O Kadar Çok Eksik Yanı Var Ki... 5 puan bile fazla oldu.
5/10
·520 syf.··
2026 12. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 18:47
Öncelikle kitabin devami nerede??? Ne kadar saçma ve eksik bir son oyle. Cok sasirdim bittiğine bir anda. Yazamamis. Gercekten yazamamış. Olmamis. Yani bunun bir dram hikayesi olmasını bekliyordum. Afganistan'da bir kadin olmak nasil, bunu okumak isterdim. Hadi bu konuyu işlemedin de oradan kaçan çocukları olan bir kadinin hayat hikayesini anlatayim dedin, e o da yok. Ne okudum ben? Bomboş uzatılmış, birbirinden kopuk 520 sayfa kitap. Spoiler Icerir Taaa en basta Freiba küçükken yaşadıklarını okumak isterdim. Noldu o sevdigi çocuğa? Noldu üvey kardesine? Orada hikaye yarım. Derken kaçmaya başladınız, neden hikaye senin olmaktan cikti da oglunun hikayesine dönüştü? Kitap ana kadin karakter fikrinden cok cok uzaklaşmış. Afganistanda baska neler oluyor, neden kocanı aldılar götürdüler? Neden Afganistan hayatını bu kadar es geçtin? Neden bize yasatmadin orada yasanilanlari? Sadece sokakta oglu ile hastaneye gitmeye çalışırken bir olay gorduk. Baska da bise yok. Yine eksik. Yunanistan'dan Ingiltere'ye nasil gittiniz, neler yaşadınız neden bu kadar ustunkoru geçtin? Hani Freiba'nin hikayesi ama Fereiba yok... Zaten birçok seyi atlamis. Hep kisa kesmiş. Ne hassa 520 sayfa tutmuş, cok ilginc. Ay zor bitirdim icim şişti ya. Ben de sanıyorum ki dram hikayesi okuyacagim. Yine hayal kırıklığı. Final desen çöptü. En azından oglu ile kadin bir kavussaydi. O da yok. Ne tamdı ki zaten?
Ay DüşerkenNadia Hashimi · Arkadya Yayınları · 2024525 okunma
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 23:49
Cimriliğin Ötesindeki İsim: Harpagon Cimri tamamen özgün bir hikâye olarak ortaya çıkmış bir eser değil. Oyunun en eski kaynağı, Plautus’un yazdığı Aulularia yani “Çömlek” adlı komedya. Zaten Molière’in yaşadığı dönemde yazarlar yeni konu aramak yerine çoğu zaman Yunan ve Latin metinlerinden yararlanıyordu. Ancak Molière aldığı konuyu olduğu gibi bırakmaz; Plautus’ta daha çok eğlenceli bir olay örgüsü olan hikâye, Cimri’de bir karakterin ve bir ailenin iç dünyasını açan daha derin bir eleştiriye dönüşür. Cimri bir tiyatro oyunu olduğu için bence tam kıvamında. Onu roman gibi okuyup “çok hızlı bitti” diyenler muhtemelen metnin sahne için yazıldığını gözden kaçırıyor. Molière hikâyeyi uzatmak yerine karakterin zaaflarını diyalogların arasına yerleştiriyor. Kitabın adı zaten okura bir ön yargı veriyor. Daha Harpagon’u tanımadan onun cimri olduğunu biliyoruz. Ama mesele sadece cimrilik değil. Harpagon para söz konusu olduğunda sınır tanımayan biri. Çocuklarının hayatını bile çıkar hesabına çevirebilecek kadar gözünü para bürümüş. Fakat beni en çok huzursuz eden şey cimriliği değil, oğlunun sevdiği kadına talip olacak kadar ölçüyü kaybetmesi oldu. Cimrilik bir kusur olabilir ama bu noktada karakter artık ahlaki olarak da çökmeye başlıyor. Hikâye bazen matruşka bebekler gibi ilerliyor. Her olayın içinden yeni bir hesap, yeni bir çıkar ve yine Harpagon çıkıyor. Kısaca, insan kötü bir davranışı benimsedikten sonra onun devamı başka kötülükler olarak ortaya çıkmaya başlıyor. Bir klasik bitirmenin keyfi, Cimri’de nedense biraz daha başkaydı.
CimriMolière · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202228bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·432 syf.··
2026 44. kitabı
"Yaralasar - 3, serinin üçüncü kitabı: Sedef artık 'Yarasa' kimliğinden kurtulmaya çalışıyor, ama damgacı oyunu bitirmiyor – yeni yarasalar, eğitmenler, kaçış planları, Alaz'ın karanlığı ve Sedef'in iç çatışması zirvede. Aksiyon ve gerilim hâlâ yüksek, twist'ler (özellikle kimlik ifşaları) şok edici, duygusal yük artıyor – bazı sahneler gerçekten ağlatıyor. Beğendiğim: Serinin en olgun kitabı; Sedef'in büyümesi, Alaz'ın karmaşıklığı ve yan karakterlerin derinliği çok iyi işlenmiş. Gizem ve intikam dengesi mükemmel, Maral Atmaca burada kalemini daha da keskinleştirmiş – duygusal sahneler (özellikle annesiyle yüzleşme) yürek burkuyor. Tempo düşmüyor, merak son sayfaya kadar sürüyor. Beğenmediğim: Bazı twist'ler (damgacının planları) hâlâ tahmin edilebilir ve mantık zayıf (Sedef ajanlık yapıyor ama neden bu kadar kolay tuzağa düşüyor?). Alaz'ın toksik davranışları (Sedef'e karşı sahiplenme ve şiddet eğilimi) aşırı rahatsız edici – 'aşk' diye paketlenmesi sinir bozucu. Wattpad kökenli dramatik diyaloglar ve tekrar eden ifadeler (göz devirme, iç çatışma betimlemeleri) yoruyor. Sonu ağır ve açık uçlu, bazı okuyucuları tatmin etmeyebilir. Genel olarak karanlık gerilim ve duygusal derinlik seviyorsan serinin en vurucusu, devamı iple çekiliyor. Puan: 8.4/10 #Yaralasar3 #MaralAtmaca #1000kitap"
Yaralasar - 3Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202110,6bin okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 42. kitabı
"Yaralasar - 1, Maral Atmaca'nın ilk kitabı: Yetiştirme yurdunda büyüyen Sedef ve 29 kimsesiz çocuk bir gece 'damgalanır', artık 'Yarasa' olurlar. Damgacıyı gören tek kişi Sedef'tir; yurttan kaçış, sokak hayatı, yıllar sonra damgacının peşine düşmesiyle intikam, gizem ve travma dolu bir hikaye başlar. Aksiyon ve gerilim yüksek, tempo hiç düşmüyor – bir oturuşta bitiyor. Beğendiğim: Akıcılık bomba, olaylar sürükleyici, Sedef'in güçlü ve kırılgan hali çok gerçekçi – karakterlerle bağ kuruyorsun. Gizem unsuru merak uyandırıyor, duygusal derinlik (travma, yalnızlık, sarma/yaralama metaforu) etkileyici. Maral Atmaca'nın dili sade ama vurucu, yan karakterler bile unutulmuyor. Karanlık ve orijinal kurgu bağımlılık yapıyor. Beğenmediğim: Bazı yerlerde betimleme ve anlatım sade kalıyor (ilk kitap olduğu belli), mantık hataları ve zorlama twist'ler var. Wattpad kökenli olduğu için ergen dili, tekrarlar ve dramatik sahneler cringe hissettirebiliyor. Alaz gibi karakterler sinir bozucu olabiliyor, ilişki dinamikleri toksik gelebiliyor. Genel olarak karanlık gerilim ve intikam seviyorsan çok keyifli, serinin devamı merak ettiriyor. Puan: 8/10 #Yaralasar1 #MaralAtmaca #1000kitap"
Yaralasar - 1Maral Atmaca · Ephesus Yayınları · 202113,1bin okunma
Puan vermedi·824 syf.··
2026 9. kitabı
"Üzüm Buğusu, Dilan Durmaz'ın duygusal ve ağır dram dolu romanı: 1992 Türkiye'sinde, siyasi/sosyal kaos ortamında aynı evde büyüyen Firuze ve Ali Ecevit'in (Ecevit) çocukluktan yetişkinliğe uzanan hikayesi. Cinayet suçu, aile sırları, ihanet, aşk, yalanlar ve travmalar iç içe – 'üzüm buğusu' metaforuyla masumiyetin kirlenmesi anlatılıyor. 824 sayfa, Wattpad kökenli ama basılı hali kaliteli. Beğendiğim: Akıcılık inanılmaz, duygusal derinlik yüksek – Firuze'nin kırılganlığı ve Ecevit'in suç yüküyle boğuşması yürek burkuyor, bazı sahneler gözyaşı döktürüyor. Karakterler gerçekçi, dönem atmosferi (90'lar Türkiye'si) çok iyi yansıtılmış. Dram ve aşk dengesi bağımlılık yapıyor, edit süreciyle cümleler toparlanınca müthiş keyif veriyor. Beğenmediğim: Firuze bazı yerlerde boğucu ve fazla takıntılı gelebiliyor (travmalarından kaynaklı ama yorucu). Tekrar eden ifadeler ve uzun sahneler tempo düşürüyor. Wattpad havası (aşırı dramatik diyaloglar, ergen dili) bazı okuyucuları rahatsız ediyor. Cinayet ve yalan temaları ağır, psikolojik olarak boğabilir. Genel olarak dram ve karanlık aşk seviyorsan çok etkileyici, ama hafif kitap beklemeyin. Serinin devamı merak ettiriyor. Puan: 8.5/10 #ÜzümBuğusu #DilanDurmaz #1000kitap"
Üzüm Buğusu 1 - İhanetDilan Durmaz · İndigo Kitap · 2026602 okunma
Puan vermedi·764 syf.··
2026 33. kitabı
"Beyaz Leke 1: Mahkûmiyet, Aslı Arslan'ın distopik/gerilim dolu romanı: 2027'de baskıcı Krallık rejiminde geçen hikaye. Başarılı avukat Eftalya Atalar, yasaklı kitap okuduğu için idama mahkum edilen babasını kurtarmak için BL Örgütü lideri Tugay Demir Çeviker'i savunurken, sistem karşıtı mücadele, ihanet, aşk ve özgürlük arayışı iç içe geçiyor. Wattpad kökenli, aksiyon ve duygu yoğun. Beğendiğim: Akıcılık inanılmaz, tempo hiç düşmüyor – bir oturuşta bitiyor. Eftalya ve Tugay arasındaki kimya ateş gibi, karanlık atmosfer ve direniş teması etkileyici. Dram, ihanet ve umut dengesi güzel, bazı sahneler yürek burkuyor. Yeni nesil yazarlardan cesur bir distopya denemesi, okuma alışkanlığı kazandırıyor. Beğenmediğim: Mantık hataları bol (özellikle örgüt dinamikleri ve bazı kararlar saçma). Yazım yer yer sığ, tekrar eden ifadeler ve ergen dili sinir bozucu. Aşk unsuru baskınlaşıyor, direniş teması arka planda kalıyor – baş kaldırı vaat edip romantizme dönüyor. Karakterler bazen klişe, twist'ler tahmin edilebilir. Genel olarak gençlik distopyası ve karanlık aşk seviyorsan sardırır, ama mantık/derinlik beklemeyin. Serinin devamı merak ettiriyor. Puan: 7.5/10 #BeyazLeke #Mahkumiyet #AslıArslan #1000kitap"
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,2bin okunma