Otuz yaşım ile kırk yaşım arasında ne akıllı ne çılgındım.Bu ikisinin ötesinde kalıp olup bitene seyirci oldum ve dünyayı kavradığımı sandım .İlk kez gördüm denizleri.İlk kez güneşinin altına yattım.Gecelerinde dolaştım
Beyin, düşünce kendini özgürleştiriyor, fırlıyor,bir roket gibi evrene, boşluğa,sonsuz boşluğa.Onunla birlikte gövde de .Ya da gövde kalıyor da , düşünce gövdeyi koparıp sonsuz boşluğa doğru uçmaya başlıyor.Acı veren bir şey bu.
Benim kişiliğimin yöresi mutlaka Anadolu'da bir kasaba.Hiç kibar değil.Bilinçsizce alçakgönüllü.Ne baharımsı ne yazımsı.Sessiz durgun ama geniş değil yalnızca can sıkıcı.