Hayatta hepimizin büyük, küçük, bazen gereksiz pişmanlıkları vardır. Bazılarımız bunları arkasında bırakıp hayatını yaşamaya devam ederken, bazılarımız ise bu pişmanlıkların hayatının önüne geçmesine izin verir. Nora ikinci grubun içerisine girenlerden. Hersey icin kendini suçlayan, yaptığı yanlış seçimler yüzünden hayatının kötüye gitmesine izin veren ve hayatını yoluna koymak için çaba sarf etmeyenlerden. Kitapta Nora'nın seçimlerini ve yanlış seçim yaparak insanlarin hayatlarını kötü etkilediği için kendini suçlamasının ne kadar doğru veya yanlış olduğunu akıcı ve sade bir dille anlatmış yazar. Her zaman herseyin kendi suçu olduğunu düşünmeyi bırakıp hayatı yaşamalı insan. Nora kadar şanslı olup kütüphanede yeni hayatlar deneyimleyemeyebiliriz.
Yalnız sağlıklı insan aklı ile yaşansaydı, değmezdi yaşamaya can sıkıcı olurdu. Tam aksine güzel olan dünyanın gökyüzü altında bir deliler topluluğunu andırması.
Her sevginin başlangıcı ve süreci, o sevginin bitişinin getireceği boşluk ve yalnızlık ile doludur. Belirsizlikler arasında belirlemeye çalıştığımız yaşam gibi.