Nerden başlasam bilemiyorum çünkü neresinden tutsam elimde kalan bi kitap. Booktok’ta SJM kitaplarının (özellikle ACOTAR serisi) aşırı hypelanmasını görünce bi de kendim bakayım diyip okumaya karar verdim ama ACOTAR kitapları fazla kalın diye bu seriden başladım. Bu kitap SJM’ın ilk kitabıymış ve 16 yaşında yazmaya başlamış yanlış hatırlamıyorsam o yüzden bu kitabı onun bi yazar olarak becerilerinin bir ölçütü olarak almamaya karar verdim. Ama kesinlikle 16 yaşında birinin yazdığı belliydi yani gerçekten karakterler, olaylar, diyaloglar o kadar klişeydi ki aynılarını 13 yaşında wattpad ao3’te bir milyon kere okumuşumdur. Türkçe çevirisine katlanamam diye orijinal dilinde okusam da İngilizce olarak bile ÇOK cringe’di. Fantastik kitaplar için genelde beklentim yüksek oluyo yalan söylemiyim ve her şey beklentimin çok aşağısında kaldı. Öncelikle “fantastik” kısmına son 150-200 sayfaya kadar doğru dürüst giremedik peki bu süreçte naptık dersek de karakterlerin birbirileriyle random interaction’larını izledik sadece. Haşhaş Savaşı’nda romantizm arayıp bulamayanları bu kitaba davet ediyorum bu tek kitapta Haşhaş Savaşı serisinin tamamına yetecek kadar romantizm var arkadaşlar alın hepsi sizin olsun. Gerçekten kitabın başında karakterlerle ilgili ne biliyorsam sonunda da aynı şeyleri biliyorum ne kişiliklerini derinleştirdik ne doğru düzgün bi geçmişleriyle ilgili bi şeyler öğrendik. Sadece ana kız karaktere ana iki erkek karakter de düştü bunu anladık. Onlar arasında ilişkiler de bence acayip sığ işlenmişti ve tekrara düştü yani aynı diyalogdan 10 tane okumuşum gibi hissediyorum. Beni bir kitaba bağlayan en önemli şey öncelikle karakterleri ile kurabildiğim bağ olur ve bu kitapta Nehemia dışında hiç bi karakteri sevmedim ki o da yan karakter yani,,, Ne doğru düzgün