Puan vermedi·424 syf.··
2026 20. kitabı
Amcasının ölümü üzerine geldiği Ünye’den bir türlü dönemeyen Mesut Akarsu, uğradığı silahlı saldırıdan sağ kurtulur. Canına kastedenleri bulup cezalandırmak için güvenli, pahalı ve lüks teçhizatlarıyla sert bir mücadeleye girişir. Hikaye ilerledikçe bireysel bir öç alma öyküsünden sıyrılarak siyasetin, paranın ve gücün belirlediği kirli ilişkiler ağını gözler önüne sererek karanlık bir dünyanın kapılarını aralamaktadır. Bununla birlikte, haklılığın etik değerlerden ziyade güç ilişkileriyle "adalet adaletsizliği himaye ediyor" tablosunu şekillenmektedir. Kitap boyunca yalnızlık, şiddetin bir dil haline gelmesi, suçun meşrulaştırılması ve insanın çıkarcılığı yazarın akıcı üslubuyla işlenip sürükleyici bir intikam hikayesidir. Yazarın, bu kitabıyla birlikte dokuz  kitabı vardır.  "Zarar Vereceksin" ,  Orhan Kemal Roman Armağanı ödüllü eseri "Çıplak ve Yalnız" kitabının devamı niteliğinde olan son romanıdır. Beğenerek sayfalarını çevirdiğim bu eseri  okuyacak olanlara tavsiyem, bu iki kitabı birlikte okuyunuz.
Zarar VereceksinHamdi Koç · Doğan Kitap · 202631 okunma
9/10
·448 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 12:31
SESSİZ MİRAS-MELANI DOBSON,448 sayfa, “ Bazı sırlar zamanla değil, cesaretle açığa çıkar.” Sessiz Miras yine bir İkinci Dünya Savaşı yine Nazi Zulmü ve yine Yahudi soykırımı ile ilgili…Ama bu sefer savaşı farklı bir yönden okuyoruz.Kaybolmuş insanlar,ailelerinden koparılmış çocuklar ,geçmişi unutturulan insanlar, geçmişin karanlığında gizlenen sırlar ,üstün nesil yetiştirme takıntısı,arkeolojik çalışmalar görüntüsü altında gen araştırmaları ,kaybolmuş insanlara ait miraslar … Kitabı okumaya başlamadan önce yanınıza kağıt kalem almanızı önereceğim.Çünkü karakter çok,birbiri ile iç içe ve geçmiş ile günümüz arasında gidip geliyoruz.Kitabın sonunda kim kimdir açığa çıkıyor ama olaylar arasında bağlantı kurabilmek için bir soy ağacı🪾 çıkarmak kesinlikle gerekiyor.Olaylar ve kişilerin bağlantısı ancak o zaman daha iyi anlaşılıyor ve kitabı okunur kılıyor.İlk kez bu kadar karışık olayların ve kişilerin anlatıldığı bir Arkadya Yayını okudum.Benden size küçük bir tiyo… Yine gerçek olaylar üzerine kurulmuş bir dönem kitabı…Geçmiş 1940’larda başlıyor gelecek 1999 lardan..Geçmiş dönem karakterlerin fedakarlıklarını,dostluğu,kayıp çocuklara sahiplenmeyi anlatırken günümüz de karakterlerin geçmişten gelen bir sırrı çözmesini anlatıyor. “Bir aile sırrı nesiller boyu sessiz kalabilir mi, yoksa gerçekler eninde sonunda gün yüzüne çıkacak bir çatlak bulur mu?" Kitapta 1940’ların Nazi Almanya’sından günümüz Amerika’sına uzanan etkileyici bir yolculuğu okuyoruz.Geçmişin saklı sırlarını ve unutulmuş kimliklerini bir araya getiren roman, Hanna Tillich adında genç bir arkeoloğun ve soykırım araştırmacısı Ember Ellis’in kaderlerini kesiştiriyor. Naziler tarafından kaçırılan küçük bir kız çocuğu ve günümüzde bu hikâyenin izini süren bir araştırmacı… Hanna
Sessiz MirasMelanie Dobson · Arkadya Yayınları · 202559 okunma
Reklam
Puan vermedi·344 syf.··
2024 18. kitabı
Mücella...Babasız büyüyen bir kız çocuğu... Küçük, masum ve savunmasız... Babası olmadığı için annesiz de kalmıştı Mücella. Çünkü annesi baba olmaya çalışmış ama ne baba olabilmiş ne de anne olabilmişti. Korkuyla büyümüştü. Hep sınırları vardı hayatının. Annesinin koyduğu keskin ve aşılmaz sınırlar... Annesinin izin verdiği gibi yaşıyordu Mücella. Babasızdı ve korumasızdı... Diğer genç kızların yaptığını yapamazdı o. Okula bile gidemedi. Çünkü ya bir şey olursa, diyordu annesi. Ya laf söz gelirse. Hem babası da yoktu zaten. Babası yok diyerek büyütmüştü Mücella’yı annesi. Düşünüyorum ya aklıma teyzemin anlattıkları geliyor. Anneannem de onu okutmak istememiş dedem vefat edince. Bu yetim biz okutmayacağız, demiş her okula gelişinde. Teyzem ortaokul 1.sınıfa gidiyormuş dedem vefat ettiğinde. Başarılıymış da. Kendi çabalarıyla liseyi de okumuş ama o kadar. Devamı yok. Çünkü babası yokmuş arkasında olacak. Ortaokula kaydını yaptırmasaydı dedem muhtemelen o da kendinden küçük diğer kardeşleri gibi sadece ilkokul okuyabilecekti. Maalesef böyle. Babasız olmak demek hayatta diğerlerinden bir adım geride olmak demekmiş önceden. Peki şimdi nasıl durumlar? Şimdi de diğerlerinden daha güçlü olmak zorunda değil mi babasız bir kız çocuğu? Çünkü babasının onun için yapacaklarını da yapmak zorunda. Ne zamana kadar peki? Tabi ki o yükü ondan alacak, o büyük eksikliği bir nebze olsun dolduracak kişiyi bulana kadar. Işte burada da büyük bir sorunla karşılaşıyor babasız kız çocukları. Doğru kişiyi bulamıyorlar. Büyük bir eksiklik var ve onu kapatmanın acelesi içerisine giriyorlar. O eksiği doldurmak şöyle dursun daha da artıracak kişiler ile birlikte oluyor hatta belki de evleniyorlar. Yani işin özü ve Nazan hocanın da bizlere çok güzel bir şekilde anlattığı babasız bir kız çocuğu olmak
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
8/10
·224 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 22:30
Eveeettt. Kelimeler üzerinde derin düşünüp, anlamaya çalıştım ve kafa yordum aklımın yettiği ölçüde… kelimeleri düşünürken aslında ne kadar düşünmeden kullandığım ve alt anlamını bilmeden kelimeleri katlettiğimin farkına vardım. Kelimelerin etimolojik (nereden geldiğiyle) kökenini ve aslına birbiri ile bağlantılı birçok kelimenin varlığını idrak ettim. Aşk diyince hep akla beşer gelir ve devamı şaşar. Ancak aşkı bir sarmaşığın dalı sarması gibi maşuk’u sarmalayan duygu yoğunluğu yani şiddetli bir muhabbet ve bu muhabbet Yaradana karşı olmalı iken ezelden. Maalesef insan olarak bunun farkında olmadan yaşadık, yaşadım. Cin, cenin,cennet,cinnet, ecnebi gibi kelimeler aynı köke sahipken biz de uyandırdı etki hep farklı olmuştur. Cennet= kapalı Bahçe, Cennet= aklı örtülmüş, ecnebi= uzaktan gelen, cenin= Anne rahminde görünmeyen insan anlamındadır. İnsan yakın olan, nisyan unutan iken insanın nisyan olduğu idrak edildi fazlasıyla. İnsafın merhamete dayalı adalet duygusu olduğunu bilirken; gözün ve kulağın insafını olduğu yoksa dünyanın zindan olacağı zihinde yerini aldı. krizin Çin dilinde hem tehlike hem de fırsat olduğu musibetin bir nimet olabileceği ve daha nice kelimenin üzerinde anlama çalışmaları başarı ile son buldu. Kelimelerin asıl anlatmak istediklerini anlamayı ve Hak dilinde Rabbim gösterdiği şekilde yaşamayı Rabbim nasip etsin inşaAllah.
1000Kitap
Kelime Tefekkürleri 1Bilgin Erdoğan · Uyanış Yayınevi · 20182 okunma
Kimi hamleler çok daha risklidir...
9/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 21:41
Vezir, Piyon ve Şah adlı distopik üçlemenin ikinci kitabıdır. Serinin ilk kitabı olan Piyon'un incelemesine profilimden ulaşabilirsiniz. Kitty, kimliğine büründüğü Lila Hart olarak hayatına devam ederken yapmış olduğu hata onu Başkayer'e götürür. Ülke yönetimi, artan nüfus ve yetersiz sayıda ki barınma ve yiyeceği göz önünde bulundurarak adeta ülke içinde başka bir yer, başka bir sistem oluşturmuş ve burada insanlardan habersiz korkunç şeyler yapmıştır. Burası, yani Başkayer, sınırlı sayıda çocuk sahibi olması gerekirken sınırı aşan insanların çocuklarının, -yani ekstraların- yaşlıların, yönetimin işine yaramayan, kural ve yasakları çiğneyen suçluların adeta hayvan gibi avlandığı -şakasız- ve muamele gördüğü bir yerdir. Sistem, içeride kendisine bir istihbarat kurarak, güvenliği sağlayacak korumalar ve içeride olup biteni haberdar edecek birkaç ispiyoncu ile kimseye göz açtırmaz. Ve Başkayer'in dışında kalan ülkenin devamında olduğu gibi burada da sınıfsal bir düzen bulunmaktadır. Kitty ise yaptığı hatanın bedeli olarak Başkayer'e gönderilmiş olsa bile, Lila olan sahte kimliği, ona bu yönetimin içinde bir konfor alanına sahip olma hakkı sunar. Fakat o, tüm hepsini elinin tersi ile iter ve burada ki keşmekeşin içine atar kendisini. Fakat bilmediği bir şey vardır. İsyanın ateşi buraya da sıçramıştır ve Kitty, bu ateşi harlayacak olan tek şanstır. İlk kitapta serinin devamı için kurduğum önyargılar bu kitap ile yerlebir oldu diyebilirim. Olay silsilesi, ana karakteri bu kadar değerli kılan şeyin ne olduğu... Hepsi ustalıkla yazılmıştı. Ben çok beğendim. Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim. Aimee Carter
Distopya
VezirAimee Carter · Ephesus Yayınları · 20163,044 okunma
Puan vermedi·192 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 22:02
Okuyun, çocuklarım okuyun. Bulamasanız da okuyun. Savaş ve açlar kitabının devamı niteliğinde olan Öksüz Musa kitabı ile geldim. Ailesinin neredeyse hepsini kaybeden Musa ve iki kız kardeşi Samsun darüleytama yerleştirilmiştir ve Musa’nın asıl serüveni burada başlamaktadır. Daha çocuk yaşta sevdiklerinden koparılır hak etmediği bir sonla baş başa kalır. Musa bilmediği bir şehirde yeniden hayata tutunmaya çalışır ama kimseye de güvenemez. Savaş yıllarından sahipsiz kalan, şehit çocukları olarak çeşitli öksüz yurtlarına savrulan çocukların istedikleri sadece ekmek değil, şefkat güven sevme ve sevilme ihtiyaçlarının giderilmesidir. Musa’nın tek gayesi vardır o da okumak. Ailesinin yaşadığı sefaleti ileride kendide yaşamamak için okumak ve bir yerlere gelmek ister. Kendi kendine okumayı öğrenir ama o okuma isteğini tam anlamıyla karşılayamaz. Öğretmenlerinin yönlendirmeleriyle çeşitli çözümler üretilir ama yine istenilen sonuç elde edilemez. En sonunda Musa Sivas öğretmen okuluna gider ve yeni bir maceranın da başlayacağını nereden bilebilir. Roman; Sultan Reşadın tahttan indiği ve yerine Vahdettin’in geçtiği dönemi de kapsar ve Kurtuluş Savaşına dek uzanır. Dilinin sade ama etkisi oldukça derin. Okuduğunuz her satır adeta içinize işleyecek. Bittikten sonra kalbiniz de bir sızı kalacak ve uzun süre etkisinden çıkamayacaksınız.
Öksüz MusaHasan İzzettin Dinamo · Tekin Yayınevi · 2017545 okunma
Reklam
Reklam