10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 16:24
BAYILDIMMM. Favori ilk üç mangamın içine girdi. Devamı için çok heyecanlıyım keşke hepsini hemen okuyabilsem ama çıkmalarını beklemem gerekecek. Karakterleri de konuyu da çok sevdim ve bana ilk animeyi keşfettiğim zamandaki heyecanımı verdi. Klasik bir yanı var okuduğum en farklı şey değil ama animesi olsa tek gecede bitirir yıllarca de fandomunu takip ederdim öyle bir heyecan yarattı.
Tokyo Uzaylıları - Cilt 1Naoe · Artemis Yayınları · 20259 okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2026 03:20
#Spoiler içerir# “Cennet sevmeyi bilenlerindir.” “Edep ki gönlün aynasıdır. Kişinin pahasıdır. İnsanın haddini bilmesidir.” “Dünya malını kalbine değil de cebine koymuş olması ne hoş, ne güzeldi!” Kitap, Peygamber Efendimizin (sav) kızı Hz. Zeyneb’in hayatından bahsediyor. İlk bölümlerde Hz. Hatice validemizin evinde başlayan hikâye akışı daha sonra Hz. Zeyneb’in teyzesinin oğlu Ebul As ile evlenmesiyle devam ediyor. Birbirini çok seven, birbirlerine karşı saygı ve anlayışla mutlu bir yuva kuran, namı dilden dile dolaşan bir evlilik geçirseler de Peygamber Efendimize (sav) nübüvvet geldiği zaman her şey değişiyor. Hz. Zeyneb hiç sorgusuz Müslüman olurken eşi Ebul As Müslümanlığı kabul etmiyor. Birbirlerine karşı sonsuz sevgi ve saygı duymaları bu durumu değiştiremiyor. Hz. Zeyneb, eşine güzellikle doğruyu anlatıp İslam’la şereflenmesini istese de Ebul As atalarım kavmim ne der diye düşünmekten İslam’ı kabul etmiyor. Hz. Peygamberin (sav), Müşrik bir erkekle Müslüman bir kadın evlenemez, ayeti kerimeyle yasaklanmıştır, artık evli kalamazsınız, birbirinize haramsınız emriyle uzun bir ayrılık ve kuvvetli bir sabır dönemi başlıyor. Ebul As’ın iman etmemesi çok üzücüydü. Kitabı okurken, her anlamda bu kadar iyi birinin iman etmemesi çok sinir bozucu bir durum diye düşündüm. Aslında As da Peygamberimizin (sav) doğru söylediğini, İslam’ın tek ve gerçek din olduğunu biliyordu ama kavminden çekiniyordu. Karısını memnun etmek için kavmini ve atalarını rezil etti demelerinden çekindiği için Müslüman olmuyordu. Ne derler? Belası o zaman da vardı şimdi de var. Toplumumuzda tesettüre girmek isteyen ya da namaz kılmak isteyen bir kişi acaba insanlar ne der? Benimle dalga geçerler mi? Küçük görürler mi? düşüncesiyle namazdan, tesettürden vazgeçiyorlar. Asırla geçse de ne derler?
Sabır ve Vefa Timsali ZeynebNurdan Damla · Hayat Yayıncılık · 20191,498 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Son Ada
10/10
·183 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 14:34
zülfü livaneli’nin birçok romanını okudum ama bu kitap cana başka bir şekilde dokunuyor. gerçekliği çok yüksek olduğundan mıdır nedir içine çekiyor insanı. yaşadık/ tekrar yaşayabiliriz gözüyle okuyunca çoğu zaman bırakmak istedim kitabı. sinirlerim bozuldu, üzüldüm. başkanı ve ona uyan topluluğu dövmek istedim. kitabın sonunu ağzım açık gözlerim dolu biçimde bekledim. diktatörlüğü, akılsız toplumu, tehditle kabul ettirilen fikirleri öyle ustalıkla anlatmış ki zülfü bey, kalemine sağlık. hırs ve tek olma arzusu girdiği her ortama zarar verir. ilkinde karşı çıkmadığımız olayların devamı gelir. sonrasında kendimizi bataklıkta buluruz. bir bakmışız her şey kötüleşmiş ve sebebi bizmişiz gibi gösteriliyor. aldığı kararları başkasına yükler her insan. özellikle siyasi kişilikler. ayrıca doğaya ne şekilde müdahale ederseniz edin her zaman doğa kazanır. insanın eline geçen tek şey bir avuç yıkım ve üzüntüdür. iyi okumalar sevgili okur.
Duygu ve Düşünce
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılâp Kitabevi · 202462,2bin okunma
Puan vermedi
Kopenhag serisinin üçüncü kitabından herkese merhaba arkadaşlar. Serinin devamı olan bu kitapta heyecan yine doruklarda ilerliyor. Zengin bir ailenin kaybolan çocuğu ile başlıyor. Normal sanılsa da bu olayın arkasında farklı farklı olaylar vardır. Sırlar yumağı, çözülmesi gereken düğümler, bunları uğraşan Jeppe Korner ve Anette Werner... Her Serinin diğer kitapları gibi buda harikaydı. Polisiye gerilim cinayet sevenlerin ilgiyle okuyacağına eminim. #arkakapakyazısı Varlıklı bir ailenin on beş yaşındaki çocuğu olan Oscar Dreyer-Hoff kaybol-duğunda, herkes bunun her zamanki kaybolmalarından biri olduğunu ve yirmi dört saat içinde ortaya çıkacağını varsayar. Ancak saatler ve günler geçtikçe aile daha da telaşlanır ve dedektif Jeppe Kørner ve Anette Werner Oscar’ın hayatını daha derinlemesine araştırmaya başlar. Aileye kötü niyetli notları kim gönderiyordur? Oscar’ın en yakın arkadaşı hangi sırları saklamaktadır? Ve limanda gerçekten neler olmaktadır? Kørner ve Werner’in şimdiye kadarki en zorlu davasında, ellerindeki az kanıtla, Oscar’ı bulma ihtimalleri gittikçe azalmaktadır.
RıhtımKatrine Engberg · The Kitap Yayınları · 2023176 okunma
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 213. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 10:49
'Beyaz Geceler' gibi bir son olması en sarsıcı yer. Keşke devamı olsa diyebileceğim bir kitap. On kronun kimden alınfığı kendisinin tahmini. Olasılığı yüksek olsa da ucu açık bence
AçlıkKnut Hamsun · Ötüken Neşriyat · 202335,7bin okunma
Sonun Sonu Üzerine Bir Okuma
Puan vermedi·121 syf.··
2026 12. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2026 14:38
Bu kitabı okurken ilk dikkatimi çeken şey karakterlerin isimleri oldu. Çünkü romandaki iki önemli figür olan Abelard ve Gerard isimleri tesadüfen seçilmiş gibi görünmüyor. Abelard ismi güçlü, sert, soylu ve dayanıklı anlamlarına geliyor ve genellikle entelektüel, tartışmacı ve düşünür karakterlerle ilişkilendiriliyor. Ancak bu isim aynı zamanda düşünmenin büyük ölçüde baskılandığı skolastik Orta Çağ’ı da çağrıştırıyor. (En bilinen Abelard Ortaçağ'da yaşamış bir filozofmuş)Bu durum kendi içinde bir zıtlık barındırıyor: düşünceyi temsil eden bir isim ama düşünmenin yasaklandığı bir çağın içinden gelen bir isim. Gerard ise yine Fransızca kökenli bir isim ve “mızrakla güçlü”, “cesur savaşçı”, “güçlü savaşçı” anlamlarına geliyor. Daha mücadeleci, daha dünyaya dönük bir karakteri çağrıştırıyor. Kitapta da gerçekten böyle bir karşılık görüyoruz. Abelard daha çok düşünce dünyasında dolaşan, kavramlarla yaşayan biri gibi görünürken Gerard daha deneyimsel ve dünyaya dönük bir figür olarak karşımıza çıkıyor. Kitap boyunca düşünsel ağırlığı daha çok taşıyan kişi Abelard. Sürekli iki zıt düşünce arasında fikirlerini çarpıştıran, bunlar üzerinde düşünen ve sorgulayan biri. Gitmek mi zor, kalmak mı kolay? Yakın mı anlamlıdır yoksa uzak mı? Hayatın içindeki pek çok meseleyi hep bu tür karşıtlıklar üzerinden ele alıyor. Bu yüzden çoğu zaman düşüncelerinin içinde kaybolan bir figür gibi görünüyor. Abelard’ın aradığı şey kendi varoluşunun anlamı değil. Yaşamına bir anlam katma çabası içinde de görünmüyor. Daha çok yaşamın kendisinin ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Yaşamın neden var olduğunu, neyin gerçekten yaşam sayılabileceğini sorguluyor. Bu sorgulamalar sırasında sanki yavaş yavaş şunu fark ediyor: Meselenin özü bir sonuca ulaşmak değil, sürekli sorgulamak. Çünkü düşünmenin ve
Sonun SonuHasan Dahiroğlu · İkinci Adam Yayınları · 20252 okunma