Puan vermedi
Off-Campus serisinin ilk kitabı olan "Anlaşma", beni hem güldüren hem de duygulandıran bir romantik kurgu oldu. Yakın zamanda çıkan dizisinin ilk sezonunu da izledim ama dürüst olmam gerekirse kitap bende çok daha büyük bir etki bıraktı. Karakterlerin duygularını, geçmişlerini ve aralarındaki bağı kitapta çok daha derin hissettim. Hannah ve Garrett Graham ikilisi kısa sürede favorilerim arasına girdi. Hannah güçlü görünmeye çalışan ama geçmişinden taşıdığı yaralarla mücadele eden bir karakter. Garrett ise ilk bakışta tipik popüler hokey oyuncusu gibi görünse de sayfalar ilerledikçe onun da ne kadar kırılgan tarafları olduğunu görüyoruz. Aralarındaki o sahte ilişki anlaşmasının zamanla gerçek duygulara dönüşmesini okumak çok keyifliydi. Özellikle atışmaları, birbirlerine destek olmaları ve yavaş yavaş güven inşa etmeleri bana oldukça samimi geldi. Romantik sahneler kadar dostluk ve iyileşme teması da çok güçlüydü. Kitabı severek okumamın en büyük nedenlerinden biri de Garrett'ın Hannah'yı gerçekten dinlemesi ve onu olduğu gibi kabul etmesiydi. İlişkileri sadece çekim üzerine kurulmamıştı; birbirlerinin yaralarını gören ve buna rağmen yanlarında kalmayı seçen iki insanın hikâyesiydi. Dizi uyarlamasını izlerken bazı sahneleri görmek hoşuma gitse de Hannah ve Garrett'ın iç dünyalarını, yaşadıkları duygusal dönüşümü kitapta çok daha yoğun hissettim. Bu yüzden benim için kitabın yeri ayrı kaldı. Off-Campus uyarlaması ilk sezonu Hannah ile Garrett'ın hikâyesini temel alıyor. Kitap, sadece eğlenceli bir üniversite romantizmi değil; güvenmek, iyileşmek ve sevildiğini hissetmek üzerine sıcacık bir hikâyeydi. Hannah ve Garrett'ın ilişkisini okurken birçok kez gülümsedim, bazı yerlerde duygulandım ve kitabı bitirdiğimde Briar Üniversitesi'nden ayrılmak istemedim.
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,241 okunma
Farawell Bazarov
Puan vermedi·256 syf.··
2026 24. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 02:35
-spoiler- Kitap 1800 lerin Rusya’sının sert bir toplumsal eleştirisini ve görünürde kuşak çatışmasını ama alt metinde ideolojilerin realiteyle karşılaşıldığında nasıl şekil aldığını ve bunun bireylerin karakter kurgusunu nasıl etkilediğini ele alıyor. Bu incelemeyi kitabın konusunu felsefi ya da teknik olmaktan çok bireysel ve duygusal açıdan ele alarak yazmak içimden geliyor. Özellikle Bazarov beni tetikleyen bir karakter oldu çünkü pek çok açıdan eleştirdiğim ve hoşlanmadığım her şeyin bir aynası gibiydi. Bazarov genç ve idealist bir nihilist olduğunu iddia etmesine karşın en başından beri bir teori praksis uyumsuzluğu yaşıyor. En kötüsü de bunun farkında olmaması. Yine insanların kendilerine atfettikleri değerin aslında boş olduğunu savunmasına rağmen kendisine kapasitesinin çok üstünde bir misyon yükleyerek önemli işler yapacağını belki bilimsel bir devrim gerçekleştireceğini düşünüyor. Yine sık sık bilim ve rasyonaliteye olan inancını vurguladığını görüyoruz ancak kendi hastalığında bir süre mikrop kaptığını reddederek üşüttüğünü iddia ediyor ve buna inanmaya çalışıyor. Belkide aslında hayatta inançlara da yer olduğunu anladığı nokta burası olabilir, tıpkı Anna ile birlikte aşka da yer olduğunu anladığı gibi. Çelişkilerle dolu bir karakteri var ama benim açımdan katlanılmaz olan işaretlere ve doğal sonuçlara sürekli gözlerini kapatması. İnandığın gerçekle aslında realitede olan arasında fark varsa bu değişmen gerektiğinin göstergesidir. Arkadiy bunu fark ederek kendisini buldu ama Bazarov bir türlü bunu yapamadı. Aile desteği açısından aralarında bulunan fark mı buna sebep oldu? Bunu zannetmiyorum çünkü her ikisinin de destekleyici bir aile yapısı vardı. Arkadiy ailesinin desteğini kabul etti ama Bazarov sarsılmaz egosunu yenerek bu desteği kabul edemedi. Keşke
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202556bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Kitap ile buluşmamı en sevdiğim kişi sağladı. Aldığım en güzel hediyeymiş meğer başta anlamamışım. Özellikle zor günlerden geçen dostlarınıza alabileceğiniz en kıymetli hediye olabilir. Karakter ile birlikte çıktığımız bu yolculuğu resmen yaşadım. Kitaptaki karakter bizzat bendim. Yolculuk anlatımı, betimlemeler o kadar iyiydi ki tüm detayları zihnimde film sahneleri gibi izledim veya içinde bulundum. Kitap devam ederken karakter gün geçtikçe iyileşti, birlikte iyileştik. Kurgu basit gelebilir ancak bu kitap benim zor süreçlerden sonra okuduğum ilk kitaptı. Beni içine çekerek zihnimi sakinleştirmeme destek oldu. Sonrasında yeniden kitap okuyabilmeye başladığım için çok kıymetli.
Duygu ve Düşünce
Bugün Kalan Hayatımın İlk GünüMaud Ankaoua · Yan Pasaj Yayınları · 20238,3bin okunma
2000 Yıllık Seçim Rehberi
7/10
·96 syf.··
2026 25. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Haziran 2026 00:12
Yaklaşık 2000 yıl önce yazılmış olmasına rağmen, kitapta günümüz siyasetiyle hâlâ örtüşen birçok tespit bulunuyor. Cicero’nun aktardığı seçim stratejileri, siyasetçilerin nasıl destek toplayacağı ve insan ilişkilerini nasıl yöneteceği konusunda ilgi çekici ipuçları veriyor. Kısa sürede okunabilecek, akıcı bir eser. Elbette bazı bölümler dönemin şartlarından dolayı günümüze tam olarak uymuyor ve derin bir siyaset teorisi bekleyenler için biraz yüzeysel kalabilir. Buna rağmen siyasete ilgi duyanların ve özellikle siyasete girmeyi düşünenlerin faydalanabileceği bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Siyaset SanatıQuintus Tullius Cicero · Kronik Kitap · 2023451 okunma
10/10
·576 syf.··
2026 101. kitabı
DURUMAVİİ~KIZIL GECE~ Selam.Bugün size sevgili @_durumavii ‘nin kaleme aldığı #kızılgeceserisi ‘nin ilk kitabı ile geldim.Yazarın kalemini ben çok seviyorum ve ne yazsa okurum.Ama ama bu serisi benim içim bir başka.Kitabın kalın olması gözünüzü korkutmasın çünkü hani şu kendini su gibi okutan kitaplar vardır ya İşte bu kitap o kitap.Yazarın yaratmış olduğu evren karakterler harikaydı.Ama ben en çok Rozelin’im karakterinin duruşuna bayıldım.O kafa tutmaları yok mu şahaneydi.Tabi erkek karakterimizi de hiç yamana atamayacağım sert görünen ama güzel bir kalbi olan Biran’a da ayrı bir düşmedim değil.İkilinin atılmaları da ayrı bir güzeldi.Kısacası kitaba bayıldım ve devamını da en kısa zamanda okuyacağım.Ve bu seriyi türü seven herkes mutlaka okumalı diyorum. Rozelin Demir, beş çocuklu bir ailenin en büyük kızıdır. İnşaat işçisi babası bir kaza geçirdikten sonra çalışamaz duruma gelince,Rozelin hem okuyup hem çalışmak zorunda kalır. Ailesine çok düş gündü ve onlar için elinden geleni yapar. Bir gün en yakın arkadaşı Gupse bir yardım vakfı olduğunu ve durumu kötü olan kızlara yardım ettiğini söyler.Rozelin’de ailesine destek olur düşüncesiyle bu vakfa gider. Ama bu vakıf Rozelin’in kabusu olur.Gece yarısı gelen bir telefonla vakfa gider,burada kendinden geçer ve Rozelin gözlerini bambaşka bir evrende açar. Hiç bilmediği bir odada,kasıklarına saplanan korkunç bir ağrıyla gözlerini açan Rozelin neler olduğunu anlamaz. Uyandığı yer Safornikan Ülkesi’nin Aydınlık Bölgesidir.Onu buraya getirttiren bölgenin lideri Temur’dur.Rozelinin başına gelen tek şey de bu değildir.Aklına asla gelmeyecek bir şey başına gelmiştir.Ne yapıp edip buradan kurtulması gerektiğini bilen Rozelin sonunda buradan kaçar. Sınır denilen yere geldiğinde iki kişiyle karşılaşır.Efraim ve Mirel ona yardım
Kızıl GeceDuruMavii · Vera Kitap · 2026214 okunma
Bin Yıldır Düşmeyen Cephemiz Doğu Türkistan
6/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
"İnsan kafasını fare kafasından ayıran en temel özellik zalime karşı duyduğu öfkedir." İhsan Şenocak'ın "Bin Yıldır Düşmeyen Cephemiz Doğu Türkistan" eseri, sadece bir coğrafyanın hazin hikâyesini değil, İslam ümmetinin kanayan iki büyük yarası olan Doğu Türkistan ve Gazze’nin sessiz çığlığını kalbimize mühürlerken, bu coğrafyalarda yaşayan ümmetin onur ve hürriyet davasını sarsıcı bir dille ele almaktadır. Kitaptan süzülen şu hakikatler ışığında hazırlanan bu inceleme, Doğu Türkistan’da yaşanan sessiz soykırımı iliklerimize kadar hissettirirken, okuyucuyu konforundan uyandırıp bir vicdan muhasebesine davet etmekte, her Müslüman’ın bu ve bunun gibi eserleri neden okuması gerektiğini gözler önüne sermektedir. Tarihin Sessiz Çığlığı: İkinci Endülüs Doğu Türkistan Bugün Gazze’de bombalar altında can veren kardeşlerimizin feryadı dünyayı inletirken, Doğu Türkistan’da "Sincan/Kazanılmış Topraklar" adı altında sessiz bir soykırım yaşanmaktadır. Yazar, bu kadim İslam beldesini "İkinci Endülüs" olarak tanımlar; dün Kilise’nin Endülüs’te yaptığı kültürel ve fiziksel yıkımın bir benzeri, bugün modern dünyanın gözleri önünde Çin tarafından Türkistan topraklarında sistematik bir şekilde tatbik edilmektedir. Bir yanda Gazze’nin açık hava hapishanesi hali, diğer yanda Türkistan’ın devasa bir toplama kampına dönüştürülmesi, kalbi olan her mümin için taşınması zor bir yüktür. Firavun’u Geride Bırakan Modern Bir Soykırım Eserde, Çin zulmünün ulaştığı boyutların tarihteki en zalim figürlerle kıyaslandığı görülmektedir. Yazarımız eserde bu konuyu şöyle vurgulamaktadır. "Firavun'un Beni İsrail'e yaptığından daha sefil bir zulüm var bugün Doğu Türkistan'da. Firavun, doğan çocuklardan sadece erkekleri, Çin ise daha anne karnında kız-erkek ayrımı yapmadan hepsini katlediyor. Ne var ki
Din
Bin Yıldır Düşmeyen Cephemiz Doğu Türkistanİhsan Şenocak · Hüküm Kitap · 2019534 okunma