Kimdi benim babam? Gerçekten Tanrı mı olmak istiyordu? Kaderi onu bu yola sürüklediği için mi bu yaşam biçimini seçmişti? Annem ile beni yeterince sevmemiş miydi? Yoksa rüyamda gördüğüm gibi inancıyla ailesi arasında mı kalmıştı? Bu sorulara, annem, ben, Şah Nesim, hatta İzzet Efendi oldukça farklı yanıtlar verebilirdik, ama kesin olan bir şey vardı ki; rüzgarla gelen babam, yine rüzgarla gitmişti.