Muallim Naci bir parça edebiyat dersi grömüş herkes için, demdeme zemzeme tartışmasının bir numaralı kişisidir. Karşısında Recaizade Mahmut Ekrem ve ekibi var tabi, yani Servet-i Fünûncular. Bunu bilmeyen , merak eden gitsin baksın derim, çünkü bana göre edebiyatta çok hoş bir sadadır. Her ne akdar Muallim Naci bu olaydan beri eski edebiyatın temsilcisi gibi görülse de bence tam öyle değil, sadece geçişin, eskiden yeniye geçişin, sentezle olması gerektiğini savunuyordu, çünkü bizim ondan okuduklarımız hep karışıktı, şu kitapta bile, benim bilmediğim kelime yoktu, yeğenim benimle aynı anda okudu, onun sorduğu kelime sayısı da parmakla sayılabilir. Bu kitapla anlaşılamaz biliyorum ama tarzını anlatmak için belirttim. Muallim Naci batıya karşı değildi, ama anlaşılmadan her şeyi alınmış bir batıyı istemiyordu, benim ifadelerim düz olabilir ama olay bu, bu değişmedi, hep böyle. Batı deyince sadece şeklen yaşanan özenti durumlar var, kimsenin batının herhangi bir katma değeri olan bir şeyini aldığı yok. Hazmedilmeden alınan bir edebiyatta bu etkiyi yapar demek istemiş adam. Gayet makul sebeplerle. Ha bu arada. Bu zemzeme demdeme muhabbetinde de ben yine Muallim Naci'yi haklı buluyorum ama bunu anlatmak şimdi hem uzun sürer hem de zor zaten. Yalnız şunu söyleyebilirim, orada yazılan şey arap alfabesi ile bir şey ise, ikisi de peltek s olacak diyor adam kafiye olması için; Servet-i Fünûncular ne diyor? S, s'dir. No arapça kelimeler kullanıyorsan böyle dümdüz konuşamazsın. S, Ss, s :)
O zaman o kelimeleri de komple terk edeceksin, yoksa işte dünyanın Ramadan dediği şeye sen Ramazan dersin. Zat'çılar sizi :) Mahalliler.
Canım Akif hocam ne diyorsa o doğrudur. Dağılın. Şu saniye dahi burayı böyle bırakıp gidip Kur'an okumak istiyorum. Seren hanımmm you deserve it. :) Thank you,