Kader Dilekçi

Kader Dilekçi
@destiny_
Yeni yıl için sipariş verdiğim kitaplarımın bir kısmı geldi🙏☺️ 2025'in ikinci yarısında pek okuyamadım ama ✨2026 bol okumalı bir yıl olsun✨
1000Kitap
Reklam
Kendime Düşünceler Ölümü kabullenmek gerek, onun doğanın bir parçası olduğunu bizimde doğadan bir parça olduğumuzu kavramak gerekir. Herkesin bir zamanı var. Herkesin gideceği yol farklı. Herkes payına düşeni yaşayacak. Bizimde payımıza ne düşmüşse o. Fazla yaşasak bile değişen bir şey olmayacak. Erken ölsek de kaybettiğimiz farklı bir hayat olmayacak. Rolü ve görevi biten sahneden ayrılacak.
Haz da mutluluk da iyi hissettirir bu yüzden insanlar ikisini karıştırma eğilimindedir. Oysa önemli farkları vardır; 1) Haz kısa, mutluluk uzun sürelidir. 2) Haz bedensel, mutluluk zihinseldir. 3) Haz almaktır, mutluluk vermektir. 4) Haz tek başına deneyimlenir, mutluluk sosyal ortamlarda birlikte sağlanır. 5) Haz maddeler ile sağlanabilir (şeker, alkol, ilaç), mutluluk sağlanamaz. Şimdi biraz da işin kimyasına bakalım. Haz duygusu dopamine, mutluluk seratonine bağlıdır. Her ikisi de beyinde sinir iletisinde aracı moleküllerdir. Dopamin sinirleri uyararak, seratonin ise bazı bölgeleri baskılayarak etkir. Hazzın yarattığı sorun da tam buradan, dopaminin bu özelliğinden başlar. Aşırı dopamin nöronları (sinir hücreleri) öldürür. Yavaş bir tempoda kronik aşırı uyarı sonucu sinir hücresi ölümü gerçekleşir. Diğer sorun dopaminin bağımlılık yapmasıdır. Haz arayışı tekrar eden uyarılara, hep daha fazlasını aramaya yol açar. Bunun adı da bağımlılıktır. Seratonin de bu sorun yoktur. Seratonin tatmin duygusu, mutluluk yaratır. Aşırı mutluluk diye bir kavram yoktur. Olsa bile aşırı mutluluktan ölünmez. Beyinde dopamin fazlalığının diğer bir istenmeyen yan etkisi ise dopaminin seratonini azaltmasından kaynaklanır. Bu kimyasal etkinin biyolojik sonucu mutsuzluktur. Yani haz arayışı mutsuzluğa yol açmaktadır.
Reklam