Bazı yazarlar neden boykot edilmeli?
📍İsrail Devleti'nin kurucu ideolojisi s*yonizm, siyasetten önce edebiyatta doğdu. 📍Theodor Herzl, 1897'de İsviçre'nin Basel şehrinde Birinci S*yonist Kongre'yi topladı ama s*yonist düşüncenin kökleri İngiliz, Fransız, Alman ve Rus edebiyatlarında en az bir asır öncesine uzanıyor. 📍"S*yonist kültür ve edebiyat olmasaydı, onları güçlendiren siyasi s*yonizm ve Hristiyan s*yonistler olmasaydı, belki de 14 Mayıs 1948'de İ*rail'in kuruluşunu görmeyecektik." 📍Y*hudi halkının tarihsel serüveni, S*yonist yazarlar tarafından ilerideki devlete hazırlık olarak kurgulandı; yaşanmış her olumlu ya da olumsuz olay, adeta bu devletin inşasında kullanılan birer tuğla gibi metinlere taşındı. 📍Bazı metinlerde Filistin halkı hayvan gibi tasvir ediliyor. 📍Modern İbranice'nin doğuşu da edebi projeydi. 📍Sadece Y*hudiler değil, Hristiyan s*yonistler de eserler kaleme aldı. Kaynak: aa.com.tr/tr/ayrimcilikha...
Filistin
Devletin görevi ve köçerler Çiftlik arazisinde yaşıyor köylüler yetkililer düzenli yerleşmelerine izin vermiyor derme çatma kerpiç evlerde yaşıyor insanlar gün boyu koyun güttükten sonra ancak akşam dönebiliyor eve Atlas sayı 98 mayıs 2001 Thomas Hobbes bir sözünde koyunlar ömrünü kurttan korkarak geçirir halbuki sonunda onu yiyen çobandır diyerek korkunun en büyük hastalık olduğunu onu yenmemiz gerektiğini dile getirir Urfada bir toprak okyanusudur ceylanpınar Tigemin en büyük sorunu hasat zamanında yaşanan kavgalardır oysa bu toprakta insan kavgasız düz bir hayat istiyor ufak bir toprak parçası üzerinde Tigemin işletme sınırlarında yaşayan köçer koyunları ekili arazilere girdiği zaman devletin güvenlik güçleri koyunlara el koyunca birisi verilen görevi yerine getirirken diğeri koyunsuz kalıyor Henri Frédéric Amiel ise Koyun haline gelen kişiyi kurtlar yer derken urfanın o toprak yollarında ulaşımın güç olduğu yerde çoğu kişi ırgatlık yaparak kimileride çobanlıktan geçimini sağlıyor köçerler Tigem arazisinde geçimlerini ırgatlık pamuk işçiliği ve devletin onlara vermiş olduğu küçük damlarda yerine getiriyor ve kimi yerlerde ne yazıkki elektrik bulunmuyor çalışmak için yola çıkan bir aile bugün en çok devlete sırtını dayamak Tigem güvenlikçisi ise ekmek parasını kazanıp evine götürmek istiyor evet insan bir koyun değildir yenilecek devlet ise bir baba ve anadır çocuklarını okutacak ilim ve iş gücü ile nice evlatlar yetiştirecek
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Mobbing Sadece Sağlıkçıların Sorunu mu?
Mobbinge uğrayan sağlıkçılar için SİMER hattını kurulması tabi ki olumlu bir gelişmedir, peki ancak yıllar boyunca tek başına bırakılıp, hemşeri olanlar, torpilli olanlar, aynı soyadlı olanlar, aynı partili olanlar, aynı ideolojili olanlar, aynı takımlı olanlar ve AYNI SADİST RUHLU OLANLAR tarafından korkunç sözlü ve duygusal mobbing işkencelerine maruz bırakıldıkları için psikolojisi çöküp intihar eden, polislerin, savcıların, öğretmenlerin ve diğer kamu görevlilerinin gittikçe artan intihar oranlarını düşürmek için Devletin diğer kamu personellerine neden mobbing önleyici herhangi bir hat ya da uygulama yok?
Doktor MBC soruyor
Soğuk Savaş Refleksi: Batı Avrupa’da "refah devleti" modelinin altın çağını yaşaması, arkalarındaki Sovyetler Birliği ve yükselen komünizm tehdidine karşı bir tür "sosyal rüşvet" veya tampon mekanizmasıydı. Sermaye, işçi sınıfının radikalleşmesini önlemek için tavizler vermek zorunda kaldı. Sağın Yükselişi ve Güvencesizlik: Bugün o tehdit ortadan kalktığı ve küreselleşme kontrolden çıktığı için, Avrupa'daki merkez ve aşırı sağ klikler sosyal devletin kazanımlarını (sağlık, emeklilik, iş güvencesi) adım adım tasfiye ediyor. Bunu yaparken de sınıfsal öfkeyi bastırmak için yine "ulusçuluk" ve "göçmen karşıtlığı" gibi kimliksel kartları sahneye sürüyorlar. Tarihsel ve yapısal mantık, sistemin vaat ettiği konfor alanları daraldıkça, o yapay kimlik bağlarının da çatırdamaya mahkûm olduğunu söylüyor. Kendi refahı sarsılan geniş kitleler, sistemin sınırlarına çarptıkça belki de bugüne kadar görmezden geldikleri o "ızdırabı" çok daha yakından hissedecekler.
Sosyoloji
Türk Dili ve Edebiyatı bölümünü bıraktığıma pişman değilim.
Herkesin ailesinin maddi durumu iyi değil. Benim ki de öyle. Burası Avrupa değil. Kirada kalmak için bile asgari ücretli olarak ek maaş gerekebilir. Öğrenciler tek maaşla hem okuyup hem çalışarak bir evde kalamaz. Ancak birkaç kişi ev tutarsa ortak kiraya çıkar ve çalışırlar. Onda bile para her şeye yetmez. Devir değişti. Bu çağın insanları sürünmek değil, yaşamak istiyor. Aklı çalışmayan anlamaz. Doğru söylüyorlar. Ben kendime yeni kıyafetler üniversitede alamadım.Eski üniversitemde mesela yemekhanedeki yemekler o kadar kötüydü ki aç kalıyordum. Devletin verdiği üç kuruş burstu. Bursu krediye çevirip kullanmaya başladım. Halam bana para verirdi. Annem bana para verirdi. Ama asla yetmezdi. Aldığım para 4 bin bile değildi. Yurt kirası, telefon faturası ve aç kalınca dışarıdan yenen yemekler. Eğitim kitapları. Ben dışarıda keyfi harcama genelde yapamazdım. Yol ücreti falan derken zaten sıkışırdım.Sürekli borçlanırdım. Onu ödemekle uğraşırdım. Kesinlikle devlet öğrencileri adam yerine koymuyor. Ama çözüm okulu bırakmak değil. Ben mesela açıköğretime en son geçtim maddi sorunlardan dolayı. Aile evinde kalıyorum artık. Eski bölümü bıraktım maalesef. Yemeğim evde, kıyafetim evden. Tek sorun ders ödemesi. Onu da güç bela ödüyoruz. Mesela şu an dışarıda işe girsem ancak böyle hem çalışıp okuyabilirim. Başka türlü örgün öğretimde hem okuyup hem çalışmak zor.
1000Kitap
"Sadece devletin konuşma hakkına sahip olduğu bir memlekette hiçbir söze inanmayın." Ali Şeriati
1000Kitap