Bir kere bak, "Kurtarırdım' derkenki kibri fark ediyor mu sun? Yanlış anlama... Ben ondan daha iyi bir yerdeyim, ben onu oradan çekip çıkarırım, diyorsun. Müdahale ederim ve düzeltirim diyorsun. Yapamazsın. Senin gücün buna yetmez Senin gücün bir tek kendi sınavına yeter. Kendi yolunda yü rümeye yeter. Başkasının yolunda sadece izin verildiği kadar yürüyebilirsin. Hem nereden biliyorsun, müdahalenin doğru olduğunu? Olan olmuş. Sen olmuş olanı beğenmiyorsun, ken-di yorumunla değiştirmek istiyorsun. Annem hep 'Olanda hayır vardır' derdi.
Gençler bizi hemen bir kenara itiveriyorlar ama bilseler ki ne kadar yaşlanırsan yaşlan sen de herkes gibi yaşamak istiyorsun. Ancak mezarda bitiyor hayat. Mezara girmedikçe, göğsünün altındaki kalp attıkça sen de istiyorsun hayattan payını... Gençler bir bilseler, anlasalar bunu...
Biz kötü çocuklar değiliz be anne. Siz bizi kötü yetiştirmediniz. Ama gücümüz yok. Gücümüz yetmiyor hayatlarımıza. Böyle olmasaydı iyiydi ama oldu. Hayatlarımız sizinki gibi değil. Sizin bir eviniz vardı, bize bir ev yetmiyor. Siz her yere otobüsle, dolmuşla gittiniz; biz arabamız olmadan adım atmıyoruz. Çocuklar iyi okullarda okusun diye dünyanın parasını akıtıyoruz. Aldıkça alıyoruz anne, aldıkça alıyoruz... Sonra borçtan başımızı kaldıramıyoruz. Bir hafta tatile gitmek için bir yıl çalışıyoruz. Tatilin taksiti bile bir yıl sürüyor. Hayat eziyor bizi anne. Yetişemiyoruz dünyaya. Çıkamıyoruz bu düzenin içinden.
"Sanatseverim" diyordu kendisi için. Oysa yalnızdı. Ben onun yalnız olduğunu biliyordum. Sanatı sevmek kendini sevmekten daha kolay geliyordu ona. Hepsi bu.
Sınırsız ve kuralsızdım. Sınırı olmadığında çok uzağa gidebileceğini düşünüyor insan. Bilmiyorum belki de bu, ailen olup da sınırsız olduğun durumlarda geçerlidir. Hem ailen hem sınırın yoksa, uzakların bir anlamı yok; çünkü kalkıp gitme isteğin olmuyor. Zaten her şeye, bütün dünyaya uzaksın, daha nereye gideceksin?