiyor.
Notre Dame'ın Kamburu'ndaki kadar doyurucu şehir tasvirleri olmasa da geçilen yerleri, düşüncelerini açıklarken bahsettiği mekanları, geçmişe gittiği anları adeta o yerleri gözümüzün önüne getiriyor. Giyotin cezasının gerçekleştiği Greve Meydanı, Bicetre Hapishanesi, belediye konağı çok iyi betimlenmiş. Dönemin sistemine yapılan eleştirinin yanı sıra Greve Meydanı'na toplanan halkın infazı çığlıklar, kahkahalar eşliğinde gösteri gibi izlemesini de eleştiriyor.
Dönemin sorunlarını yansıttığı bu kitap aslında daha uzun yazılabilirmiş ama sanırım yazarın amacı hem bu cezayı dile getirmek hem de halkı eleştirmek olduğundan vermek istediği mesajı kısa ve öz tutmuş. Duyguların yoğunluğu, o durumdaki bir kişinin hislerini geçirebilmesi, mekanların tasviri ve verdiği mesajla her anlamda sayfa sayısıyla ters orantılı bir kitap.