Babam bir bahçıvandı.Şimdi bir bahçe.
Nereden başlayacağımı bilmiyorum.Başlangıç bu olsun.Söz konusu,tabi ki ,bir son ,ama son nereden başlar?
Kitabın giriş cümleleriyle başlamak istedim. Sosyal medyada orada burada o kadar çok gördüm ki bu kitabı ve o kadar çok övülünce merakımdan okumak istedim. Bence övüldüğü kadar mükemmel , muhteşem değil…güzel kitap evet derinliği olan, duygusal yükü olan bir kitap ama muhteşem,mükemmel,övüldüğü kadar harikulade bir kitap değil ne yazık ki benim için. Ama beğendim tabi . İncelemeleri ,yapılan yorumları vs okuyunca ben kendi içimde çıtayı baya yükselttiğimden heralde kitap biraz beklentimin altında kaldı. Her neyse…ya da beni çok etkileyecek o kayıp havasında olmadan okuduğumdan bilemiyorum bi yerde tabi ki de buna şükr ediyorum da…Kitabı daha duygusal dille, o kaybın acısını, okuyucuya daha derinden hissettiren bi şekilde beklemiştim sanırım ama yine de çoğu yerde ağlaya, zırlaya ,burnumu çeke çeke okudum. bir kısmını tren yolculuğum sırasında okudum salya sümük ağlaya zırlaya ama bir yandan da karşımdaki kişiye bunu fark ettirmemeye çalışarak bu baya zor oldu benim için.
Bir süre bende Onkoloji servisinde çalışmıştım orada böyle kanser hastalarını sürekli gördükçe insan kendini bir çıkmazda gibi düşünüp bu illet öyle ya da böyle bir gün gelip seni ya da en yakınlarını bulacak diye saçma bir girdaba giriyorsun ve zamanla kendini bu gerçeğe alıştırıyorsun psikolojik olarak çok ama çok zor bir şey. Kitabı okurken o onkoloji hastaları ve o zamanlarki düşüncelerim geldi aklıma bunları yaşamayı bırakın sadece hemşire olarak olarak o hastalara bakım verip kendince de saçma bir düşünce yapısına girip kendin ve yakınlarına bir şey olacak korkusu bile muhteşem berbatken bu durumu bizzat yaşamak daha kötü.
Babamla aram çok iyi değil eh