İSLAM'IN UYANIŞI (KUTLU KIYAM)
Çatlayınca şafak, cihat günü gelende, Bize er meydanından başka mekân haramdır. Kan kustukça Doğu Türkistan, Göz yaşları içinde kan akıyor Filistin'de, Durmak bize zulümdür, susmak bize haramdır. 🇹🇷🌹🇹🇷 Anlımız hürriyetle secdeye varmadıkça, Mescid-i Aksa'nın o mahzun kubbelerinde... Mekke'de, Medine'de putlar devrilmedikçe, O kibir kuleleri yerle bir olmadıkça; Dinmez bu kalbin harı, sönmez içimdeki kor! 🇹🇷🌹🇹🇷 Gelsin o kutlu gün, çekilsin ak kılıçlar, Giyilsin şehadetin en güzel libasları. Şehirlerin bağrında bilensin pusatlar, Sarsın yeri ve göğü yiğitlerin zikirleri. 🇹🇷🌹🇹🇷 O gün inmez mi sandın göklerden şehitler? En önde Şüheda Seyyidi Hazret-i Hamza! Yeniden saffı tutup demez mi "Allah Allah!"? Ve nurlu ordunun başında Kutlu Peygamber, Komuta etmez mi o en dehşetli meydanda? Çekmez mi kılıcını ümmet için nebiler? Uyan ey uykudaki koca tarih, uyan ey İslam! 🇹🇷🌹🇹🇷 Vaat edilen o büyük cihat günü gelince, Er meydanı canlara can katan bir haktır bize. Doğu Türkistan'da kandan parlayıp, Filistin gülünce, çocukların gözlerindeki ışık dünyayı aydınlatır. Özgür tek bir secde düşmeden Aksa'mıza; 🇹🇷🌹🇹🇷 Ve Mekke'nin, Medine'nin ufkunu boğan, O taştan kibir kuleleri yıkılmadıkça. Bu kınından çıkmış kılıçlar durulur mu? Giyinsin yiğitler en güzel şehadet gömleğini, Şehirlerin kalbinde demirler ateşle bilensin. 🇹🇷🌹🇹🇷 Yer gök zikirle titresin, sarsın her yeri; "Allah!" nidasıyla semanın kapısı delinsin. Bak, o gün göklerden şimşek gibi iner şehitler, Başlarında Hazret-i Hamza, aslanlar aslanı... Yürür ordunun önünde rehber Peygamber, Aydınlatır nuruyla o kapkara meydanı. Kılıçlar çekilir, hak batılı can evinden vurur!
Devamı: Hassas İçerik + 18
Aileden birinin tanıdığıymış tamam mı, hocanın üçüncü gözü açık sanıyorlar ama meğersem musallatlısı var ve bilgi alış- verişi yapıyorlar. Benim bu tarz insanlarla ya da işlerle alakam olmaz. Bir ara yorgun, bitkin ve sürekli hasta olduğum için nenem aradı "Senin için şeyh getirdik, gel seni okusun." dedi. Emrivaki de sevmem ve içim direkt huzursuz oldu ama ilçe değiştirmiş olduğu için ayıp olmasın ve de enerjisini ölçmek için gittim. Hoş, sonrasında nenemleri azarlamak için de gittim. O zaman perçem kestirmiştim e tabi, üçüncü gözüm tam görünmüyor. İçeri girdim, selamlaştım. Adama dönüp merhaba deyip oturdum. Öyle ağır enerji geldi ki el sıkışma dahi istemedim. Ve birine ben şeyh mevkisini layık görmemişsem istediği kadar şeyh olsun, saygım olmaz, ilgim de, sorum da, cevabım da. Direkt 1-2 m' lik mesafeden kahkülüme uzanır gibi oldu ben kendimi hem geri çektim hem de tip tip baktım. Aile temasını bile sevmezken sen kim köpek, saçıma dokunma girişiminde bulunuyorsun? Hem izinsiz hem de sebep söylemiyor. O zamanlar bu alanlarda yeniydim ama kişinin rızasının alınmasının esas olduğunu biliyorum. "Bakmam için alnınızı tam görmem lazım." dedi. "Anlamadım, neye bakmanız için? Ne alaka?" dedim. Ama her an küfür edip adamın suratına dalacak gibiyim. Sonrasında da "İzinsiz saçıma da olsa dokunmayın. O eliniz benim yakınıma o şekilde yaklaşmasın." derken içimden de "Allahım bu ne yapıyor ya da ne yapacak bilmiyorum, alanımı gizle. Görmesini reddediyorum." vs. deyip adama da "Ne yapılacağını ya da nasıl yapılacağını geçtim, izin dahi almadan neye başladınız? Bu ne kadar Allah rızası için oldu?" demiştim. Bozuntuya vermedi. Bir şeyler söyledi o an pozitif dahi olsa ne demiş olursa olsun kulak asmayacaktım. Sonradan öğrendik ki okumayı yapan musallatı, ona da muska gibi şeyler
Duygu ve Düşünce

Asra Zifir

@Kara_Orumcek_Zambagi
·
Enerji Çalışmalarında- Uyanış Kurslarında DİKKAT! +18
O alanlarla sıfırken direkt kurslardan başlamayın. Hocanın geçmişini -eğitim süreçlerini, eğitimlerini vs.- bilmeden ders almayın. Sizden çalışmalar için izin istendiğinde açık ve net şekilde izin verin: "Sadece bu bilmem ne çalışması için izin veriyorum." ile "İzin veriyorum." hiç aynı şey değil. Güzel alanlar ve bilinç olmasına rağmen bilinçsizlik çok fazla. Şifa ya da bilgi sağlayayım derken musallatlanırsınız ve direkt farkında da olmazsınız. Özellikle para verdiğiniz konserlere dahi dikkat etmeniz lazım: Özgür irade yasası var ve siz para verince oradan almaya gönüllü hale geliyorsunuz. Katılım için belirlenen ücretse ücreti sağlayınca bilerek ya da bilmeyerek katılmış oluyorsunuz... O yüzden yavaş ama emin adımlarla gidin. Hakikati bulayım derken belanızı bulmayın. En çok çocuklara dikkat edin: Korku halinde olanlara, soyutlanmış olanlara, üzgün- acılı olanlara, tembelken birden başarılı olanlara, biriyle konuştuğunu -soru/ cevap- söyleyenlere, canlı ve kıpır kıpırken birden sessizleşip melankoli hâle girenlere... Onlar tam ne olduğunu anlar ya da anlamaz ama siz anlamak zorundasınız. Bazıları çocukluktan yetişkinliğe kadar fark etmemiş veya fark ettirilmemiş oluyor. Bazılarına ise birkaç hafta sonra dahi ya kendini ya da çevresindekileri oldürtüyorlar: Tesir gücüne bağlı. Kapanık oluyor, soğukluk hissetmeye başlıyor, uyuyamıyor, karanlığa çekiliyor, simsiyah giyinmeye başlıyor, bir anda mutlu bir anda suratsız oluyor, Kuran okuyup sevinç gözyaşı akıtırken çocuk ama delirmiş çocuk aklına benziyornsonralarda asla tahammül edemiyorlar ne insanlarla görüşmeye, ne gülmeye, ne sirke kokusuna vs. öfke patlamaları, saldırganlaşma, bakışları ve yüzü tuhaf vs. oluyor. O hayattan koptuğunda ya da kopardığında çok geç oluyor. Türbeye almışlardı içine girmedi. Hocalardan
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
İyi bayramlarınız olsun
Gerçekten tam bir bayram tadında geçsin bu bayram. Dualarınızın kabulüyle, elinizdekilerin şükrüyle, sevdiklerinizle, yanınızda olanlarla, istediklerinizin size en güzel şekilde verilmesiyle, tüm hasretliklerinizin vuslata ermesiyle sonuçlanan her yıl , her anıldığında mutlulukla , gözleriniz güle güle hatırlayacağınız, ardında hüzün barındırmayacak daimi sevinçlerinizin olacağı bu güzel haberlerin , tohumlarının atılacağı güzel mi güzel bayramlarınız olsun. İlki bu bayramsa devamı gelsin.Amin❣️
Tarih, bazen büyük zaferleri değil… küçük bir gözyaşını anlatır. Bir papazın gözyaşı mesela… Osmanlı askeri kapıyı çaldığında, karşısında korku değil, umut vardı. Çünkü o, zulüm görmüştü. Ve adaleti bekliyordu. Osmanlı demek Adalet demekti Gördükleri karşısında Hasan o an şunu anladı: Mazlumun dini olmaz. Dua, kimden gelirse gelsin Allah’a ulaşır. Bu romanda sadece savaş yok… adalet var, merhamet var, vicdan var. Çünkü bazen bir gözyaşı, bir kılıçtan daha keskindir. Devamı çok yakında… Feyza Kâtibe🪽
Edebiyat
Мuииi(şkoм)
нİит İmparatoяоliçe'si, adının 2cisi, IV.Shlomoh'n kızı ve varisi, yüceler yücesi мuииi Şком ! Hanımefendi hazretleri M.Ó. 545 yılında sürgünde olan kıralın(kral değil kıral) 4cü eşi aynı isimli kadın tarafından 3.602gr olarak Baharat ülkesinde ilk çığlığını atmıştır. Monarşi düzenine baş kaldıran sosyalist kominist başhintlerin devrini bir gün bitirecek o ilk çığlık tarihte yerini işte böyle almıştır. At üstünde geçen günleri at altında geçen aylar ve atlı ordularla tahta oturduğu yıllar birbirini takip etmiştir. Munni Şkom 'un ilk icraati "yol yapmak" ve "köylüye anasını alıp gitmesini söylemek" olmuştur. Vezir'i-azamlar meclisinde ki konuşmaları kayıtlara geçerken, kraliçenin güzelliği de dillere destan olarak kanıtlanmıştır. Çevre ve doğa bilincinin yanı sıra baharatlı yemeklerde kraliçeliğini kanıtlamış, entelektüel çevreler tarafından taktir edilmiş ve saygı duyulmuştur. Yıllar geçmiş tarihler M.Ö.456 yılına gelmişti imparatorluğunu dudak ısırtan uç sınırlara ulaştırmıştı. Gözlerinin ikiside bir savaşda kaybetmiş olan kıraliçemiz prensesimiz herşeymiz hanımefendi 89 yaşında artık gözlerini açmamak üzere kapatmıştı o güzelim kahverengi yıldızlarını. India kıraliçeliği yas günü ilan etmişti 11zart456mö yılını. Oysaki geride ne bir evlat ne bir eş nede bir varis bırakmıştı. O kendisinden sonra ülkenin halini falan düşünmemişti. Hanımefendinin tek bir yaşam felsefesi vardı; "Yaşıyorken Yaşa" !!! Öyle de yapmıştı. Geriye bıraktığı tek hatırası köpeğinin fotoğrafı olmuştu. Sizlerle paylaşmak büyük mutluluk. Tarihler bla blaa vs vs ... Devamı gelsin mi güzel insanlar hayal dünyama bir küçük destek çıkan olur mu?
1000Kitap
Eğer okumak isterseniz size kiminin yerlere vurduğu kiminin nesil devamı olarak görüp gurur duyduğu Z kuşağı olarak gözlemlediğim vakalara bulduğum çözümleri anlatmak isterim,hem iyisiyle hem kötüsüyle. Olayları izleyip story atmak,ağlamak yerine kendi elimizdekilerle tedbir alma vakti geldi. Orta halli bir ailenin en büyük kızı olduğum için sorumluluk bilinciyle büyütüldüm,çok sevildim ama kararında.Çocukları çok sevin ama bir sınırınız olsun,aşırılıktan kaçının.Dışarıdaki tüm çocuklarla eşit olduğunu bilsin,çok fazla sevgi verirseniz benlik bilinciyle kendini yüceltir,iş akran zorbalığına kadar gider.Merhametini söndürmeyin,onun yanında canlıları bitkileri hatta bir toprak parçasını bile sevin ama onu abartılı sevmeyin. Kendi yapamadıklarınızı,ideallerinizi gerçekleştirmek için onları zorlamayın,sizin kuklanız değiller,can onlar.Bir kıza hanım hanımcık dur demeyin,bir erkek çocuğunu erkek ol diye aşağılamayın.Amacım cinsiyet dengeleriyle oynamak değil,yaradılış zaten belli.Her çocuk kendi mizacıyla doğar,ona ne kadar emir verirseniz kendi cinsiyetinden o kadar soğur. Suskunsa konuşsun diye zorlamayın,bir çocuğun bakışından anlamak çok zor olmamalı.Çok konuşursa bırakın konuşsun,evdeki çocuk sesi yanan ampulden daha fazla ışık saçar. Ve en önemlisi dinini,dilini,ırkını,bayrağını sevmesini sağlayın.Zorlamayın,vatan sevgisi zorla kazanılmaz.Önüne koyduğunuz bir tas çorbayı 'Benim sayemde yiyorsun' demeyin.Anlatın o çorbanın sürecini,içine konan patatesin mercimeğin nereden nasıl geldiğini bilip şükretmeyi öğrensin.O çorbayı kendi ülkesinin vatandaşı sayesinde içtiğini bilsin,bilsinki ilk kendi ülkesinin insanını sevsin.Çocuklardan bayramlarını almayın,sizin düşünce yapınıza uymuyor diye çocuktan eğitim hakkını almayın,vatanına düşman
1000Kitap