"Bence dünyada öğretmenlik gibi hiçbir meslek yok ki sadece bir saatlik bir dersle bile bir insanın kaderini etkileyebilirsin".
Her öğretmenin okuması gereken bir kitapla geldim dostlarım.Bir öğretmen adayı olarak üniversite üçüncü sınıfta bu kitapla karşılaşmak bana çok iyi geldi gerçekten, öğretmen nedir bunu çok iyi anlıyorsunuz bu kitabı okuyunca.
Kitap sohbet niteliğinde... Doğan Cüceloğlu ile İrfan Erdoğan'ın eğitim ile ilgili yapmış oldukları sohbetleri içeriyor. Aslında eserin üzerinde durduğu nokta tamamen öğretmen olmaktır. Öğretmen olmak, öğretmenlik yapmayı aşmak demektir. Öğretmen olurken öğrencinin kalbine dokunup ruhunu beslersin. Bu eser tam o tattaydı. Bir öğretmenin nasıl olması gerektiğini dikte etmek yerine vermek istedikleri mesajları sohbet havasında vermesiydi. İki yakın arkadaşın samimi sohbetini okurken bulundukları ortamda keşke ben de orada olabilseydim diyorsunuz. Severek okudum ara ara akıcılık bekledim ancak yine de güzeldi. Keyifli okumalar.
#kitapyorumu
| Selam kitap dostlarım. Herkesin çok sevdiği, kendinden birşeyler bulduğu, okurken samimi bir dostuyla sohbet eder gibi hissettiği bir yazar vardır. Benimki de Gogol. Okurken hem gülüyor hem de öğreniyorum. Sizin de #müfettiş eserini seveceğinize eminim.
| Gogol eserinde bizi 1800'lü yıllara ışınlıyor. Teknolojiden bihaber yaşayan insanların olduğu kente. Kentte bir müfettiş geleceği söylentisi alıp başını yürür.Özellikle kahramanlardan biri olan kaymakam rüşvet yiyen biri olduğu için etekleri tutuşur.Korkudan karşılaştıkları iyi giyimli, genç bir memurun bekledikleri müfettiş olduklarını varsayarak yolsuzluklarının üstünü kapatmaya çalışırlar. Gizemli adamın beğenisini almak için ise yarışa başlarlar. Tabii düşük rütbeli, sorumsuz ve kumarbaz genç memur ise bu yanlış anlaşılmayı kendi çıkarlarına dönüştürerek müfettiş rolüne bürünür.
| Gogol; bozulmuş bürokrasiyi, rüşveti, adam kayırmayı, görevini kötüye kullanmayı ve bunların normalleşmesini gibi toplumdaki sorunlara ayna tutuyor. Süregelen yaralar olduğu için hem gülüp hem de olayların içinde, yaşadığınız toplumdan izler bulabiliyorsunuz. Ortalığı birbirine katıyor, müziplikler, sakarlıklar...
| Eleştirmek, eleştirebilmek ve üslup oldukça önemli bir mevzu. Gogol her zamanki gibi gülünç yolla eleştirmiş ve elestirebilmiş. Ben çok severek okudum. Sizin de seveceğinize eminim. Şimdiden keyifli okumalar
•Aşk cesur insanların yüreğinde konaklar.
•Yolculukların en çilelisi aşk için yapılandır. Ve zorluk ne kadar artarsa aşk o kadar kıymete biner, o kadar anlam kazanır, o kadar vazgeçilmez bir hal alır.
Yorumum
Beş ülkenin beş prensi aynı anda aynı rüyayı görüyorlar; güzeller güzeli bir kız.
Prensler bu rüyanın etkisinden çıkamıyorlar ve rüyasını çözmek için kahine gidiyorlar. Kahin kızı bulup ülkelerinin prensesi yapmasını söylüyor. Nadiren de olsa ortaya çıkan Aşk Tanrıçası bu yolda beş şeye dikkat etmelerini söyler.
1)Kararlılık
2)Cesaret
3)Tutku
4)İyilik
5)Özgürlük
Sürekli maceralara atılan prenslerin yolu Araf'da kesişir.Peki beş prens rüyasının prensesine kavuşacak mı?
Beş prensin hikayeleri genel olarak aynı sonla bittiği için başlarda sıkıldım. Sonlara doğru biraz hareketlendi. Biraz da eksik bitti benim için.
Okunabilir:)
Bir Aşk MasalıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202212,8bin okunma
72. Koğuş, bütün cezaevlerinde olduğu gibi cezaevinin en yoksul, yoksul olduğu için de en pis koğuşuydu. Buradaki en önemli karakterimiz olan Kaptan'ın hiç ummadığı anda annesinin gönderdiği 150 lira ile koğuşta ki durumu çok iyi bir hale gelir. Yeni yataklar alır, koğuşta sıcak yemek pişmeye başlar. Koğuşa farklı bir hava gelir. Ama o paranın peşinde olan çok kişi vardır. Ne de olsa hepsi bir mahkum kiminin bir ailesi kiminin bir para göndereni yok. Peki Kaptan'ın bu eli açıklığı ne kadar sürer dersiniz ? Sonunu söylersem spoiler olur o yüzden ben de kalsın. Siz tahmin edin.
1940ların fakir türkiyesinin, fakir hapishanesinin, en fakir koğuşunu bu eserde okuyoruz.
Keyifli okumalar
72. KoğuşOrhan Kemal · Everest Yayınları · 20247,5bin okunma
Gözlerimi kapadığım zaman senin hayalini görüyorum…” diyorsun. Ah Aliye, ben gözlerim açıkken bile hep seni görüyorum.
Sabahattin Ali yine yeniden etkiledi. Kızı Filiz ve Aliye hanımefendiye yazmış olduğu mektupları vefatından sonra bir araya getirilmiş. Sayfaların yarısında ise orijinal halleri var. Orijinal hallerinini tek tek okumaya çalışmak çok güzeldi. O zamana ait olduğunu bilme hissi insanda garip bir iz bırakıyor. Sadece Aliye Ali’nin yazmış olduğu mektupları yarım bile olsa görmek isterdim. Mektuplar o kadar güzeldi ki ne güzel mektuplardı öyle. Hitap şekli gerçekten çok iyi Ruhum Filiz…O kadar içten, o kadar samimi ki. Ahmet Arif Leylim Leylim eseriyle aynı hissi aldım. Çok güzeldi keyifle okuyun