Annemin kötü kalpliler diye nitelediği, kendileri de sefaletin dibinde debelenen bu insanların kötülük anlatısından zevk almalarının nedeni, kendilerini kötülüğün sadece onların başına değil, herkesin başına gelen bir şey olduğuna, başkalarından daha talihsiz olmadıklarına inandırmalarıydı. Yakınlarının da kötülük denizlerinde boğulmuş olmaları onları eşitliyordu, aralarında kader birliği yaratıyordu…
Dünya, böyle eksile eksile, hiçe varıncaya dek kendi ekseni etrafında dönmeye devam edecekti. Kendi etrafında fır fır dönen bir şeyi ciddiye almaya çalışmaktı belki asıl aptallık.