Eren

Eren
@desireofvoid
Varlık kendine yabancıdır.
izmit
66 okur puanı
Aralık 2017 tarihinde katıldı
Zayıf, kof her zaman başkasının etkisi altında hareket etmeye alışmış, ama bir aralık isyan bayrağını çekip kuvvetli, makul olmaya karar veren kimselerin bu hareketlerinin her zaman belirli bir sınırı vardır. Başlangıçta isyanları son derece şiddetlidir. Bu şiddet çılgınlık hali alır. Karşılarına çıkan engellere gözleri kapalı atılırlar, güçlerinin üstünde çaba gösterirler. Ancak belirli noktaya varınca kendinden geçmiş o insan zınk diye duruverir, "Ben neler yaptım?" gibisinden korku içinde kalakalır. Hemen arkasından da sönmüş balon gibi pörsür, ağlamaklı olur, diz çöküp af diler, her şeyin eskisi gibi olması için yalvarır, her şeyin bir an önce sonuçlanmasını ister.
Sayfa 156
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Sabah, saat daha on olmadan, kentte çok tuhaf, inanılmayacak birtakım söylentiler dolaşmaya başladı. Bu söylenti, aramızdan birinin başına gelen olağanüstü bir kepazelik bizi daima sevindirdiği gibi, Mordasov'da hırçın, vahşi bir sevinçle karşılandı.
Birçok ilkel insan, çalışmak zorunda olmadığında, hiçbir şey yapmadan saatlerce oturmaktan oldukça memnun kalır; çünkü kendisi ve dünyası ile barışıktır. Ama modern insanların çoğu sürekli olarak meşgul olmalı ya da eğlenmelidir, yoksa "sıkılır" , yani huzursuz ve asabi olur.
Felsefe
Kierkegaard, çifte umutsuzluk adını verdiği şeyi yaşayan bazı insanları anlatır. Bu insanlar umutsuzdur ama umutsuz olduklarını fark edemeyecek kadar kendilerini aldatırlar. Demek istediğim şu: acılarımın çoğu, arzularımla hareket etmemin sonucunda ortaya çıkar ve sonra bu bir anlık tatminle mutlu olurum, kısa süre sonra bu tatmin can sıkıntısına dönüşür, derken bir arzu daha ortaya çıkar. Schopenhauer bunun evrensel insan durumu olduğunu düşünmüş. İstemek, anlık tatmin, can sıkıntısı, sonra daha fazla şey istemek.
Sayfa 106 - Pegasus yay.·Kitabı okudu