O en öksüz köşesine saklandığımız yalnızlığın
Yalnızlığın teselli çiçekleri üstümüze
Göçen son kuşların gagasından dökülür
Şehir bir mahşer gibi içimizde ölür
Dünya'nın en uzun hüznü yağıyor
Yorgun ve yenilmiş insanlığımızın üstüne
Kar yağıyor ve sen gidiyorsun
Ağlar gibi yürüyerek gidiyorsun
Belki bulmaya gidiyorsun
Kaybettiğimiz o insan ve tabiat çağını