(spoiler) Bu kitapta yalnız bir aile değil, bir çağ, bir insanlık anlayışı, bir onur biçimi can çekişiyor. Kazuko’nun sesiyle anlatılan çürüme; çiçek gibi açması beklenen hayatların, küf gibi büyüyen acılara dönüşmesini izliyor. Her cümle, içten içe çürüyen bir toplumun cenaze marşı gibi yankılanıyor. Sevgi artık bir zaafa, gurur bir intihara, umut ise bir deliliğe dönüşmüş. Batan Güneş, karanlıkta çırpınanların, yeni doğacak bir sabahın asla gelmeyeceğini bile bile göğe bakanların romanı. Bu hikâyede güneş yalnızca batmaz, her şeyi yakarak, yok ederek söner.