8/10
·152 syf.··
2026 24. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 00:00
Bursa'da kitabevi işleten, kitaplara sığınan yalnız ve mutsuz bir adam olan Sabit'in hikâyesini okuyoruz. Bir gün kitabevine üniversite öğrencisi, aklı başında bir genç olan Semih'in gelmesiyle bazı şeyler yavaş yavaş değişmeye başlıyor. Şehirde kayıp olan iki tane kadının yanına bir kadın cinayeti daha eklenmesiyle de olaylar farklı bir boyut kazanıyor. Polisiye yönüyle merak duygusunu son sayfalara kadar canlı tutmayı başaran bir kitaptı. Kitapta karakter sayısı oldukça fazlaydı ve takip açısından biraz dikkat gerektiriyor Hikâye tek bir kişi üzerinden ilerlemiyor ama olayların merkezinde kimin olduğunu kitabı okudukça daha iyi anlıyorsunuz. Zaman atlamaları da sıkça kullanılmış. İlk 40 sayfada hikâyenin içine tam giremedim.Ama sonrasında karakterlerin yolları kesişmeye, ilişkileri değişmeye ve olaylar birbirine bağlanmaya başlayınca sayfalar çok daha hızlı akmaya başladı. Bir günde bitirilebilecek kadar akıcıydı. Genel olarak kitabı beğendim. Küçük bir düşüncemi belirtmek isterim: kitabın biraz daha uzun olmasını, bazı karakterlerin hikâyelerini ve geçmişlerini daha detaylı okumak isterdim. Betimlemeler eksikti. Bazı karakterlerin belirsiz kalan sonları ve yaşanan kayıplar bende hafif bir burukluk bıraktı. Belki de tam bu yüzden kitap bittikten sonra üzerine düşünmeye devam ettim. ' Devamı nerede' diye ? Ama aldığım son haberle devam kitabının çıkacak olması, bazı noktaların ilk kitapta bilinçli olarak açık bırakıldığı izleniminin neden verildiğini açıklıyor. Bu durum, hikâyenin devamında bu boşlukların nasıl tamamlanacağını ve diğer soru işaretlerinin nasıl çözümleneceğini gösteriyor; hikâyenin nasıl şekil alacağı ikinci kitapta öğreneceğim.
Yalnızlar OdasıNehir Güzel · Çınaraltı Yayınları · 202614 okunma
Puan vermedi·16 syf.··
2026 13. kitabı
·
27 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 12:17
İlk kez ömrümde öyle ya da böyle bi şekilde İngilizce kitap daha doğrusu kısacık bi masalı okumayı başardım:) insanlık adına küçük benim için ise epeyce büyük bi adım. Umarım bunun devamı artarak gelir. Ve hiç çeviriye falan ihtiyaç duymadan basit İngilizce hikayaleri okumayı umarım başarırım İyi okumalar, Güzel paylaşımlar.
RapunzelGrimm Kardeşler · Selin Yayınları · 20141,787 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi·184 syf.··
2026 46. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:00
İliklerime kadar yaşadığım bir kitap oldu. Geçmişime gittim, yaşadığım duyguları dejavunun ötesinde yeniden çok güzel bir şekilde hissettim. Bu kez daha olgun bir kadın olarak daha farklı düşünerek o duyguları hissetmek bana çok iyi geldi. Bunu sağlayan yazarımız Birim Hanım'a bir kez daha teşekkür ediyorum. Kitabın devamı gelecek bir seri olmasına ayrıca sevindim. Benim için yeri ayrı olacak bir kitaptı artık serinin yeri ayrı olacak. Sare için bir şarkı sözü o anki soruya cevap olabiliyor ve Mehmet ile aşkı Grup Gündoğarken'in "Ben Hep Senin Yanındayım" şarkısı ile başlıyor. Ve bu aşk güzel bir aileye dönüşmüştü ki Mehmet yol çantasına -mor battaniye- yi de alıyor. Ardından "Haklısın." cevabı. Sonrası beyaz ceset torbası. Kaza mı, cinayet mi? Sare'nin kafasını karıştıran, aklına yatmayan noktalar ve tanımadığı insanlar var karşısında. Sonrasında yardım alınan bir öğretmen, bir medyum, bir dedektif ve bir avukat. Olayların arkasında, arkasına bakılamayacak kadar büyük (!)ler var. Sare'nin ise Mehmet'ten kalan bir oğlu ve Mehmet ile bir kızı. "Sare, aşk, cinayet/kaza, dava, çocuklar ne olacak?" "Mehmet gerçekten Sare'ye "Ben hep senin yanındayım." mı diyor? sorularının cevapları için kitabı okumak yeterli mi? Belki de seriyi tamamlamak. Ben de merakla bekleyeceğim. Yazmaya devam edecektim. Durmayacaktım. Bunu onun için yapacaktım, geride kalan herkes için yapacaktım. Ve yeniden, parmaklarım tuşların üzerinde dans etmeye başlarken bir ses kulağıma fısıldadı: ölümsüzlüğü merak ediyor musun? Ölümü benim için büyük bir yıkım olsa da bu ölümlü ve iki yüzlü dünyada saf ve gerçek aşkı bana yaşatmış olmasından ötürü ona sonsuza dek minnettar kalacağımı biliyordum.
Yalnızlığı Sen SeçmedinBirim Özer Sili · Özyürek Yayınları · 202616 okunma
9/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 151. kitabı
Merhabalar Bugün sizlere oldukça güzel ve yeni tanışmış olmama rağmen kalemini gerçekten çok sevdiğim bir yazarın eseri ile geldim sevgili @tugbasariunal kaleminden Efsaneler Çağı I Eros Geçmişten Günümüze Sevilme İhtiyacı....Merak ediyorsanız ve bu türe ilginiz varsa mutlaka tavsiye ederim. "Eros'un okları artık kalplere değil, insanın içindeki boşluklara dokunuyor. Ve o boşluk binlerce yıldır aynı soruyu fısıldıyor... Neden hep bir şeyler eksik kalıyor?... " Efsaneler Çağı serisine ilk kitabıyla başladım ve beklediğimden çok daha farklı bir okuma deneyimi yaşadım. Eros ile Psykhe'nin hikâyesi yalnızca mitolojik bir aşk anlatısı değil; insanın sevilme ihtiyacını, içindeki eksik parçaları ve kendini bulma yolculuğunu da anlatıyor. Kitap boyunca sık sık durup düşündüm. Çünkü satırlar sadece karakterleri değil, biraz da bizi anlatıyordu. Aşkın bazen birini bulmak değil, önce kendini tanımak olduğunu hissettiren bir anlatımı vardı. Kendimizi tanıdığımız zaman herşey daha doğal ve güzel ilerleme mi. Eros'un tutkusu ile Psykhe'nin dönüşümü birleşince ortaya sadece bir aşk hikâyesi değil, insan ruhuna dokunan anlamlı bir yolculuk çıkıyor. Çoğu sayfada okudum her satırda düşünmeden edemedim. Bazı kitaplar okunur kapanır. Bazıları ise okudukça düşündürür. Bu düşünmeye birde mitoloji eklenmişse eeee daha ne olsun diyorsun yazardan ilk okumam olmasına rağmen çok sevdim. Akıcı dili sayesinde sayfalar su gibi aktı. Kahvem soğudu, kafam düşüncelerle doldu zamanın nasıl geçtiğini anlamadım. Mitolojiyi psikolojik ve duygusal yönüyle ele alması ise kitabı benim için daha da özel kıldı. Eğer mitoloji seviyor, okurken sadece olayları değil, satır aralarındaki anlamları da hissetmekten hoşlanıyorsanız bu kitap sizi fazlasıyla etkileyebilir. Ben çok severek okudum ve serinin devamı
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 202618 okunma
7/10
·352 syf.··
2026 40. kitabı
Kusursuz Yabancı’yı sonunda bitirdim! Okumam beklediğimden çok çok daha uzun sürdü ama zateb bahsedeceğim. Öncelikle kitabın konusu hakkında az çok bilgiye sahiptim ama asıl alma sebebim Sezin ablanın benim kitabı seveceğimi söylemesiydi. Tamamen onun etkisiyle ve daha öncesinde okuduğum kitaplarını sevmiş olmamla birlikte zaten hemen okumak istediğim bir kitaptı. Açıkcası konusu gerçekten çok güzel düşünülmüş ve bence çok potansiyel bir konuydu. Kitap boyunca teori üretmekten bir hâl oldum. Hatta ilk gün her aklıma gelen teoriyi yazara da yazıyordum. Ancak ben mi çok uçuk düşündüm yoksa olayların çözümü mü kitabın yanında çok basit kalmıştı inanın bilemiyorum. Kitaba büyük bir beklentiyle başladım zaten ve başlarda beklentimi de karşıladı aslında. Ancak sonrasında bir psikolojik gerilim kitabında istemeyeceğim kadar çok betimleme okumaya başladık ve o betimlemeler biraz okuma hevesimi kırdı. Ben kitabı başladığım gün bitiririm derken kitabı bitirmem 4 KOCA GÜNÜMÜ aldı. Tabii burada benim de tembelliğim vardı ancak yine de konu bakımından beni merak ettirip kitabın başında tutubilecek potansiyele sahipken betimlemeler nedense konudan ara sıra sapıyormuşuz gibi hissettirdi, dikkatim dağıldı ve kitabın dinamiğini bozdu. Bu kadar fazla betimleme olmasaydı kitabın dinamiği korunur ve okuyucuyu kitabın başında tutardı diye düşünüyorum. Bir de belki sonu çok daha farklı olabilirdi. Yine bir ters köşe vardı ama zaten kitap boyunca gözümüze soktuğu şey, şüphelendiğimiz şey sorumlu çıktı olaydan. Benim öyle bağlantılarla öyle teorilerim vardı ki, açıkcası biraz hayal kırıklığına uğradım. Biraz hedef saptırılabiliedi bence. Yine de ters köşenin bağlantılarla planlanmış olması hoşuma gitmedi değil. Kitapta şaşırdığım bir çok yer vardı bu arada ama beklediğim kadar gerildiğim bir
Kusursuz YabancıSezin Karameşe · Ephesus Yayınları · 2026105 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
Beğendi
·
2026 102. kitabı
Bazı kitaplar büyük olaylar anlatmaz ama insanın içine sessizce yerleşir. "Mutfak" benim için tam olarak böyle bir kitaptı. Banana Yoshimoto'nun sade ama duygu yüklü anlatımı, kayıp, yas ve iyileşme üzerine unutulmaz bir okuma deneyimi sundu. Kitap üç bölümden oluşuyor. İlk iki bölüm olan "Mutfak" ve "Dolunay", aynı hikâyenin devamı niteliğinde. Bu bölümlerde ailesini kaybeden Mikage ile tanışıyoruz. Hayatta yapayalnız kalan Mikage'nin yolu Yuichi ve onun sıra dışı ama sıcacık ailesiyle kesişiyor. Özellikle Yuichi'nin annesi Eriko (Trans birey), kitapta en çok aklımda kalan karakterlerden biri oldu. Yoshimoto'nun karakterleri öyle doğal yazılmış ki sanki bir roman kahramanını değil de gerçek insanları okuyormuş gibi hissettim. Mikage'nin mutfaklara duyduğu bağlılık da çok etkileyiciydi. Mutfak onun için sadece yemek yapılan bir yer değil; güvenin, huzurun ve yeniden başlayabilmenin sembolü gibiydi. Kayıpların ardından insanın tutunacak küçük şeyler aramasını çok güzel anlatıyordu. "Dolunay" bölümünde ise karakterlerin yaşadığı acılar ve değişimler daha da derinleşiyor. Yasın herkeste farklı izler bıraktığını ama insanların birbirlerine tutunarak ayakta kalabileceğini görmek beni etkiledi. Kitap boyunca büyük dramatik sahnelerden çok, küçük anların yarattığı duygular ön plandaydı. Üçüncü bölüm olan "Ay Işığının Gölgesi" ise tamamen farklı karakterlere sahip bağımsız bir hikâye. Burada da sevdiği insanı kaybetmenin ardından yaşamaya çalışırken geçmiş ile bugün arasında sıkışıp kalan Hitoshi'nin hikâyesini okuyoruz. Kısa olmasına rağmen en az diğer bölümler kadar dokunaklıydı. Özellikle kaybın ardından gelen kabullenme sürecini anlatış biçimini çok sevdim. Kitabı okurken Japon edebiyatının o sakin ama derin atmosferini sonuna kadar hissettim. Büyük olaylardan
1000Kitap
MutfakBanana Yoshimoto · Beyaz Baykuş Yayınları · 2026811 okunma