Eren

Eren
@desireofvoid
Varlık kendine yabancıdır.
izmit
66 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Reklam
Varolanlar nerede doğuyorlarsa orada yok olurlar zorunluluğa göre. Onlar, bir diğerine, adaletsizliğin karşılığı olarak, zamanın düzenine göre, aynı adaleti verirler. AnaksimandrosAnaksimandros
Felsefe
Mitoloji, Pathos ve Logos'a ait ilginç bir yazı
Cesaretle savaşırsınız, onurla savaşırsınız... Peki aslında ne için savaşırsınız? Savaşımızı, şövalyelerimizin neden savaştığını anlayabilmek için çoğunluğun unuttuğu bazı gerçekleri yeniden gün ışığına çıkarmalıyız. İçinde bulunduğumuz savaşın kökleri evrenin başlangıcına dek uzanıyor. Ne de olsa dünya hep bugünkü gibi bir yer değildi. Bizim zaman diye adlandırdığımız dönemden önce yalnızca mistik bir boşluk vardı ve bu boşlukta çok eski, hiçbir özel şekli olmayan enerjiler dolanıyordu. Bilinmeyen bir sebeple bu eski enerjiler yavaş yavaş biçim kazanmaya başladı. Bu cisimleşme/maddeleşme sırasında çok özel bir güç bilinç kazandı. Logos adındaki bu gücün tek amacı kendi yansımasını yaratmaktı. Yüksek dağları, derin vadileri ve masmavi gökyüzü ile Carnac dünyasına ilk şekil veren o oldu. Sonra, kayaları yontması, vadileri ve okyanusları doldurması için suyu getirdi. En sonunda dünya mistik boşlukta turkuaz renkli bir mücevher gibi salınan muhteşem bir yere dönüştü. Ancak, Logos tatmin olmamıştı. Yarattığı nehirlerin, okyanusların ve göllerin ihtişamına tanıklık edecek birilerinin olması gerektiğini hissediyordu. Kayalar ve dağlar tek başlarına görkemliydi fakat hiçbirinde hayat yoktu. Logos, dağları yapmak için kullandığı enerjiden artanlar ile hayatı yarattı. Artık suda yüzen balıklar ve toprakta yetişen ağaçlar vardı. Ardından yeryüzünde hayvanlar belirdi ve gökyüzünde kuşlar süzülmeye başladı. Logos, son olarak, kendisine benzeyen insanları yarattı. İnsanlar, Logos gibi, dünyayı kendi ihtiyaçlarına göre şekillendirme gücüne sahipti. Bir süre herşey yolunda gitti. Logos, insanlar onu Tanrı diye adlandırıyordu, durumdan memnundu; yarattıkları ise kendilerine bahşedilen dünyanın tadını çıkarıyordu. Oysa yakında hepsinin huzuru bozulacaktı. Yansıması olan insanları
Felsefe
New York Yanılsamaları (2008)
Camdan dışarıya bak. Resimlerinden biri için sana poz verdirdiği günü hatırlıyor musun? Senin güzelliğini sana ifade ediş şeklini? Kısa bir an için de olsa sana kendini nasıl özel hissettirdiğini? Onu nasıl da özlediğini düşün. Ayağa kalk. Şimdi bekleme zamanı ve kimsenin umurunda değil. Senin beklemen bittiğinde dahi, bu oda burada olacak... ...ve elbiselere, ayakkabılara ve kutulara ev sahipliği yapacak... ...ve belki de bir gün, başka bir bekleyeni ağırlayacak. Belki de ağırlamayacak. Odanın da umurunda olmayacak bu. Merhaba? Artık asansörü çalıştıran kimse olmayacak. Bir zamanlar önünde olan heyecanlı ve gizemli gelecek... ...artık arkanda kaldı.
Sinema
The soft moon - Insides
youtu.be/jILV2bOemmg Mükemmel bir klip. Şarkıyla uyumlu adeta bağımsız bir filmin kesiti gibiydi.
Müzik