Benliğimi parça parça sökecek olsam, onda, hep dışarıdan gelmiş parçalar ve kırıntılar buluyorum. Her birinin üzerine kaynağını gösteren etiketini koyabilirim. Şu annemden, bu ilk dostumdan, ötekisi Rousseau veya Stirner'den bana geçmişti. Bütün bu aldıklarımın bir bilançosunu yapacak olsam, benliğim boş bir şekil, içinde tek reel şey bulunmayan bir kelimeden ibaret kalıyor.