Gerçek Bir Varoluş
Puan vermedi·256 syf.··
2026 5. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 17:35
Gerçek bir hikaye.. Somali çöllerinde göçebe bir ailenin 12 çocuğundan biri Waris. Kitapta 5 yaşında iken yaşadığı kadın sünnetinden 13 yaşında 5 deve karşılığı yaşlı bir adamla evlendirilmeye çalışılmasından modelliğe uzanan yaşam süreci anlatılıyor. Kitap boyunca Warisin zihninin sürekli bir çıkış yolu bulmak için mücadele vermesi ve başına gelen bir çok olay akla hayale sığmayacak kadar üzücüyken, onun o sıcak kalbi, şartları zorlayışı ve direnişi bana inanmanın gücünü tekrar hatırlattı. Ayrıca ebeveynlerine yönelik suçlayıcı olmaması, onları anırsarken sevgi hissetmesi ve yakınmadan devam edip Allah yolumu gösterir düşüncesi beni etkileyen bir diğer kısım oldu. Kitapla ilgili bir çok detay yazılabilir ama ben en sevdiğim alıntı ile incelemeye son veriyorum. “İnsan yaşam yolunda ilerlediğinde, şiddetli fırtınaların içinden geçtiğinde, güneşin tadını çıkardığında ve çevresindeki onlarca hortumun arasında ayakta durmaya çalıştığında, hayatta kalmanın yalnızca kişinin isteğine ve kararlılığına kaldığını anlıyorum.”
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,8bin okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2017 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Şubat 2017 00:00
Agatha Christie’nin Poirot Araştırıyor adlı eseri, ünlü dedektif Hercule Poirot’nun farklı olayları çözmeye çalıştığı kısa hikâyelerden oluşan bir polisiye derlemesidir. Kitap, tek bir büyük olaydan ziyade birden fazla küçük ama zekice kurgulanmış vakayı okuyucuya sunar. Her hikâyede Poirot’nun keskin gözlem yeteneği ve “küçük gri hücreler” olarak adlandırdığı mantık yürütme gücü ön plana çıkar. Olayların çözümünde şüphe, detay ve insan psikolojisi önemli rol oynar. Bu da kitabı sadece bir polisiye değil, aynı zamanda insan davranışlarını analiz eden bir eser haline getirir. Hikâyelerin kısa olması, kitabın hızlı okunmasını sağlar. Ancak bazı okuyucular için bu durum, karakter derinliğinin sınırlı kalmasına neden olabilir. Yine de her vaka kendi içinde tatmin edici bir çözümle sonuçlanır ve Poirot’nun zekâsını bir kez daha ortaya koyar. Genel olarak Poirot Araştırıyor, Agatha Christie’nin anlatım gücünü ve dedektif karakterinin ne kadar ikonik olduğunu gösteren, keyifli ve sürükleyici bir polisiye derlemesidir.
Poirot AraştırıyorAgatha Christie · Altın Kitaplar · 20151,322 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Detay çok az
7/10
·191 syf.··
2026 7. kitabı
Tabiki türünün öncülerinden ve ilklerinden hatta o türün yaratıcısı olarak bir kült diyebiliriz. Çok fazla film ve kitaba da ilham kaynağı bir eser. Polisiye okumaya yeni başladığım için okudum. Bence 10luk bir kitap değil bu konuda abartıldığını düşündüm. Katilin kim olduğunu en sonunda öğreniyoruz. Fakat bu süreçte zaten kısa bir kitap bir de çok az detay betimleme barındırıyor bu yüzden okuyucuya çözebileceği bir bulmaca verilmiyor bence. Yoktan teori var edip katilin kim olduğunu belki öyle bulabilirsiniz ama yani herhangi bir ipucundan yola çıkarak bir teori atamıyorsunuz ortaya. Kitap çok kısa olduğu için bir günlük bir süre sanmıştım mesela sanırım 4-5 gün gibi bir süreyi anlatıyor hani o kadar az detay barındıran bir kitap. Çerezlik
On Küçük ZenciAgatha Christie · Altın Kitaplar · 200643,7bin okunma
9/10
·256 syf.··
2026 8. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:59
Bu kitap uzun zamandır okuduğum en etkileyici kitaplardan biri oldu. Kurgusu o kadar ince ince işlenmiş ki ilk başta okuduğun bazı hikâyelerin ve detayların ilerleyen bölümlerde tekrar karşına çıkıp anlam kazanması beni gerçekten hayran bıraktı. Her şey öylesine ustaca birbirine bağlanmış ki hiçbir detay boşa yazılmamış hissi veriyor. Kitapta altı çizilesi o kadar çok cümle vardı ki neredeyse her bölümde durup bir şeylerin altını çizmek istedim. Bazı cümleler gerçekten insanın içine işliyor. Okurken sadece bir kitap okumadım sanki; karakterlerle birlikte yaşadım. Tasvirler ve betimlemeler o kadar başarılıydı ki olayları sadece okumuyorsunuz, adeta görüp duyuyorsunuz. Üstelik bunu yaparken bir an bile sıkmıyor. Yana ve Harriet’in hikâyelerinin bu kadar güzel bağlanması ve iki zamanın eş zamanlı olarak bu kadar anlaşılır bir şekilde aktarılması da bence kitabın en güçlü yanlarından biriydi. Her şey tam kararındaydı; ne kafa karıştırıyor ne de kopuk hissettiriyordu. Yer yer durup ağladığım bir kitap oldu. Bitirdiğimde geriye sadece çok etkileyici bir hikâye değil, uzun süre aklımdan çıkmayacağını düşündüğüm karakterler ve cümleler kaldı. Kesinlikle uzun süre unutamayacağım kitaplardan biri.
Malma İstasyonuAlex Schulman · Timaş Yayınları · 20245,5bin okunma
8/10
·232 syf.··
2026 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 16:10
Türk edebiyatının velut kalemlerinden Mahmut Yesari tarafından yazılan Gece Yarısı romanı, 1 Ağustos 1936 ile 3 Kasım 1936 tarihleri arasında seksen beş tefrika halinde Tan gazetesinde yayımlanır.¹ Dönemin tiyatro dünyasına dair renkli bir perspektif sunan romanda Celil Mahir ve çevresindekiler aracılığıyla okur Beyoğlu'nun sokaklarında ışıltılı bir gezintiye çıkar. Gece Yarısı'nda Mahmut Yesari, dönemin tiyatro kumpanyalarına, tiyatro sanatçılarının bohem yaşantısına, günü gününe yaşayışlarına, aralarında çıkan anlaşmazlıklara ve rekabete dair önemli gözlemlerini aktarır. Romanda Darülbedayi'nin disiplinli tiyatro çalışmalarıyla amatör kumpanyaların disiplinsiz, derme çatma, belli belirsiz bir tempoyla çalışmaları, yapılacak her hazırlık için sermaye bulma uğraşları arasındaki çatışma dikkat çekicidir. Mahmut Yesari, romanına daha çok ikinci gruptaki ismleri yani amatör oyuncuları seçer: Celil Mahir, Fofo, Sunullah, Tayyar Bey, Kuvart, Sadrettin Rahmeti, Mevlüt, Bilal, Özdemir ve sonradan onlara katılacak İclal Hanım romanın asıl karakterlerini oluşturur. Bununla birlikte romanın kilit isimleri arasında Madam Zorayi ve Amca Safder'i de unutmamak gerekir. İmparatorluk artığı bu iki isim, romandaki genç karakterlerin arasında "her şeyi sezen", "herkesi tanıyan" kimlikleriyle öne çıkarlar. Bu karakterlerin gerçek isimleri çağrıştırdığından romanın arka kapağında bahsedilmektedir: "Romandaki Celil Mahir (Celal Sahir), Kuvart (Nuvart Suat), Fofo (Toto Karaca), Sadrettin Rahmeti (Nurettin Şefkati), Sunullah (Lütfullah Sururi) ve Amca Safder (Baba Saffet) gibi karakterlerin çoğu ise dönemin ünlü oyuncularını anıştırmaktadır." Oyunculuğun yalnız sahnede kalmadığı, yaşamın tadına varmak için de birtakım oyunlara başvurulduğu, insanların oyuna getirildiği, oyuna gelindiği
Gece YarısıMahmut Yesari · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20265 okunma
Acının da, tatlının da kökü zaten evlerimizdedir.
10/10
·424 syf.·
2026 36. kitabı
"İnsanın kendini değiştirebilmesi her zaman büyük bir devrim niteliğindedir. Devrimler aniden olur gibi görünse de, aslında ortaya çıkışından çok önce başlar hazırlıklar. Öyle yavaş, öyle derinden gider ki her şey, yeraltında faaliyet gösteren gizli örgütler gibi, insanın kendinden bile gizlenirler. Kimseler fark etmeden için için kaynamaya başlayan bir yanardağ gibidir o. Lavlar püskürmeye başladığında artık hareket kendini tamamlamış ve tanımlamıştır. Ne mutlu o devrimi kendi hayatında yapabilenlere..." Gülseren Budayıcıoğlu kalemini çok sevdiğim yazarlardan ve bu kitabı da yine şaşırtmadı. Kitabın ana kahramanı olan Ayşa isimli hastasının Kırmızı Odaya gelme sebebi derinlemesine anlatılıyor. Ayşa'nın görünürdeki problemi, herhangi bir sıkıntı anında pelerin takarak dönmeye başlaması...Bu problem ise çocukluğundaki travmadan kaynaklanıyor ve bu travmadan sonra başına gelen her sıkıntıda dönerek kendini koruyabileceğini düşünüyor. Pelerini ise onun en büyük kalkanı olmuş. Kitap Ayşa'nın çocukluğundan itibaren başından geçen olayları anlatıyor. Bu olaylar arasında gizlenmiş sırlar da var tabi. Okuyucu olarak şaşırdığım ve etkilendiğim o kadar çok detay oldu ki...Ayşa'nın ailesi, çocukluk aşkı Ali, hikayeyi farklı noktalara getiren Doğan... Yazılanların gerçek hikayeden alınmış olması yüreğimi sızlatsa da benzer problemlere sahip olan kadınlara cesaret vermesi açısından faydalı buldum. Kitabın başından beri Ayşa'nın hikayesinin mutlu sonla mı mutsuz sonla mı biteceğini düşündüm durdum, her bir sayfadan sonra sonraki sayfada olacakları merak ederek okudum. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Not: Psikolojik olarak çok etkileyiciydi, okumaya başlamadan önce ruhsal anlamda hazır olunması gerektiğini düşünüyorum.
Kırmızı PelerinGülseren Budayıcıoğlu · Doğan Kitap · 20223,445 okunma