Son otuz yılda sosyal ve kültürel açıdan öyle çok ve hızlı değişimler yaşandı ki, bu olguyu kışkırtan tek bir neden söylemek çok zor: 70'li yıllardan itibaren, o güne dek kadın ve erkek arasında var olan ve ailenin klasik yapısını oluşturan geleneksel ilişkileri altüst eden bir davranış evrimi yaşandı. Hepimiz bu devrimden daha adil bir dünyanın doğacağından emindik; bu yeni dünyada kadınlar kurban rolünden sıyrılacaklar ve gerçekliğin farkında olan kahramanlar, eşlerinin bilinçli arkadaşları olacaklardı. Erkekler de değişmişti; kişiliklerinin tutucu yönlerini terk etmişlerdi ve önyargı ve kıskançlık barındırmayan yeni zamanlarla yüzleşmeye hazırlardı. O günlerden bugüne kadar kırk yıl geçti ve kadınların tartışılmayan ve tartışılması mümkün olmayan fetihlerinin ötesinde belirginleşen durum, dişi modelin erkek modele amansızca uyum sağlamış olması oldu. Birbirimize uyduk, çünkü daha önce de söylediğim gibi medyanın bize -büyük bölümü yiğitçe direnen bilinçli kadınlara-sunduğu imge sadece baştan çıkarma ve haz verme nesnesi olan bir dişiden başka şey değildir. Uyum sağladık, çünkü cinselliği üreme kavramından sıyırmış olmamız erkeklerden özgürleşmemizi sağladı. Kendimizi gerçekleştirebiliriz, ikili serüvenlerine taşkınlıklarını dışa vurma gözüyle bakan erkekler misali biz de keyfimize göre farklı serüvenler yaşayabilir ve bunu duygulara bulaştırmadan yapabiliriz. Doğurganlığımızı yönetmeyi, anneliği hayat amaçlarımızın son sıralarına ötelemeyi öğrendik; ne var ki zaman saatinin hızla ilerlemeye başladığını fark ettiğimiz zaman da annelik arzusunun dayanılmaz dürtüsünü hisseder olduk. __Bir şekilde toplumun pornografikleşmesi durumu ortaya çıktı. Her şey cinsellik etrafında döner oldu - sergilenen, konuşulan, yaşanan, tüketilen, paylaşılan bir cinsellik.
Sayfa 74·Kitabı okuyor
örneğin, ülkemizde devrimden önce yaklaşık 16 milyon olan çiftlik sayısının, şimdi 25 milyondan az olmaması ne anlama gelir? bu toprağın gittikçe daha çok parçalanmış ve dağınık biçimde işlendiğinin kanıtı değil de nedir? oysa, dağınık, küçük işletmelerin karakteristik özelliği, teknik, makine, traktörden, tarım biliminin sonuçlarından gerekli ölçüde yararlanamaması ve üretimin düşük oluşudur. pazara sunulan tarımsal ürünlerin yetersizliği bundandır. kentle kır arasında, sanayi ile tarım arasında kopma tehlikesi bundandır.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
…Kelime bulundu, aydınlatıldım! Tanrım! Acı bana… Aşık oldum!
Bir el kalbimin üzerine sanki baskı yapıyor. Sanki zindandayım ve duvarlar şimdi üzerime düşecekler. Neden bunu başkaları hissetmiyor?. Bu kadar soğuksam kimi seveceğim?
... Ne istiyorum ben? Neden kalbimde bir ağırlık var, neden bu kadar dalgınım? Neden giptayla göçer kuşlara bakıyorum? Sanki onlarla beraber uçarmışım, uçardım..nereye bilmiyorum, ancak buradan uzaklara, buradan çok uzaklara. Bu günah değil mi?
Affedin beni. Bunu soğukkanlılıkla anlatamam. Ama daha şimdi bana ülkemi sevip sevmediğimi sormuştunuz. Hayatta başka ne sevilebilir ki? Değişmez olan nedir, bütün şüphelerden üstün olan nedir, Tanrıdan sonra tapılacak olan nedir? Ve vatanının sana ihtiyacı olduğunda...