Puan vermedi·408 syf.··
2026 28. kitabı
Bu kitabı bitirdiğimde şunu düşündüm: Şamanizm hakkında bildiğimi sandığım şeylerin çoğu yüzeyselmiş. Başta daha folklorik bir okuma bekliyordum. Davul, trans, ruh çağırma… Ama kitap ilerledikçe iş çok daha derin bir yere gidiyor. Şamanın sadece “ritüel yapan biri” olmadığını, aslında iki dünya arasında duran bir figür olduğunu anlatıyor. Hastalıkla, krizle, kimlikle ve hatta cinsiyet sınırlarıyla kurduğu ilişki gerçekten düşündürücü. En çok etkilendiğim kısım “şaman hastalığı” meselesiydi. Bir insanın yaşadığı kriz ya da bilinç değişiminin toplum tarafından nasıl anlamlandırıldığı… Aynı olayın bir yerde “ruhsal seçilme”, başka bir yerde “akıl hastalığı” olarak görülmesi bayağı çarpıcıydı. Bir de cinsiyet meselesine yaklaşımı var. Bazı şamanların karşı cins kıyafeti giymesi ilk bakışta küçük bir ayrıntı gibi duruyor ama aslında sınır aşma fikrinin bir parçası. Şaman zaten yaşamla ölüm, insanla ruh arasında duran biri. Cinsiyet sınırını aşması da bu yapının devamı gibi. Uyuşturucu tartışmasına da değiniyor ama her şeyi ona bağlamıyor. Bu hoşuma gitti. Kitap genel olarak hiçbir şeyi tek bir nedene indirgemiyor. Hep daha geniş bir yerden bakıyor. Kolay bir kitap değil, bunu net söyleyeyim. Bazı yerlerde dönüp tekrar okumam gerekti. Ama bırakamadım da. Özellikle “şaman hastalığı” ve seçilme meselesi kafama bayağı takıldı. Şamanizmi sadece egzotik bir ritüel gibi görmekten çıkardım bu kitapla. Daha karmaşık, daha gri bir alanmış. Bence en iyi tarafı da buydu: hiçbir şeyi tek bir açıklamaya sıkıştırmıyor.
Sibirya'dan Balkanlara Şamanlar ve Cadılar - Cilt 1Kolektif · Pinhan Yayıncılık · 202291 okunma
Puan vermedi·285 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Eatopar Denizi’nin sisleri, karanlık ormanların fısıltıları ve Dunwich’in taş duvarlarının ardında saklanan sırlar… Hepsi bir araya gelerek büyü ile ihanetin iç içe geçtiği bir evrene çağırıyor. Her seçim bir sınav, her adım yeni bir karanlık. Ve özgür iradenin ışığı, her zaman ağır bir bedel istiyor. Alagaskar, sarayın güvenli duvarlarını ardında bırakıp bilinmezliğe doğru adım attığında, aslında kaderin çizdiği bir haritanın peşine düşüyor. Yalnızca bir kolyeyi bulma çabası değil; aynı zamanda kendi içsel gücünü keşfetme, rüyaların ve kaderin sınırlarını sorgulama serüvenine dönüşüyor. Hikâyede hiçbir şey basit değil. Bir rüya, bir mektup, bir kolye… Hepsi birbirine bağlanarak geçmişin zincirlerini çözüyor, ama aynı zamanda yeni tehlikeleri doğuruyor. Çalınan bir mektup, beklenmedik bir dostluk, ağır bir bedel… Her sayfada yeni bir gizemle karşılaşıyoruz ve hiçbir tahmin uzun süre doğru kalmıyor. Hikaye farklı karakterlerin gözünden anlatılarak çok sesli bir evren kuruyor. Thea’nın geçmişiyle yüzleşmesi, Raolet’in ağır bedeli, Lylie’nin beklenmedik hamleleri… Her biri hikâyeyi daha da derinleştiriyor. Ve en önemlisi: hiçbir şey göründüğü gibi değil. Her bölümde yeni bir ters köşe, yeni bir sır, yeni bir sınav. Kitap, genç kurgu kategorisine hitap etse de, fantastik edebiyatın büyüsünü seven herkesi içine çekecek. Yazarın kalemi öylesine akıcı ki, sayfalar fark etmeden ardı ardına çevriliyor. Bir anda kendimi Eatopar Denizi’nin dalgaları arasında, bir sonraki adımda ise Dunwich’in karanlık koridorlarında buldum. Ve kitabın sonunda hissettiğim, “Bu yolculuk bitmemeli, devamı mutlaka gelmeli.” Marminium'un Peşinde Hande Yılmaz
Marminium'un PeşindeHande Yılmaz · Himalaya Kitap · 20268 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
#gözleriengüzelyeri Ji-won üniversite öğrencisi genç bir kızdır. Ji-won’un hayatı babasının evi terk etmesiyle tamamen değişir. Annesi psikolojik olarak çöker, kız kardeşi de bu durumdan çok etkilenir. Ji-won’un okul hayatı ve notları da kötüleşir. Ailesindeki bu dağılma onun içinde büyük bir öfke ve intikam duygusu oluşturur. Annesinin sürekli babasının yolunu beklemesi evde üzüntü halinde olması hepsinin psikolojisini olumsuz etkilemiştir. Bir gün annesi Ji-won’u yemek sırasında balık gözü yemeye zorlar. Balık gözü yenildiğinde şans getirdigini söyler. Ji-won ve kardeşi igrenirler ve yemezler. Başka bir akşam annesi tekrardan ısrar eder ve Ji-won annesini üzmemek için balık gözünü yer.Bu olay Ji-won’un zihninde tuhaf ve karanlık düşünceler başlatır. Gözleri yedikten sonra gerçeklikle bağı zayıflar ve korkutucu rüyalar görmeye başlar. Rüyalarında kanlı duvarlar ve parlayan gözlerle dolu odalar... Annesinin sevgilisi olur ve George adındaki adamla tanışırlar. İki kız kardeş bu adamdan rahatsız olurlar ama anneleri çok mutludur. O yüzden ses çıkarmazlar... Bu adam onların evine taşınır ve ... Devamı kitapta İntikam hiç bu kadar çekici, rüyalar hiç bu kadar kanlı olmamıştı...
Gözleri En Güzel YeriMonika Kim · The Kitap · 2026143 okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 14:43
Herkese merhaba #engelsizokurtavsiyesi ile okuduğum güzel kitabım Kitapçı ile karşınızdayım. . Bu yoğun iş tempoma rağmen elimden bırakmak istemediğim bu güzel kitap için @selcukk_ozyurt yazarımıza teşekkür ederim. . Kitaba gelecek olursak; kahramanımız Can, hukuk fakültesinden başarılı bir şekilde mezun olur ancak hayallerini süsleyen kitabevi açma fikri avukatlığın önüne geçer. İlk zamanlar Beyazıt’ta kitabevi açan Can, burada beklediği ilgiyi göremeyince arkadaşı sayesinde tam da İstiklal Caddesi’nde kitabevini açıp hayallerindeki mesleğe kavuşur. . Kitaplarla dolu bir dükkan , matbaa kokusu, hiç el değmemiş kitaplara ilk dokunmak nasıl da güzel bir his… . Bu kitabevi ile beraber Can’ın hayatını yavaş yavaş değişir. İlk zamanlar ayran gönüllü bir Can’ı okurken kitabın sonlarına doğru büyük değişim ile tanınmaz bir Can olmaya başlar. Can’ı böylesine etkileyen nedir? Bu değişim nasıl olur? . Kitabı severek okuduğumu vurgulayarak belirtmek isterim. Sade bir dil, samimi bir üslup, akıcı bir kitap. . Kitabın bitmeyeceğini devamı olacağını düşünürken son sayfasında o büyük puntolarla ‘Son’ yazısını görmek bir hikayeye daha veda ettiğimizi hatırlattı. . Yazarımız Selçuk beye böyle güzel bir hikaye bizi buluşturduğu için teşekkür ederiz. . Sizler okudunuz mu bu kitabı? Okuduysanız sevdiniz mi? Ben yazarımızın diğer kitaplarını incelemeye giderken sizi de yorumlara bekliyorum . Sevgiyle ve kitaplarla kalınız
KitapçıSelçuk Özyurt · Eyobi Yayınları · 202368 okunma
Benim Ateşli Şeytanım
8/10
·368 syf.··
2026 18. kitabı
Selam canlar Bugün sizlere severek okuduğum @aurora.ascher.author kaleminden ve PAROLA YAYINLARI 'dan "Hell bent serisi 'nin üçüncü kitabı olan #benimateşlişeytanım kitabı ile geldim... Evett birinci ve ikinci kitabımızı severek okumuştum üçüncü kitabı da aynı şekilde severek ve keyifle okudum. Cehennemden özgürlükleri için kaçan 4 kardeşten birisi olan Mephistopheles (meph) ve cadı kızımız İris'in hikâyesini okuyoruz... İlk kitabımızda Ash ve Eva 'nın, ikinci kitapta Mist ve Lilly'in hikâyesini okumuştuk. Hepsini çok sevdik umarım serinin devamı daha hızlı gelir ve bizde okuruz. Çünkü Raum' un hikayesini de çok merak ediyorum. Yazarın kalemi akıcı kendini bir solukta okutuyor. Son olarak uyarımı da yapıp konusuna geçiyorum. Şeytan kardeşlerin en şakacısı Meph mizahı ve alaycılığı bir zırh gibi kullanır. Aslında içinde bastırdığı karanlık ve kontrol edemediği güçlerle mücadele eder. Güler yüzlüdür evet ama normalde cehennemin en korkulu ve en kötü şöhretine sahip şeytanıdır. O artık yaptığı kötülüklerden uzak olup dünyada insan formunda yaşamayı seçer. İris mavi saçlı, keskin mizaca sahip bir cadıdır. Hayatta tek isteği ikiz kardeşi Lilly'in güvenini sağlamak ve ailesinin intikamını almaktır. Ailesini öldüren bir şeytandır ve İris şeytanlar dan nefret ediyordur. (İnsanın sevmediği ot burnunun dibinde bitermiş misali) taki ikizi Lilly bir şeytan olan mist 'le sevgili olana kadar kadar. Artık onlardan uzak durmak ne mümkün Meph ve Iris'de bu ortamda tanışır. Tabi aralarında güçlü bir çekim kaçınılmaz olur. Ancak İris travmatik geçmişi nedeniyle yeni ilişkilere temkinli yaklaşmaktadır. Meph' de ondan farklı değildir. İkisinin de bağlanma korkusu vardır. Bir ilişkiye başlarlar ama kesinlikle duygusal bağ olmayacak diye anlaşırlar. Ama tabi bu ne mümkün aşk kaçınılmaz
1000k
Benim Ateşli ŞeytanımAurora Ascher · Parola Yayınları · 202625 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 11:37
ツﻬஐﻬ 🆁A🅽A Bü🆈ü🅺🅻ü * A🆈🅺ı🆁ı 🆈ı🅻🅳ı🆉 ﻬஐﻬツ Selaamm, bugün sizlere kalemiyle yeni tanıştığım Rana Büyüklü den #vedayakası serisi ilk kitabı paylaşımı ile geldim. Yazarın akıcı bir kalemini var. Üstelik kurgu işleyişi giriş kitabı olmasına rağmen hem karakterleri hemde bulundukları evreni tanıtırken bizi sırların içine merakla çekmeyi başardı. Leyal ve Arslan ın arkasında sakladığı sırlar ne kadar merak uyandırıyorsa,inanın diğer karakterleri de en az onlar kadar gizemli ve sır küpü!! Arslan ve Leyal arasındaki çekim ve gizem bizi sürükleyici bir tempoda tutuyor. Fakat diğer yandan Veda Yakası insanlarının ışıltılı dünyalarının ardında sakladıkları karanlık hayatlar yavaş yavaş ortaya çıkıyordu. Tam da ikisi için her şey berraklaşıyor derken o son beni oldukça şaşırttı devamını heyecanla bekliyorum. Hadi sizler için kısaca konusuna geçelim; Leyal annesiyle zor bir hayatın içinde büyümüş bir genç kız. Annesinin ölümü, üzüntüsü ve ardında bıraktığı borçları ödemenin yükümlülüğü ile oldukça zorlanmakta. Lise son sınıfta ve sınava hazırlanıyorum. Hayatını düzene sokmaya çalışırken oldukça çıkmaza giriyor.Böyle bir anda karşısına Ayça adında bir kadın çıkıyor. Ayça, Leyal'e hayatını bir anda değiştirecek bir teklifte bulunuyor. Bir günlüğüne onun kızıymış gibi davranması karşılığında tüm borçlarını ödeyebileceğini söylüyor. Bir günlük bir yalan ona ne zarar verebilir ki? Teklifte kabul eden Leyal Ayça ile beraber Ayça'nın kızı İlay olarak Veda Yakası olarak bilinen sadece zenginlerin yaşadığı bölgeye aile evine gidiyorlar. Sadece aile yemeği yiyerek bir günde bitirecekleri bu buluşma hiç tahmin ettikleri gibi bitmez. Asım dede yıllar sonra kavuştuğu torununun yaz boyunca yanında kalmasında ısrar edince işler karışır. Ayça büyük bir kavga çıkarır Veda Yakası nı terk eder. Leyal
Aykırı YıldızRana Büyüklü · Ren Kitap · 202536 okunma