Eveeettt. Kelimeler üzerinde derin düşünüp, anlamaya çalıştım ve kafa yordum aklımın yettiği ölçüde… kelimeleri düşünürken aslında ne kadar düşünmeden kullandığım ve alt anlamını bilmeden kelimeleri katlettiğimin farkına vardım. Kelimelerin etimolojik (nereden geldiğiyle) kökenini ve aslına birbiri ile bağlantılı birçok kelimenin varlığını idrak ettim.
Aşk diyince hep akla beşer gelir ve devamı şaşar. Ancak aşkı bir sarmaşığın dalı sarması gibi maşuk’u sarmalayan duygu yoğunluğu yani şiddetli bir muhabbet ve bu muhabbet Yaradana karşı olmalı iken ezelden. Maalesef insan olarak bunun farkında olmadan yaşadık, yaşadım.
Cin, cenin,cennet,cinnet, ecnebi gibi kelimeler aynı köke sahipken biz de uyandırdı etki hep farklı olmuştur. Cennet= kapalı Bahçe, Cennet= aklı örtülmüş, ecnebi= uzaktan gelen, cenin= Anne rahminde görünmeyen insan anlamındadır.
İnsan yakın olan, nisyan unutan iken insanın nisyan olduğu idrak edildi fazlasıyla. İnsafın merhamete dayalı adalet duygusu olduğunu bilirken; gözün ve kulağın insafını olduğu yoksa dünyanın zindan olacağı zihinde yerini aldı. krizin Çin dilinde hem tehlike hem de fırsat olduğu musibetin bir nimet olabileceği ve daha nice kelimenin üzerinde anlama çalışmaları başarı ile son buldu. Kelimelerin asıl anlatmak istediklerini anlamayı ve Hak dilinde Rabbim gösterdiği şekilde yaşamayı Rabbim nasip etsin inşaAllah.