Hakikatin İnşası: Fıtrat, Ruh ve İstikamet
Hayat, ancak kendi doğruların üzerine inşa edildiğinde %100 senin olur. Bu bütünlüğü sağlayan iki temel sütun vardır: İlki, insanlığın ve İslam’ın değişmez değerlerini kapsayan %50’lik "külli doğrular"dır. İkincisi ise senin şahsiyetini, mizacını ve rengini belirleyen %50’lik "ferdi doğrular"dır. Başkalarından gördüğün bir güzelliği veya doğruyu hayatına dahil ederken dikkat etmen gereken en hassas terazi şudur: Fıtrat. Eğer bir doğru, başkasının arzusuyla sana dikte ediliyorsa o bir yükten ibarettir; ancak senin yaratılış özüne (fıtratına) uygunsa o zaman senin bir parçan olur.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
> "Öyleyse sen yüzünü hanîf olarak dine, Allah’ın insanları üzerinde yarattığı fıtrata çevir..." (Rûm Suresi, 30)
>
Akıl Bir Hesap Makinesi, Ruh İse Karar Makamıdır
İnsan, hatalardan kurtulmanın yollarını arar; ancak hatanın hata olduğunu sadece akılla bilmek yetmez. Akıl; rızık peşinde koşmak, hesap yapmak ve dünyayı idame ettirmek için bir araçtır. Fakat nihai karar ve irade Ruh’un elindedir. Ruh ne kadar tekâmül eder, ne kadar manevi gıdalarla doyarsa, alınan kararlar o kadar sarsılmaz olur. Başarının kapısı, aklın planladığını ruhun mühürlemesiyle açılır.
Kurtuluşun Reçetesi: İkra (Oku) ve Yaz
Sana ilk gördüğüm andan beri dediğim gibi: "oku!" Kurtarıcıyı dışarıda arama; gerçek Kurtarıcı rızkımızı zaten önümüze sermiş ve yolumuzu aydınlatmıştır. Rabbimiz şöyle müjdeler:
> "Yeryüzünde hiçbir canlı yoktur ki, rızkı Allah'a ait olmasın..." (Hûd Suresi, 6)
>
Sahte kurtarıcılar, aslında kendi nefsini bile kurtaramamış acizlerdir. Onlar ancak tefrika, düşmanlık ve vesvese ile iblise alan açarlar. İnsanı felaha ulaştıracak iki kanat vardır: Okumak ve Yazmak. Okumak, dış dünyayı içe (kalbe) taşımaktır; Yazmak ise