Vakti ile nerede olursam olayım şanslı bir insanım derdim. Fakat şanslı insan kendisine iyi bir yazgı sağlayan insandır. İyi yazgı da ruhun iyi gelişimi, iyi dürtüleri, iyi eylemleridir.
Hiç kimsenin başına yaratılışı gereği katlanamayacağı hiçbir şey gelmez diğerlerinin başına gelenler senin de başına gelir. Kente zararlı olmayan yurttaşa da zarar vermez. Zarara uğradığını düşündüğünde şu kurala başvur: Eğer Kent bundan zarar görmüyorsa Ben de zarar görmem
Madde sürekli akan bir nehir gibidir hiçbir şey durağan değildir geçmiş ve geleceğin her şeyi yutan sonsuz boşluğunu dibi görünmez uçurumunu düşün. Bunlar karşısında böbürlenen yakınan feryat eden kendini boş hele perişan eden bir ahmak değil midir sanki dertlerimiz çok büyükmüş ve çok uzun sürecekmiş gibi.
Birisi bana zararlı bir şey mi yaptı? Varsın öyle olsun. Onun kendi mizacı, kendine has eylemleri var.
Nedenden ve maddeden meydana geldim fakat bunların hiçbiri hiçlikten var olmadıkları gibi hiçliğe karışmayacaklardır bu yüzden tüm parçalarım değişerek evrenin bir parçasına dönüşecek ve O parçada değişip evrenin bir başka parçasına dönüşecek ve sonsuza dek böyle devam edecek.
Kendime Düşünceler
Ölümü kabullenmek gerek, onun doğanın bir parçası olduğunu bizimde doğadan bir parça olduğumuzu kavramak gerekir.
Herkesin bir zamanı var. Herkesin gideceği yol farklı. Herkes payına düşeni yaşayacak. Bizimde payımıza ne düşmüşse o. Fazla yaşasak bile değişen bir şey olmayacak. Erken ölsek de kaybettiğimiz farklı bir hayat olmayacak. Rolü ve görevi biten sahneden ayrılacak.