Onu iyi tanımasaydım, eminim kitaplarını okurdum. Ama onu iyi tanıdığımdan,kitaplara uzanmaya bile korkuyordum. Ya kendimi onlarda kavrayamayacağım bir şekilde anlatılmış görürsem. Veya ona benim için ifade ettiğinden tamamen farklı şeyleri ifade edecek olan en sevdiğim yerleri. Bir şekilde onun gibi kalem kullanan insanlar tehlikeli olabilirler. Birden sahtecilik kuşkusu ortaya çıkıyor -böyle biri değildir,ama sürekli gözleyen bir gözdür ve ne görürse cümlelere dönüştürür;süreç içinde gerçeğin en esaslı niteliğini -ifade edilmezliği-ortaya çıkarır.
Bazen sanki bir çok insan gibi geniş ve ferah olan bir mezarının içinde yaşıyormuşuz gibi hissederim. Gri karanlıkla kaplanmış, soğuk ve nahoş dünyaya baktım. Hapishane dışarıda değildi, her birimizin içindeydi. Belki de onsuz nasıl yaşanacağını bilmiyorduk.