O korkunç karşılaşmanın üzerinden tam yirmi dört saat geçmişti, inişli çıkışlı duyguların değişen fırtınasıyla öyle dolup taşmıştım ki iç dünyam sonsuza dek paramparça olmuştu.
Daha önce Kırmızı Saçlı Kadın'ı okumuş biri olarak Orhan Pamuk'un bu kitabı beni pek hoşnut etmedi. Ama yine de içindeki seçkin kısa hikayelerden beni en çok etkileyen Cellat ve Ağlayan Yüz oldu.